Köşe Yazarları

DENİZ BİTTİ








1974 ‘tten sonra kurulan çarpık düzen artık kendisini sürdürmekte zorlanıyor.




Toplum, 1974’ün yarattığı alt üst oluşlarda, üretime odaklanmak yerine, kalan Rum mallarını yağmalamayı esas aldı.



Bu GANİMET EKONOMİSİNİN bir gün sona ereceğini düşünmek istemeyen yöneticiler, insanların adalet duygusunu zedeleme pahasına, kendi yandaşlarını yaratma yoluna girdi.

Sağ Partiler, milliyetçilik  duygularını alabildiğine kışkırtarak kendilerine oy depoları yaratmaya çalıştılar.

Bu oy depoları yaratma politikalarına karşı çıkan Kıbrıslı Türkleri cezalandırmak için, ellerinden geleni yaptılar.

Eşdeğer yasaları ile Güney’den gelenlerin mallarına düşük puanlar verilerek, bu insanların fakirleşip yok olmalarının yollarını açtılar.

Kıbrıs Türkünü böl ve yönet politikalarıyla parçalarken, kendilerine yaklaşacak olanlara da çıkarlar sağlama yoluna girdiler.

Bu politikaların sonucunda, emeğiyle değer yaratanlar değil, dalkavuklar ödüllendirildi. Kıbrıs Türklerinin üretici  potansiyelleri de , çeşitli engellerle yok edilmeye çalışıldı.

Bu düzenin  devam etmesinin tehlikeye girdiği dönemlerde, sağ kesim, Türkiye’den taşıma nufusla, bu insanlara vatandaşlık vererek, Kıbrıs’ın demografik yapısını bozdu.

Sol kesimler ise, buraya taşınan Türkiye’lilerin çoğunluğunun emekçi köklerini dikkate alıp, yeni ve kucaklayıcı politikalar üretmek yerine, sağ kesimlerin değirmenine su taşıyacak Kıbrıslılık,Türkiyelilik  bölünmesine katkıda bulunan hatalı açılımlara yöneldi.

Bugün, yeni dönemde seçime gidilirken, özellikle emekçi Türkiye’li göçmenleri kucaklayacak ve onları sağ kesimin oy deposu olmaktan kurtaracak YENİ POLİTİKALARA ihtiyaç vardır.

TL nin hızla değer kaybettiği ve Kuzey Kıbrıs’ta ekonomik yıkımın yaşandığı bu dönemde, ırksal temelde mücadele sloganları  yerine sınıfsal sloganlara yönelmek gerekmektedir.

Hangi ulustan olursa olsun, ister Pakistanlı, ister Bengaldeşli ,ister Türkiyeli olsun,insanlara sınıf temelinde yaklaşmak ve onları sınıf temelinde  örgütlemek önümüzdeki en önemli görevdir.

Tüm dünya, göçmenler ve mültecilerle enternasyonalist yaşama zorlanırken, Güney Kıbrıs Uzak Doğulu insanlara ve Pontuslulara vatandaşlıklar vermeyi sürdürmektedir.

Kuzey’de özellikle Türkiye’li insanlara sınıf temelinde yaklaşacak yeni politikalara acilen ihtiyaç doğmuştur.

Sağ kesim için, GANİMET DAĞITMAK,Makam Dağıtmak, Türkiye’den gelecek paraları dağıtmak yolları artık tükenmiştir. Deniz bitmiş, kara görünmüştür.

Sağ kesimin elinde, milliyetçilik ve ayrımcılık temelinde,  özellikle Türkiye’den gelen insanları oy deposu olarak kullanmaktan başka bir güç kalmamıştır.

Barış ve İki bölgeli Federasyonu anlatmak ve ÇÖZÜM durumunda  Türkiye’den gelen birçok insanın da AB vatandaşı olacağını insanlara kavratmak, bugün yapılması gereken en önemli görevdir.

Böyle bir dönemde Birleşik Cepheyi çeşitli gerekçelerle yaratamayan Kıbrıslı solcular ve BOYKOT politikalarını savunanlar da sadece mevcut statükonun devamına katkıda bulunmaktadırlar.

Zaman bölünme değil, doğru siyasetlerle  Kuzey’de GÜÇ TOPLAMA ve Uluslar arası dinamikleri yeniden harekete geçirme  zamanıdır.





Başa dön tuşu