Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Cumhurbaşkanı TRT’ye açıklamalarda bulundu‏

Cumhurbaşkanı Akıncı dünyanın KKTC’yi tanımamasına rağmen Kıbrıs Türk halkının seçilmiş lideri olarak ilk kez Davos’a katılmasının önemine işaret etti.
Görüşme sürecinde ilerleme söz konusu olduğunu kaydeden Akıncı, dünyada cansız çocuk bedenlerinin sahile vurduğu kötü bir dönemin yaşandığı sırada dünyanın iyi bir örneğe ihtiyacı olduğunu belirtti.

“KIBRISLI TÜRKLERİN ÇÖZÜM KARARLILIĞINI DÜNYAYA DUYURMA İMKANI BULDUK”

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Eide’nin ayrıca Dünya Ekonomik Forumu’nun önemli yöneticilerinden biri olduğuna işaret eden Akıncı, bu nedenle Davos’a davet aldığını ve Rum lider Nikos Anastasiadis ile birlikte panelde konuşmacı olarak yer aldıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Akıncı aralarında birçok hükümet ve devlet başkanları, BM Genel Sekreteri, IMF Başkanı, Dünya Bankası Başkanı’nın da yer aldığı bir platformda Kıbrıslı Türklerin lideri olarak ilk kez bulunmanın yanısıra Kıbrıslı Türklerin çözüm kararlığının ve seslerinin duyurulması bakımından da forumun  önemine vurgu yaptı. 
“ENERJİ YATAKLARINI ÇÖZÜME KATKI YAPAN BİR UNSUR HALİNE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ”
Cumhurbaşkanı şunları kaydetti:
“Panelde çözümün sadece Kıbrıslılara değil bölgeye olacak yararından bahsettik. (Çözümün) Türkiye’nin Yunanistan ile olan ilişkisi, Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinin gelişmesine de katacağı katkıdan da söz ettik.  En önemlisi Doğu Akdeniz’de istikrarsızlığın kol gezdiği bu alanda yeni istikrarsızlıkların eklenmesi potansiyeli  taşıyan enerji yatakları konusunun bir sorun olmak yerine çözüme katkı yapan bir unsur haline dönüştürme şansımız var”.
Kıbrıs sorununu çözerek İsrail gazı ile Kıbrıs’ın doğal gazını birleştirip Kıbrıs üstünden Türkiye’ye, hem de Türkiye üzerinden Avrupa’ya sevk etmenin ciddi bir alternatif ve güzergah olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, Avrupa tarafından desteklenen ve İsrail’den Kıbrıs’a denizaltından bir elektrik kablosu getirme projesi olduğunu kaydetti. Avrupa’yı Ortadoğu’ya elektrik projesi ile bağlama projesinin Kıbrıs üzerinden Girit adasına, Girit’ten de Yunanistan’a bağlanmasının konuşulduğuna dikkat çeken Akıncı, Kıbrıs sorununun çözülmesi halinde kilometrelerce uzaklığa gitmeden Kıbrıs’tan Türkiye’ye daha kısa yoldan bağlanılabileceğini belirtti.

“KARŞILIKLI YARAR HANESİNDE BULUŞULMALI”
Türkiye’den Kıbrıs’a gelen suyun adanın tümünün de kullanımına uygun bir kapasiteye dönüştürülebilineceğini söyleyen Akıncı, “bir yandan doğal gaz, bir yandan elektrik kabloları, bir yandan da su borularıyla çevrelenmiş bir adada hem adanın iki toplumunun hem de bölge devletlerinin karşılıklı yarar hanesinde buluşabilecekleri bir potansiyel arz ediyor” dedi.
Çatışma yerine işbirliği ve karşılıklı yarar tarafında olduklarını dile getiren Akıncı, bütün bunları paneldeki konuşmasında ve yaptığı temaslarda anlattığını söyledi.
Kıbrıslı Türklerin çözüm için uğraş verdiklerini de yetkililere aktardığını kaydeden Akıncı Annan planına atıfta bulunarak geçmişte bunu kanıtladıklarını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Akıncı, çözüm kararlılığının devam ettireceklerini söyledi ve Rum tarafının da aynı tavrı sürdürmelerini umduğunu sözlerine ekledi.

“ULUSLARARASI KOLEKTİF KATKI GEREKLİ”

2016’da Kıbrıs’ı bir barış adası haline getirmek istediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı, çözümü yaşama geçirmenin ve kalıcı kıldırmanın önemine dikkat çekti.
Akıncı, “Uygulama alanında uluslararası kolektif bir katkıya ihtiyaç olacağı mesajını Davos’ta muhataplarımıza iletme fırsatını bulduk” dedi.

“ERKEN TARİHTE BİR ÇÖZÜM”
Haziran ayı içerisinde bir referanduma gidilip gidilemeyeceği sorusu üzerine Akıncı, bu yıl içerisinde bir referandum sürecine gidilmesini istediklerini ifade etti.  Mayıs ayında Güney’de gerçekleşecek milletvekili seçimleri nedeniyle ve Rum müzakereci Mavroyannis’in BM Genel Kurul Başkanlığı’na adaylığı dolayısıyla müzakereci değişikliğinin süreci etkileyebileceğini bu nedenle erken tarihte bir çözümü tercih ettiklerini söyleyen Akıncı, herhangi bir tarih de telaffuz etmek istemediğinin altını çizdi.
Aşılması gereken engellerin olduğunu her şeyin tozpembe olmadığını bu nedenle ihtiyatlı iyimser olduğunu söyleyen Akıncı, Kıbrıs sorununun daha fazla beklenmeden çözülmesi gerektiğini kaydetti.
Anastasiadis ile aynı yaş kuşağından olduklarını söyleyen Akıncı, “bu bizim kuşağın son denemesidir” şeklinde konuştu.

“ULUSLARARASI KOLEKTİF KATKI İÇERİSİNDE RUSYA DAHİL BÜTÜN AKTÖRLERİ GÖRMEYİ UMUYORUZ”
Rusya’nın çözüm sürecine olan etkisi üzerine, Cumhurbaşkanı Akıncı Rusların Ortodoksluk dini nedeniyle Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerle olmayan yakın ilişkileri bulunduğunu  söyledi.
Rusya’nın çözüm sürecine yönelik olumsuz bir çaba içerisinde olmamalarını dilediğine işaret eden Akıncı, “Şu ana kadar Sn. Eide’nin bize BM Güvenlik Konseyi’nden  ulaştırdığı bilgilere göre şu ana kadar böyle bir olumsuzluk izi görünmüyor” dedi.
Çözüm için teknik ve finansman katkı gerektiği yönünde çağrı yaptığını söyleyen Akıncı, uluslararası toplumun kolektif çabası içerisinde Rusya dahil bütün aktörleri görmeyi umduklarını sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Akıncı çözüm sürecinde BM Güvenlik Konseyi’nin özellikle daimi üyelerinin olumlu katkılarını beklediklerini ifade etti.