Poli

Çocuklar Ölmesin…







 




Ama ölüyorlar…



Tanıdığınız, bildiğiniz bir çocuğun ölmesi fikri inanılması güçtür, hayal bile edemezsiniz. Ama maalesef gerçek oluyor bazen… Hele sizin de çocuklarınız varsa ve hayata veda edenler sizin çocuklarınızın arkadaşları ise durum daha da hırpalayıcı bir hale dönüşüverir. Bir anne ya da baba olarak yaşanan acı kaybın üstesinden gelmeye çalışırken diğer yandan bu durumu çocuğunuza izah etmek ve bu durumla baş etmesine yardımcı olmak zorundasınız.

Özellikle ergenlik döneminde, çocukluktan yetişkinliğe doğru yavaş bir geçiş yaparken aileden bağımsızlaşıp akran çevresine yakınlaşmaya başlamışken bir arkadaşın kaybı ergene kimsenin sonsuza dek yaşayamayacağına dair ürkütücü bir farkındalık getirir. Geleceğin bir sonu olduğunu farkettirir. Acı ve beklenmedik bir trafik kazası ile gelen ölüm ise hayattan her an koparılabileceğinin mesajını verir.

Geçtiğimiz hafta Ülkemizde yaşanan, 3 kişinin kaybıyla ve 7 kişinin ağır yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası ardından yaşadığımız yas sürecini biz yetişkinlerle birlikte çocuklarımız da yaşıyorlar.  Ölümün gelişi nasıl olursa olsun bir çocuğun ölümü diğer çocuklar üzerinde büyük bir etki bırakır. Bu süreçte çocuklarınıza nasıl yardım edeceğiniz konusunda kafanız karışmış olabilir. Anne ve babalar olarak çocuklarınızın bu kayıp ve yas süreci ile baş etmesinde ona yardımcı olabilirsiniz:

  • Konuyu konuşmak için sakin bir an belirleyin. Yaşananlar trajik ve acı. Çocuklar sosyal medyadan yaşananlarla ilgili her türlü ayrıntıyı takip edebiliyorlar. Belki kazada yaralananlardan ya da maalesef hayatını kaybedenlerden biri sizin çocuğunuzun arkadaşı. Herkes yasta ve acı içinde. Ancak çocuklarınızın böyle bir dönemde size ve sizinle bu konu hakkında konuşmaya ihtiyacı var. Çocuğunuza destek olabilmek için öncelikle kendinizin sakin olduğunuzdan emin olmalı, soğukkanlılığınızı korumalısınız. Bu kolay değil şu an biliyorum ancak çocuğunuzun sizin desteğinize her zamankinden daha fazla ihtiyacı var, unutmayın.

 

  • Kendini ve duygularını ifade etmesi için ona yardımcı olun. Bir arkadaşın ya da akranın kaybı her zaman için duygusal bir karmaşaya neden olur. Çocuğunuz korkmuş, üzgün, öfkeli, şokta, depresyonda ya da pek çok karışık duyguyu bir anda yaşıyor olabilir.

Ona sarılın ve ağlıyorsa birakın rahatça ağlasın. Çocukların bu duyguları yaşamanın doğal bir şey olduğunu, duyguları saklamalarının gerekli olmadığını bilmeye ihtiyaçları vardır. Siz de anlayabileceği bir şekilde kendi duygularınızı paylaşın, “Ben onu özleyeceğim ve biliyorum ki sen de.” gibi basit bir ifade olabilir mesela. Size soru sorması için onu cesaretlendirin. Sorularına mümkün olduğunca basit, yaşına uygun bir dille ve dürüstçe cevap verin. Çocuğunuzun ne zaman ihtiyaç duyarsa soru sormak ya da konuşmak, duygularını paylaşmak için sizin yanında olduğunuzu anlamasını sağlayın.

 

  • Arkadaşları ile vedalaşmalarını sağlayın. Kazada hayatını kaybedenlerin cenazeleri geçtiğimiz günlerde kaldırıldı. Çocuklarınız cenazeye gitmek istedi mi ya da gitmelerine izin verdiniz mi bilemiyorum. Bazen biz yetişkinler böyle travmatik yaşantıların ardından çocuklarımızı nasıl koruyacağımız konusunda ikilemler yaşayabiliriz. Cenazeye katılmak gibi duygusal açıdan yoğun bir yaşantının çocuklarımızı daha fazla hırpalayacağından, üzeceğinden endişelenip buna engel olmak isteyebiliriz. Çocuğunuzun kişiliğine dikkat edin, zaten çok hassas bir yapıya sahipse, yaşanan travmanın ardından onu bir şeyler yapmaya zorlamak iyice hırpalanmasına neden olabilir. Böyle bir ikilemle karşılaştığınızda ne yapacağınıza karar vermeden önce çocuğunuzun fikrini alın. Ne yapmak istediğini sorun. Cenazeye katılmamış olabilirsiniz, arkadaşları ile nasıl vedalaşmak istediğini, mezarlığa gitmek isteyip istemediğini sorun. Arkadaşlarının mezarlarına gidip çiçek bırakmak, onunla ilgili anılarını paylaşmasına izin vermek, anlattıklarını dinlemek ya da onlara bir veda mektubu yazması çocuğunuza bu süreci atlatmasında yardımcı olacaktır.

Çocukların ne kadar süre yas tutacakları, ya da bu süreci nasıl geçirecekleri onların yaşına ve ölen arkadaşları ile olan ilişkilerine bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Çocuklarınıza bu süreci kendilerince yaşamalarına izin vermeli bir yandan onları gözlemlemeli ve yardım almanızı gerektirecek belirtilere dikkat etmelisiniz. Eğer çocuğunuzun yası zamanla günlük hayatını etkilemeye başlarsa –yemek yeme, uyuma vs.- sosyal olarak kendini izole etmeye başlarsa, akademik hayatında çok ciddi bir değişim gözlerseniz, okula gitmeyi reddetmeye başlarsa ya da eskiden keyif aldığı aktivitelere katılmaya olan ilgisi azalırsa, agresyonu artmaya devam ederse okul psikolojik danışmanından ya da bu alanda çalışan bir uzmandan yardım almanız gerekebilir.

Özellikle ergenler için bu süreç, ölümün kalıcı olduğunu anlayabildikleri  için, küçük çocuklara göre daha travmatik yaşanabiliyor. Yaşadıkları acı bir yana arkadaşlarını kaybetmiş olmak, kendilerinin ve sevdiklerinin başına da aynı şeyin gelebileceği korkusunu yaşatabilir onlara. Ergenler gelişimsel olarak ebeveynlerinden bağımsızlaşarak daha çok akranlarına yönelirler. Ancak bu süreçte akranlar birbirlerine destek olamayabilirler. Bu nedenle çocuğunuzun yanında olmak için elinizden geleni yapmalı, yaşadığı duyguların doğal olduğunu anlamasını sağlamalı ve ne olursa olsun onun yanında olduğunuzu bilmesini sağlamalısınız.

Küçük meleklerin ruhları ışıkla olsun…

Hepimizin başı sağolsun…

Damla Günsel

Uzman Psikolojik Danışman

[email protected]

 









Başa dön tuşu