Kıbrıs

Çınar: Dünyanın gözü bu projede







ASKILI KESİMDE 11 KM: Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a su temin projesinde, dünyada ilk kez uygulanacak olan askılı deniz geçişinde 11 kilometrelik boru montajı yapıldı. Lefkoşa dağıtım hattı tamamlandı




İYİMSER TAHMİN TEMMUZ: TC DSİ KKTC Proje Müdürü Birol Çınar, ilk suyun adaya iyimser bir tahminle temmuz ayında gelebileceğini, ancak bu projede net bir tarih vermekten her zaman kaçındığını belirtti



İŞLETME KARARI YOK: KKTC makamları, suyun nasıl işletileceği ve hangi kurumun idaresi altında olacağı konusunda henüz karar üretemedi. Nihai karara kadar DSİ ve Su İşleri Dairesi’nin de içinde bulunduğu geçici bir çözüm öngörülüyor

HERKES HEYECANLANMIYOR: Çınar, proje kapsamında Kuzey Kıbrıs’taki ilgili tüm kurumlarla iş birliği yaptıklarını vurgularken, “Bu proje herkesi bizim kadar heyecanlandırmıyor. Biraz hoşgörülü olmak lazım. Bunu herkesten gördük mü? Hayır görmedik” dedi

 

Esra AYGIN
Yaklaşık 1 milyar 200 milyon TL maliyetindeki Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a su temin projesinde tüm dünyada ilk kez uygulanacak olan askılı deniz geçişinin montajı başladı. Yaklaşık 80 km uzunluğundaki deniz geçişi isale hattının, 13,6 km’si deniz tabanına serili ve gömülü, 11 km’si de askıda olmak üzere yaklaşık 25 km’sinin montajı tamamlandı.
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri KKTC Proje Müdürü Birol Çınar, ilk suyun iyimser bir tahminle adaya Temmuz – Ağustos gibi gelebileceğini belirtti. Suyun nasıl işletileceği ve hangi kurumun idaresi altında olacağı konusunda ise hala Kuzey Kıbrıs’taki makamların kararı bekleniyor.

Büyük emek harcanıyor
Türkiye ile Kıbrıs arasındaki denizin çok derin olması nedeniyle deniz yüzeyinin 280 metre altında sabitlenecek olan yaklaşık 66.4 km’lik askılı kesimde, boruları, denizin dibine yerleştirilmiş olan her biri 220 ton ağırlığındaki toplam 104 ankraj blok tutacak.
280 metrelik derinliğin seçilmesinin nedeni ise, bu derinliğin en emniyetli derinlik olarak belirlenmiş olması. En gelişmiş denizaltı 200 metrenin altına inmiyor.
Kuzey Kıbrıs’a 2040 yılına kadar yarısı içme suyu yarısı ise sulama suyu olmak üzere yılda 75 milyon metreküp su taşıyacak olan proje kapsamında, Kuzey Kıbrıs’ta 4 gruba ayrılmış olan toplam 475 kilometrelik dağıtım hattında, Lefkoşa hattı tamamlandı.
Girne, Mağusa-İskele ve Dipkarpaz hatlarının da sene sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.

Çınar: Herkesi bizim kadar heyecanlandırmıyor
Çınar, proje kapsamında Kuzey Kıbrıs’taki ilgili tüm kurumlarla iş birliği yaptıklarını vurgularken, “Şunu söylemekte bir mahsur görmüyorum: Bu proje herkesi bizim kadar heyecanlandırmıyor. Bu kesin… Biraz hoşgörülü olmak lazım. Bunu herkesten gördük mü? Hayır görmedik” dedi.
İşte TC DSİ KKTC Proje Müdürü Çınar’ın Havadis gazetesinin sorularına verdiği yanıtlar:

Bu proje kapsamında dünyada ilk kez borular deniz tabanına serilerek değil, deniz yüzeyinden 280 metre aşağıda askıda geçecek. Projenin en çok merakla beklenen kısmı da bu aslına bakarsanız. Askılı kesimin montajı başladı mı?
Çınar: Evet dediğiniz gibi, bu proje yurt içinde ve yurt dışında merakla bekleniyor. Dünyanın gözü bu projede. Yaklaşık 80 km uzunluğundaki deniz geçişi isale hattının, 13,6 km’si deniz tabanına serili ve gömülü, 11 km’si de askıda olmak üzere yaklaşık 25 km’sinin montajı tamamlandı. Kışın olumsuz hava şartlarından dolayı askılı kesim boru montajına 3 ay kadar ara verildi. 1 Nisan’da tekrar askılı kesimde boru montajına başlayacağız. Bununla ilgili son hazırlıkları yapıyoruz.

Askılı kesim montajında sorunlarla karşılaştınız mı?
Çınar: Yüksek Yoğunluklu Polietilen Boru (HDPE) kullanarak bu işi ilk defa yapıyor olmanın zorlukları ile karşılaştık doğal olarak. İlk birkaç borunun montajı sırasında bizi zorlayan hususları belirleyerek gerekli önlemleri aldık. Aslına bakarsanız üstesinden gelinemeyecek çok büyük bir problemle karşılaşmadık. Bizim için en büyük problem olumsuz hava şartları oldu.

Ne gibi sorunlardan bahsediyorsunuz?
Çınar: Yüksek yoğunluklu polietilen boru, çelik boru gibi ağır bir boru olmadığı için, denizin dalgalı olduğu ve rüzgarın sert estiği zamanlarda bu boruyu istenilen konumda tutmak zor oluyor. HDPE boruyu, içine deniz suyu basarak 280 metre derine batırmaya ve sabitlemeye çalışıyoruz. Borunun bir ucu sürekli deniz yüzeyinde bir gemi tarafından çekilerek tutuluyor. Bu çekme kuvvetinin hiçbir zaman borunun taşıyabileceği yükü geçmemesi gerekiyor. Olumsuz hava şartları, montaj sırasında bu sınır değerleri zorladığından kontrollü gitmek durumumdayız. Aksi takdirde boruyu koparma ya da boruyu kırma problemi ile karşılaşabiliriz.
Boru montajı tamamlandığında, yani boru 280 metre derinde bulunan yüzdürme şamandırasına bağlandığında, bu tür yüklerle karşılaşma riski olmadığından hiçbir problem yaşanmıyor. Her 500 metrelik boru montajı tamamlandığında ROV diye adlandırılan uzaktan kumandalı robotların su altı kameraları ile boruların son kontrolleri yapılarak işlem tamamlanıyor.


 
Askılı kesim boru hattının güvenliği için ne gibi tedbirler alınacak?
Çınar: Malzeme üretimi esnasında yapılması gereken tüm imalat testleri yapılarak bu güne gelindi. Montaj sırasında da montajı yapılan borularda yapılması gereken tüm kontrol ve testler yapılıyor. Montaj tamamlandığında ise, yüklenici firma 2 yıl boyunca bu sistemden sorumlu olacak. Ayrıca, daha önce de belirttiğim gibi, tüm tesisler SCADA ve otomasyon sistemi ile izlenecek. Olası bir problemden anında haberdar olunacak. Bunu yapabilmek için tüm kara yapıları ve deniz geçişi fiber optik kablolar ile birbirine bağlı.

Suyun tahmini geliş tarihi nedir? En son TC Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu tarafından 20 Temmuz 2015 tarihi telaffuz edilmişti.
Çınar: Hedefimiz ve tüm planımız bu tarihe yetiştirmek. Biliyorsunuz net tarih vermekten şimdiye kadar hep kaçındım. Sebebi tamamen öngöremediğimiz hava şartları. Ama gelinen şu noktada, hedeflediğimiz sürenin çok uzamasını beklemiyorum.

İşletme ile ilgili net bir karar hala yok anladığım kadarıyla? Sizin öneriniz özelleştirmeydi ama Kıbrıs tarafını bekliyorsunuz. Su yaz sonu geldi diyelim. Ortada bir işletme modeli yok. Ne olacak?
Çınar: Özelleştirme demeyelim – önerimiz, tesislerin işletme hakkının devriydi.  Malum, bu zor bir karar. Yıllarca süregelen uygulamanın dışında yeni bir model getirmek, bunu herkese anlatabilmek, yapılan ve yapılacak yeni tesisler için en uygun çözüme karar vermek çok kolay değil. Ama amacımız ortak; bu tesisleri en verimli şekilde işletmek, kullanmak. Karar verilene kadar DSİ ve Su İşleri Dairesinin de içinde bulunduğu ve ortak çalışacağı geçici bir çözüm bulunabilir.

Siz dağıtımın mı yoksa bütün sistemin mi işletme hakkının devrini öneriyorsunuz?
Çınar: İşletmenin nereden başlayacağı tartışılabilir. Suyun adaya çıktığı noktadan olabilir, ya da, arıtma tesisinin çıkışından itibaren olabilir. Sistemi bir bütün olarak değerlendirip ilk noktadan itibaren devretmek daha doğru olur diye düşünüyorum. Suyun adaya geldiği noktadan aboneye ulaştığı noktaya kadar tek bir sorumlusunun olması, ve idareye karşı tek bir sorumlunun olması bence en uygun alternatif.

İdare buradaki Bakanlık mı?
Çınar: Ya da Bakanlığa bağlı Su İşleri Dairesi. Bu henüz belirlenmiş değil.

Suyun maliyeti belli oldu mu?
Çınar: Maliyet biliyorsunuz tamamen işletme ile ilgili ve o konudaki karara göre şekillenecek. İşletme masraflarının bir şekilde karşılaması lazım. İşletme kararı şekillendikten sonra gerçek miktar söylenebilir ama hep söylediğimi bir daha tekrar edeceğim: KKTC’deki ortalama su fiyatından fazla olmayacağı kesin.

Proje kapsamında sulanacak alanlar Güzelyurt’ta ODTÜ’nün altındaki alan ve Mesarya’da Ercan Havaalanından Mağusa’ya doğru uzanan yolun güney tarafı. Sulama ile ilgili bölümü ne aşamada?
Çınar: Sulama ile ilgili çalışmalar projelendirme bazında devam ediyor. Önce projeler bitecek, inşaat ihaleleri tamamlanacak ve inşaatları yapılacak. Net takvim vermek şu an mümkün değil, ama inşaatlara bugün başlasanız 1,5-2 yıl sürer diye tahmin ediyorum.

Alaköprü Barajı’na Hidroelektrik Santral (HES) kurulduğu ve elektrik üretimi yapılacağı doğru mu?
Çınar: Evet, üretime başladı. 130,5 milyon metreküp depolama kapasitesi olan Alaköprü Barajı’nın 3 amacı var. Birincisi KKTC’ye yılda 75 milyon metreküp içme, kullanma ve sulama suyu sağlamak. İkincisi, Anamur’da 3,300 hektarlık alanda sulama yapmak ve üçüncüsü, 26 MVA enerji üretimi.

Kuzey Kıbrıs’taki tesislerin toplam elektrik ihtiyacı ne olacak? Bu elektriği sağlamakta problem yaşanmayacak mı?
Çınar: Toplam enerji ihtiyacı 40 MVA ile 54 MVA arasında değişiyor. Sulama suyu da devreye girdiğinde 54 MVA, sadece içme suyun için ise 40 MVA. İlgili kurumlarla işbirliği yapıldı. Bunu sağlamakta sorun yok.

Gelecek olan su ile ilgili kararların kapalı kapılar ardında verildiği yönünde hala sitemler var. Neden bu koordinasyon bir türlü sağlanamadı? Sorun nerede?
Çınar: Buna katılmıyorum. Konu ile ilgili bize sorulan tüm sorulara elimizden geldiği kadar cevap vermek, bildiğimizi paylaşmak için çaba sarf ettik. Proje Müdürlüğü olarak ilgili Bakanlık ve Daire Müdürlükleri ile son derece uyumlu çalıştığımızı söyleyebilirim.

DSİ bazı kararları koordine etmeden empoze ediyor mu?
Çınar: Böyle bir şey olabilir mi? Buradaki teknik adamlarından faydalanmadan, onlarla bilgi alışverişi yapmadan bazı kararları vermek, bazı şeyleri yapmak mümkün mü? Su İşleri Dairesi başta olmak üzere Karayolları, Çevre Dairesi, Tarım Dairesi ile dönem dönem görüşüyoruz ve işin durumuna göre ortak heyetler oluşturarak bilgi alışverişinde bulunuyoruz.

İnşaatlar sırasında bazı elektrik hatlarına zarar verildi. Sorun koordinasyonsuzluk mu?
Çınar: Bu tür  problemlerle özellikle altyapı projelerinde çok karşılaşılır. Çünkü siz proje  yaparken  ilgili kurumlardan güzergah üzerindeki altyapı tesislerinin gösterilmesini istiyorsunuz alabildiğiniz ölçüde projeye işliyorsunuz.

Siz alabildiniz mi?
Çınar: Birçoğunu alabildik.  Ama projesine uygun imalat yapılmadığı için size gösterilen yerde normalde herhangi bir altyapı tesisi olmasını beklemiyorsunuz. İnşaat başladığında, karşınıza orada olmaması gereken bir altyapı tesisi çıkabiliyor. İşte o zaman hasar ortaya çıkıyor. Dönem dönem bunu yaşadık, fakat bugüne kadar da çok büyük bir problem çıkmadı.

Sizinle işbirliği yapmak konusunda buradaki kurumlarda bir isteksizlik ya da direnç görüyor musunuz?
Çınar: Şunu söylemekte bir mahsur görmüyorum: Bu proje herkesi bizim kadar heyecanlandırmıyor. Projeye çok büyük  destek olanların yanında beklediğimiz kadar destek olmayanlar da var. Bahsettiğiniz problemler, – ‘yol kesildi, tretuvar bozuldu, asfaltı parçaladılar’ – bunlar bu işlerin doğası gereği. Bunları yapmadan yolun altına,  kenarına, tretuvarın kenarına boru döşeme imkanımız yok. Bozulan her tesisi iş bittiğinde eski haline hatta eskisinden daha iyi duruma getirmek sözleşmenin  gereği.  Sadece biraz sabırlı, biraz hoşgörülü olmak gerekiyor. Bunu herkesten gördük mü? Hayır görmedik, bunu çok net söyleyebilirim.









Başa dön tuşu