Büyük Taşlar… Küçük Taşlar ve Kum Taneleri

Büyük Taşlar… Küçük Taşlar ve Kum Taneleri
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi
Aynur Hekimoğlu
Aynur Hekimoğlu

Söz uçar yazı kalır misali;

Yaşananlar unutuluyor da, yazılanlar unutulmuyor…

Yıllar öncesine ait birkaç satır:

…..

Yaşam bir süreç…

Tekerrürden ibaret…

Hayat denen bu dönencede geçirdiğimiz bir zaman dilimi yaşam, iyisiyle de ve kötüsüyle de… Deneyimi ve acısı ile de… Başarısı ve sevinci ile… Bir tecrübe, bir tat alış, bir amaç, bir hedef ve varış, elde ettiğimiz bir sonuç… İrademizin dışında gelen bir son ve damağımızda kalan tat…

İnandığımız yolda bizi bekleyen ışık…

Herşey inanmakla başlar. Çalışmakla keyif halini alır ve anlam kazanır.

Hayat denen cam fanusu nasıl dolduracağımız önemlidir. Elimizdeki  taşları nasıl sırasıyla dizeceğimize bağlıdır.

İnandığımız hedefler ve amaçlar uğruna…

İnandığımız doğrular uğruna…

Hayatımızdaki en önemli olgular uğruna, sevgi uğruna, aşk uğruna, arkadaşlık uğruna ve dostluk uğruna…

Bir bilgenin bu konuda ki öğretisini sizlerle paylaşmak istiyorum: Bilge bir gün elinde bir kova ile onu ziyarete gelenlerin önüne çıktı. Bu kovanın içini ağzına kadar yumruk büyüklüğünde ki on tane taşlarla doldurdu. On birinci taş yere düştü. Çünkü; kova ağzına kadar dolmuştu. Öyle görünüyordu,  taş koyacak yer kalmamıştı.

Bilge sordu: “Sizce bu kova doldu mu?”

“Evet..!” dedi herkes.

Sonra bir kova daha getirdi. Bu kovanın içinde de bezelye büyüklüğünde çakıl taşları vardı. Bu çakıl taşlarını  büyük taşların arasında ki boşlukları dolduracak şekilde dikkatlice boşalttı. Kova tamamen dolmuştu.

Bilge tekrar sordu: “Bu kovanın dolduğuna emin misiniz?”

“Evet” diye cevapladı tekrar herkes.

Ardından üçüncü bir kova daha getirdi. Bu kovanın içide kumla dolu idi. Büyük taşlarla ve çakıl taşları ile dolu kovaya kumu yavaş yavaş boşalttı ve boşlukları doldurdu.

Herkes hayret içindeydi. Bilgenin tekrarladığı soruya nasıl cevap vereceklerini bilemediler. Zaten daha ağızlarını açmaya fırsat kalmadan bilge elindeki bir şişe suyu; taş, çakıl ve kum  dolu kovaya boşalttı. Artık kova  gerçekten tamamen ağzına kadar dolmuştu.

Hayatta her şeyi hemen  bir arada yaşamınıza yerleştiremezsiniz, sığdıramazsınız. Bir düzen ve ihtimam göstermeniz gerekir. İnanırsanız yüreğinizi koyarsanız, hedeflerinizi belirleyip amacınızı bilirseniz istediğiniz her şey gerçekleşebilir.

Sizin için önemli olan ilk önce büyük taşlardır. Önce, gerçek olan büyük taşlarınızı belirleyin ve sırayı takip edin, gerisi gelecektir.

Yaşam sadece yemek içmek, uyumak, ve nefes almak mıdır?

Amaçlar, hedefler,  yaşama gayesi duygularla anlam kazanmaz mı?

Yaşarken taşlar yavaş yavaş yerine koyulmaz mı? Hedefler belirlenmez mi?

Her taşını yerleştirirken ona gönülden inanmaz mısın?

Sıkı sıkı sarılmazmısın ona?  Umutla ve sevinçle…

Hayatta inanmadığın bir savaşı kazanamazsın, o gücü inanmazsan kendinde benliğinde bulamazsın… Eğer inanmazsan gözlerinden o ışık yayılmaz, kalbin o ritmi bulamaz. İnanmadığın bir ilişkiyi sürdürebilir misin? Yüreğini koyabilir misin? Dört elle sarılabiir misin? Ne pahasına olursa olsun…

Eğer inanmazsan yapamazsın…

İnanmadığın bir insanın arkasından yürüyebilir misin? Hiç düşünmeden güvenebilir misin ona?

Herşey inanmakla başlar…Taşları  tek tek  dizmekle başlar. Taşlar birleşir ve yol olur, umut olur amaca. Taşlar üst üste  birikir bir yamaç olur  yeni bir ufka…

Ve her şeyden önce kendine inanacaksın, kendi benliğine, amacına, ne istediğine, nereye  gideceğine, varacağın yere, nerede durmak istediğine…

Elindeki taşları  nereye ve nasıl koyacağını düşün! Sadece inan ve iste!

İnanırsan Haliç’e gemileri karadan da indirebilirsin Fatih gibi,

İnanırsan en zenci yanınla  yepyeni bir Afrika çıkarabilirsin Mandela gibi,

İnanırsan dünya seni anlamaya çalışır Gandi gibi,

İnanırsan tek cesur yürek olursun özgürlük adına Che gibi

İnanırsan tarihte seni yazar Mecnun gibi, Kerem gibi…

Sende bu yaşamda kendi savaşına inanacaksın. Elindeki taşlara inanacaksın, sıkı sıkı sarılacaksın.

Olmaz! Demeyeceksin, deneyeceksin tekrar tekrar…

İnancı kaybetmeyeceksin, yüreğindeki ışık sönene kadar.

Gün senin, hayat senin

Unutma ki;  Sevmek te ölmekle başlar.

Sen yeter ki  severken elinde ki taşları unutma!

Paylaş sevgi uğruna,

Sonunda ölüm olsada.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman