EkonomiManşet

Birikim Özgür: Ekonomi çöktü






Maliye Eski Bakanı, Milletvekili Özgür, “Tüm verilerin ülke ekonomisinin çöktüğünü gösterdiğini” belirterek, “Dar çevrelerin taleplerini karşılamak üzere mali disiplin terk edildiği için halk ağır bedeller ödüyor” dedi
Eski Maliye Bakanı ve anamuhalefet CTP Lefkoşa Milletvekili Birikim Özgür, ülkede ciddi bir yapısal dönüşüm sıkıntısı olduğunu ve “mali yapının çöktüğünü” savundu. Başbakan Hüseyin Özgürgün’e yönelik sert eleştiler de yönelten Özgür, “Göreve gelmeden önce Başbakan Özgürgün’ün yapısal dönüşüm üzerine hiç kafa yormadığı belli. Çok kötü bir performans sergiliyor” dedi. Özgür, “Bu saatten sonra UBP-DP hükümetinin görevde kaldığı her gün Kıbrıs Türkü için kayıptır” diye konuştu. Milliyet Kıbrıs’ın sorularını yanıtalayn Birikim Özgür, “Temelde yaşanan çöküşün sebebi ülke siyasetinin kalkınma vizyonuna sahip olmayışı” dedi. Kuzey Kıbrıs’ta uzun yıllardır liderlik eksikliğinin yaşandığına da işaret eden Birikim Özgür şunları kaydetti; “Uzun yıllardır ülkede liderlik eksikliği yaşanıyor. Bu dönemde mali disiplin ve yapısal reformlar hiçbir makam tarafından sahiplenilmiyor. Başbakan Özgürgün ve kabinesi kör kör parmağım gözüne seçim ekonomisi uygularken, mecliste CTP’nin de desteğiyle yapısal dönüşüm kapsamında atılmaya çalışılan küçük adımlara dahi bizzat açıklama yaparak Cumhurbaşkanı muhalefet edebiliyor.”

Erdoğan’dan örnek verdi

“KKTC’de son bir yılda mali disiplin terk edildi, sorunlar katlanarak büyüdü. Enflasyon iki kat arttı. Pahalılık nedeniyle yurttaşların alım gücü düştü. Kamu personel harcamaları için 2017 bütçesindeki öngörüler şimdiden aşıldı. Merkez Bankası verilerine göre kişi başı borç miktarı 19 bin TL. Kamu iç borcu da katlanarak büyüyor. İşsizlik oranında da ciddi artış bekleniyor.



Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 15 Temmuz sonrasında ‘mali disiplinden taviz yok’ dedi, referandum öncesinde ayrıcalık talep edenlere ‘adalet talep edin’ diyor.”

‘Seçim ekonomisi’

“KKTC’de ise UBP-DP hükümeti son bir yılda partisel ve kişisel hesaplarla seçim ekonomisi uygulamaya kalkınca ülke ekonomisi ve mali yapı çökme noktasına geldi. Hâlbuki Başbakan Özgürgün hükümeti kurarken Türkiye ile protokolü imzalayacağını ve programı uygulayacağını söylüyordu. Bu iddiayla hükümeti kurulur kurmaz daha protokolü imzalanmadan Merkez Bankası aracılığı ile borçlanmaya gidilere suni bir refah ortamı da yaratıldı. Akabinde program tamamen unutuldu. Hem halk hem de Türkiye yanıltmış oldu. Zaman içinde hükümetin foyası ortaya çıktı.”

‘Yapısal dönüşüm yok’

“Ekonomik durgunluğun başlıca sebebi 2016’da Türkiye’nin altyapı yatırımları için sunduğu 433 milyon TL’lik hibenin sadece yüzde 34’ünün kullanılmış olması. Kamu sabit sermaye yatırımları gerçekleştirilmedi, özel yatırımların önü açılamadı. Kamu-özel yatırımlarına ilişkin yapısal dönüşüm kapsamında yürütülmesi gereken çalışmaların hiçbiri başlatılmadı. Projeleri yürütmek üzere kurulması gereken Sözleşme Yönetimi Birimi dahi kurulmadı. En acil proje, su altyapı inşası. Bu projeyle ekonomiye 5 yılda 1 milyar TL’ye yakın kaynak girecek ancak hükümet ihale şartnamesini dahi hazırlamış değil. Türkiye’den gelen su denize akıyor!”

‘Halk ağır bedel ödüyor’

“Dar çevrelerin taleplerini karşılamak üzere mali disiplin terk edildiği için halk ağır bedeller ödüyor. Tarihte ilk kez Türkiye bütçe açığına desteği kesmek durumunda kaldı, bütçe açığına katkının yüzde 60’ı kullanılabildi. Bütçe açıkları zamlarla ve borçlanarak kapatılabiliyor, döviz krizine karşı ise hiçbir tedbir alınamıyor. Reformlar gerçekleştirilmediği için KKTC maliyesi ilave 175 milyon TL’lik kaynağa erişemedi. Türkiye’nin sunduğu toplam 477 milyon TL’lik kredinin sadece 221 milyon TL’si yani yüzde 46’sı kullanılabildi.”

‘Kaynaklar kullanılamıyor’

“2016’da sunulan toplam 1.4 milyar TL’lik hibe ve kredilerin 729 milyon TL’si yani yüzde 52’si kullanılabildi. Finans sektörünü güçlendirmek için acilen kamu iç borç faizi ödenmesi gerekiyor. Türkiye bunun için 100 milyon TL’lik hibe sunuyor ancak reformlar tamamlanmadığı için bu kaynak da kullanılamıyor. Elektrik, su, telefon faturaları hâlâ cep yakıyor. Bu program döneminin prestij projesi olan kablo, Kıbrıs Türk halkını rahatlatacak şekilde henüz projelendirilmiş değil. Yerel yönetimler, sağlık, sosyal güvenlik, eğitim, tarım, telekomünikasyon gibi alanlarda yapısal reformlara bağlı kaliteli ve ucuz hizmet sunumu gündeme gelemiyor.”

‘CTP sorumlu davranıyor’

“İktidar döneminde mali disiplinden taviz vermeyen CTP, ‘yeni dönem politikalarımızın merkezine ekonomiyi koyduk’ diyerek yapısal dönüşüm için sorumlu muhalefet yürütüyor, yeni iktidar dönemine hazırlanıyor, kamu kaynaklarını üleştirme değil üretim üzerine inşa edilecek yeni bir sistem vaat ediyor. CTP dışındaki muhalefet topluma ‘bizi de deneyin’ diyor ancak sorunlara somut çözüm önerileri getirmekten uzak açıklamalarla sadece tepki oylarından medet uman bir görüntü çiziyor. Seçim sathı mailine giren KKTC’de insan onuruna yaraşır bir yaşamı, adaleti ve üretimi temel alan, mali disiplini ve yapısal dönüşümü önemseyen CTP’nin, istikrar ortamında sistem değişikliğini gerçekleştirmesi tek umut olarak görülüyor.”

‘İzah ikram harcamaları tavan yaptı’

Hükümetin ekonomik krize rağmen özel harcamalara ağırlık verdiğini de savunan Özgür, “Hükümet daha fazla kamu kaynağı harcayarak seçim öncesi durumu kurtarmaya çalışıyor. 2016’da Başbakanlığın izaz ikram harcamaları yüzde 255, maliyenin ise yüzde 528 arttı. Tüm bu veriler çöküşün hızlandığını gösteriyor” dedi.

Milliyet/SEFA KARAHASAN







Başa dön tuşu