KıbrısManşet

“Benzer durum Akile Nacisoy davasında da yaşandı”







Kıbrıs Türk Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Avukat Aslı Murat ve Avukat Sevilay Yıldırımer Havadis Web TV’de yayaınlanan Damla Dabis’in hazırlayıp sunduğu Gün Başlarken programına konuk oldu, Hacer Ulaş cinayetinin dava sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Avukat Aslı Murat, Hacer Ulaş cinayetinin aydınlatılamamasında tek sorumlunun polis teşkilatı olduğunu kaydetti. Murat, “Adli tıbbın cinayete ilişkin bir raporu var ve bu rapor çok ciddidir. Ancak polis bu rapora rağmen ciddi bir tahkikat yapmamıştır. Cinayet şu an için faili meçhul kalmıştır” dedi. Adaletin ciddi şekilde yara aldığını ifade eden Avukat Murat, “Umarım bir beraat gerçekleştiği için bundan sonraki aşamada bu soruşturma kapatılmaz. Ama sonucunda ne yaşanacak, biri sorumlu tutulabilecek mi onu bilemiyorum ama adaletin çok ciddi şekilde yara aldığını söyleyebiliriz” diye konuştu. Avukat Murat, ayrıca bir kişinin ölümünden sonra yaşanan cezasızlığın çok ciddi bir insan hakkı ihlali olduğunu belirtti.




MURAT: TEK SORUMLU POLİSTİR

Kıbrıs Türk Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Avukat Aslı Murat, Hacer Ulaş cinayetinin aydınlatılamamasında mahkemenin kararına da atıfta bulunarak polisi sorumlu tuttu. Beraatın delil yetersizliği nedeni ile geçekleştiğine işaret eden Avukat Murat şunları söyledi: Bir cinayet işlendi ve otopsi raporunda da bunun bir cinayet olduğu tespit edildi ama buna rağmen bir kişi etkin bir tahkikat yürütülmediği için beraat etti. Şunu çok net bir şekilde ortaya koymak lazımdır. Evet, bir beraat var. Kişinin suçu işlemediğine dair bir tespit yapıldı mahkeme tarafından. Tatbikî hukuki süreç tamamlanmadı. Ağır Ceza Mahkemesi, belki de Savcılık bunu istinaf edecek ve bu karar yeniden Yüksek Mahkeme tarafından değerlendirilecek. Ancak şunu söyleyebiliriz; eğer ki polis etkin bir tahkikat yapsaydı belki de şu anda karar daha farklı bir şekilde çıkabilecekti. Evet bir beraat kararı var ama bu ceza davalarında bir kişinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde suçlu olduğunun savcılık tarafından ispatlanması gereklidir mahkemeye ki o kişi mahkûm edilebilsin. Demek ki mahkemenin gözünde şüpheler uyandı. Bunun da en büyük nedenlerinden biri mahkemenin de söylediği gibi polisin etkin bir tahkikat yürütmemesidir. Kısacası bu cinayetin aydınlatılamamasında tek sorumlu polis teşkilatıdır.”



“BENZER DURUM AKİLE NACİSOY DAVASINDA DA YAŞANDI”

Girne’de 2016 yılında evinin balkonundan atladığı öne sürülen ancak “cinayet kurban gittiği” ortaya çıkan Akile Nacisoy’un ölümü ile ilgili davaya da dikkat çeken Avukat Murat, “Bunu ilk defa yaşamıyoruz” dedi. Avukat Aslı Murat, “Şüpheli cinayetlere baktığımızda aslında bunu ilk defa yaşamıyoruz. Örneğin Akile’nin cinayeti. Polis cinayet soruşturması bile yapmamıştı. Düştüğü üzerinde duruldu, o şekilde bir soruşturma yapıldı. Daha sonra cinayet soruşturması yapmış ve kişi cinayetten mahkûm olmuştu” diye konuştu.

“KİMSENİN BU ZAN ALTINDAN KURTULMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Avukat Aslı Murat, şu anda kimsenin zan altından kurtulmadığını belirterek şöyle dedi: “Ulaş cinayetine baktığımızda aradan 2 yıl gibi bir süre geçmiştir. Kızlarının vermiş olduğu röportajlar var. Annelerinin ölümle tehdit edildiğine ve bununla ilgili gerekli soruşturmanın yapılmadığına, evin hemen teslim edildiğine, kişilerden ifade alınmadığına, gerekli incelemelerin ev içerisinde yapılmadığına ilişkin ifadeleri vardı. Başka bir kişinin isminden de bahsediliyor. O kişi de sanırım adada da değil. Şu anda ben kimsenin bu zan altından kurtulmadığını düşünüyorum. Bir kimsenin sorumlu tutulabilmesi için polisin yeniden bir soruşturma başlatması lazımdır ama aradan 2 yıl geçti. Adli tıbbın cinayete ilişkin bir raporu var ve bu rapor çok ciddidir. Ancak polis bu rapora rağmen ciddi bir tahkikat yapmamıştır.”

“ADALET ÇOK CİDDİ ŞEKİLDE YARA ALDI. “CEZASIZLIK ÇOK CİDDİ İNSAN HAKKI İHALALİDİR”

Hacer Ulaş cinayeti soruşturmasında adaletin çok ciddi yara aldığını dile getiren Avukat Murat, sözlerini şöyle tamamladı: “Cinayet şu an için faili meçhul kalmıştır. Umarım bir beraat gerçekleştiği için bundan sonraki aşamada bu soruşturma kapatılmaz. Ama sonucunda ne yaşanacak, biri sorumlu tutulabilecek mi onu bilemiyorum ama adaletin çok ciddi şekilde yara aldığını ve bir kişinin ölümünden sonra yaşanan cezasızlığın da çok ciddi bir insan hakkı ihlali olduğunu söylememiz gerekiyor.

“DELİLDEN SANIĞA GİDİLMELİDİR”

Avukat Aslı Murat, bir soruşturmanın hangi yöntem ile yapılması gerektiğini de yorumladı. Avukat Murat, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Temel ceza hukuku prensiplerinde delilden sanığa gitme yöntemi vardır. Siz bir kişiyi alıp da ‘suç işledin mi?’ demezseniz. Emarelerin sizi o kişiye götürmesi gerekmektedir. Etkin bir tahkikat yürütür, deliller ışığında tutuklama yaparsınız. Mesela Akile’nin davasında bunu çok fazla konuşmuştuk. Otopsi olay yerinde başlar aslında. Adli tıp uzmanı olay yerine gidecektir. Kişinin nasıl öldüğüne ilişkin tespit yapılmalıdır. Polis ve adli tıp uzmanının birlikte yaptığı işler çok önemlidir. Boşanma aşamasında oldukları için ilk akla gelen kişi belki eşi olabilir ama onu suça itmeden önce suça bağlayacak emareler gerekli şekilde toplandı mı onu değerlendirmemiz gerekiyor. Galiba, maalesef polis olay yerinde de ciddi eksiklikler gösterdi. Olayda ismi geçen ikinci kişiden ifade alındı mı? Bunların açık şekilde ortaya konması gerekmektedir. Aslında adaletin gerçekleştirilmediği bir durum vardır.”

YILDIRIMER: TOPLUM VİCDANI CİDDİ ŞEKİLDE YARA ALMIŞTIR

Avukat Sevilay Yıldırımer, Mahkemenin, tahkikatın eksik yapıldığını açık bir şekilde dile getirmesinin çok önem arz ettiğini söyledi. Savcılığın bu davada eksikliğinin olup olmadığının ise gerekçeli kararın okunması neticesinde anlaşılacağını söyleyen Avukat Sevilay Yıldırımer, şunları kaydetti: “Savcılık davayı bir üst mahkemeye taşıyabilir. Ama burada konuşulması gereken bir şey daha vardır. Mahkemenin, tahkikatın eksik yapıldığını açık bir şekilde dile getirmesi ve polisin eleştirilmesi bizim için çok önemlidir. Çünkü biz eleştirdiğimiz zaman sivil toplum sürekli polisi eleştirir noktasında oluyor. Ama burada bir ağır ceza mahkemesi polisi eleştiriyor. ‘Eksik soruşturma yaptınız, eksik bilgi getrdiniz’ diyor. Savcılık, polisin yaptığı soruşturmayı kovuşturan makam konumundadır. Savcılık bu emareleri mahkeme huzuruna getirip ve davayı ispatlaması gereken taraf olur aslında. Dolayısıyla savcılık da tahkikatta eksiklikler buldu mu? Bunlar da önemlidir. Ancak neticede henüz gerekçeli karar çıkmamıştır ve savcılığın bu konuda bir eksikliği var mı yok mu? bunu da ancak gerekçeli kararı okuyunca söyleyebiliriz. Eğer cinayeti işleyen Hüseyin Havalar değil ise polisin yaptığı eksik tahkikat yüzünden masumiyet karinesine aykırı olarak bir insan 2 yıl tutuklu kalmıştır. Neticede bu aşamada toplum vicdanı ciddi şekilde yara almıştır.”









Başa dön tuşu