Köşe Yazarları

BAŞKA YERDE YAŞAYAMAM

Başaran Düzgün yazdı






Önceden planlanmamış bir yolculuktu. (Geçmişte sık sık yapardım, şimdi dört duvar arasına hapsolduk.)

Çam ağaçlarının uzayan gölgesinde  harap olmuş şapelin yanından kıvrılıp dik yamaçlara tırmanmıştık.



Berrak bir gökyüzü ve altımızda yemyeşil uzanıyordu Mesarya.

Mesarya’nın yeşillere bürünmüş halini çok az zamanlarda görmek mümkündür.

İlk gençlik yıllarımın geçtiği bu ova, yaşam felsefemize uygun bir şekilde görünüyordu gözümüze.

“Aslında güzellikleri ve yaşamı ertelememek gerekir.”

Küçük şeylerle de mutlu olmayı öğrenmeye çalışıyorduk. (“Güzel günler hangi dağın ardındadır” şarkısını söylemek yormuştu bizi galiba)

Zirvedeki sapaktan batıya doğru yol almıştık.

Önceden girmediğimiz toprak bir yola koyulmuştuk.

Çamların bu kadar muhteşem ve bu denli iç içe olduğunu ilk kez görecek ve hayretten hayrete düşecektim.

Beni hayrete düşürecek duyguları yaşayacağım bir şekilde bitecekti yolculuğumuz.

Ağız dolusu (yaşamak ne güzel şey be kardeşim-Nazım Hikmet) diyebilmenin mutluluğuna erişecektim.

 

***

 

Soğuk bir kış günüydü ve yine dağlarımıza sığınacaktık.

Alevkayası’ndan öteye yükseldikçe arabanın termometresi ilk kez sıfırın altını gösterecekti.

Boynumuza fotoğraf makinelerimizi asıp, uzun bir yürüyüşe karar vermiştik.

Sanki de özenle ekilmiş asırlık çam ağaçları Lüzern’deki dağ evlerini hatırlatmıştı bana.

Bacasından beyaz dumanların yükseldiği, ahşap panjurların iç tarafında rengarenk saksıların dizilidği, verandasında mutlaka bir sallanan sandalye ve sandalyenin yanında iri-tüylü bir köpeğin pineklediği dağ evlerini.

Derhal ayıplanacaktım böyle düşündüğüm için.

Çünkü elimizde kalan son ormanlarda yürüyorduk ve onu bozmadan sahip çıkmalıydık.

Soğuk havaya rağmen çok güzel dağ laleleri fışkırmıştı çam ağaçlarının altından.

Özenle çektiğimiz fotoğrafları instagramda paylaşacak ve şöyle yazacaktık altına;

“Anemone Coronaria Cypria..(herşeye rağmen direnen son dağ laleleri…)”

 

***

 

Küçük şeylerden mutlu olmaya çalışmanın telaşı bir yanda, diğer yanda elimizin altından kayıp giden bir memleket.

Dört duvar arasında kapanınca aşkın ve doğanın tedavi edici gücü de ortadan kalkıyor.

Ve şairin dizelerine dönüyor hayatımız;

Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe
… (Hasan Hüseyin Korkmazgil)

 

 

 







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu