En Üst

20 Eylül 2017

Barış ve refah için liderlik

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Amazon’da, Kolombiya’nın ücra köşelerinde yaşayan fakir insanların temiz içme suyuna kavuşmalarının bu insanların sağlıkları için ne kadar önemli olduğu yadsınamaz. Bu insanlara temiz suyun nasıl ulaştırılacağı ise işin tamamen farklı bir boyutu. Colorado eyaletindeki rezervasyonlarda yaşayan yerli Amerikalıların elektrik ve telefon toprak hattı olmadan bilgiye nasıl ulaşacakları da benzeri başka bir problem. Aynı şekilde Sao Paulo’daki gecekondularda yaşayan ve gece aç yatan çocukların beslenmesinin nasıl sağlanacağı da.

* * *
İki gün boyunca, Kıbrıs’taki bal üreticilerinin yeşil hat ticaret tüzüğü çerçevesinde ballarını satmaya niye başlayamadıklarıyla ilgili bir bildiri sunduğum, Kaliforniya’nın San Diego şehrinde düzenlenen Barış ve Refah için Liderlik Konferansı’na katıldım. Ekonomi ve Barış Enstitüsü, San Diego Üniversitesindeki Barış ve Ticaret Merkezi ve Ahler Uluslararası İşletme Merkezi’nin birlikte düzenledikleri konferansta yukarıdakilere benzer konular işlendi. Değişik uzmanlık alanları olan, az sayıda akademisyen ve özel sektör temsilcilerinin katıldığı konferans son derece eğitici geçti. En fazla ilgimi çeken sunum, Brezilyalı Paula Cremonezzi isimli aktivistin aşağıda aktarmaya çalışacağım sunumu oldu diyebilirim.
* * *
Paula bir sivil toplum örgütü olan Alana Enstitüsünde global stratejist olarak çalışıyor. Üstünde çalıştığı ise Satisfeito isimli bir program. Programın çıkış noktası dünyada tüketilmek için hazırlanan gıdaların üçte birinin heba edilirken, bir milyar insanın da aç olduğu gözlemleri üzerine kurulmuş. Satisfeito programı Sau Paulo’daki restoran sahiplerini müşterilerine şu seçeneği sunmaya davet ediyor: büyük, normal bir porsiyon yerine, üçte iki büyüklüğünde porsiyonu satın alın, fakat normal porsiyon fiyatı ödeyin. Restoran ise böyle yapılan her siparişin %5’ini yoksul, aç çocuklara yemek almak için harcanmak üzere Satisfeito fonuna katkı olarak vermeyi taahhüt ediyor. Bunu yapmayı kabul eden restoranlar da enstitü tarafından sosyal sorumluluk taşıyan bir işletme olarak değişik kanallardan reklam ediliyor.
* * *
Sunumundan sonra uzun uzun konuştuğum Paula, sadece restoranların değil hiçbir işletmenin belli bir kâr payı üzerine çıkmasını doğru bulmuyor. Fakat pragmatik birisi olarak işletmeleri bir günde değiştiremeyeceğini de biliyor. Bunu yapmak yerine kendi enstitüsünün çıkarını en fazlalaştırma—üretilen gıdaların boşa harcanmamasını sağlama, aç çocuklara mümkün olduğunca yardım etme ve restoranların daha fazla müşteri çekme ve daha fazla para kazanma amaçlarını üst üste getirecek yaratıcı stratejiler geliştirmeye çalışıyor. Bunu yapmakla da barış ve refah için liderlik etmeye çok güzel bir örnek vermiş oluyor. Paula’ya Türkçedeki sözün tersine “senin derdin gerçekten üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil” dedim!
 

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman