Röportaj

Azmi ve çalışkanlığıyla hayallerini gerçekleştirdi


DOĞUP BÜYÜDÜĞÜ YERE YATIRIM YAPTI: Şimdi 40 yaşında olan Girgen, doğup büyüdüğü Girne’nin Zeytinlik eski adıyla Templos köyünde 2005’te Archway Restaurant’ı kurdu. 31 Aralık 2013 günü de 18 odalı butik otel Kemerli Konak’ın kapılarını açtı

1 MİYON STERLİNLİK YATIRIM: 1 milyon sterlinlik yatırımla hayallerinin otelini kuran Girgen’e göre başarısının ardında azmi ve çalışkanlığı yatıyor. Ancak Girgen, Kıbrıs sorununun çözülememesi ve turizm teşviklerinin yetersizliğinin yollarını tıkadığını belirtiyor

Kader BALIKÇI

İş’te Başarı röportajlar dizimizin bugünkü konuğu Akdeniz’in incisi Girne’ye benzersiz şıklıkta bir restoran ve butik otel kazandıran Murat Girgen. Kendisine inanan, azimli ve çalışkan iş adamı Girgen, doğup büyüdüğü Zeytinlik ya da eski adıyla Templos köyündeki evlerinin bahçesine önce bir restoran kurdu. Archway Restaurant’ın ardından 15 yaşından beri hayalini kurduğu ve 1 milyon sterlin harcadığı butik otel Kemerli Konak’ı 31 Aralık 2013 gecesinde hizmete sokan Murat Girgen, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi belirsizliklerin turizm sektörünün önünü tıkamasından dertli. Turizm Bakanlığı’nı uçurumun kıyısındaki sektörü kurtarmak için acil tedbirler almaya davet eden Murat Girgen, tüm olumsuzluklara rağmen hayallerini gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyor. İşte önce hayal eden ve genç yaşında düşlerine kavuşan Murat Girgen’in hikayesi:

-Ne zaman başladınız çalışmaya? Doğup büyüdüğünüz köyünüz Templos’taki hayalinizi gerçekleştirmek için nelerden vazgeçtiniz?
Ailem 1949’dan beri bu köyde yaşıyor. 10 yaşımdan itibaren neredeyse her işte çalıştım. Geçinmek için bunu yapmak zorundaydık. Futbol tutkum da o yaşlarda başladı. Restoran ve otelin bulunduğu arazi aileme aitti. 15 yaşımda evimizin bahçesinde bir restoran kurma hayalleri kurmaya başlamıştım. 2005’te bu hayalimi gerçekleştirdim. 40 kişilik bir restorandı. Daha sonra aileme ait evi yıkıp yerine Kemerli Konak Oteli’ni inşa ettirdik. Restoranımız şimdi 250 kişiye hizmet verecek kapasitede. 31 Aralık 2013’te kapılarını açtığımız otelimiz 18 odalı 40 kişilik bir butik otel. Hayallerimi gerçekleştirmek için 2005’te hem memuriyetten hem de yıllarca profesyonel olarak oynadığım futboldan aynı gün vazgeçtim.

-Kısıtlı imkanlarla önemli işler başarmışsınız. Sırrınız nedir?
Çok azimli, çalışkan ve titiz birisiyimdir. Her şeyin en iyisini yapmak için çabalarım. Mükemmeliyetçi bir karakterim vardır. Bu mükemmeliyetçiliğimin maliyeti bazen çok yüksek olur. Ama iyiye ulaşmak için ödemem gereken bedel buysa öderim.
 


-Murat Girgen’in çalışma ilkeleri nelerdir?
İkinci bir şahsı işime karıştırmam. Her işimi yalnız yapmaya çalışırım. Yalnız çalışmayı severim. Ancak otelimizin kapılarını açmasıyla işlerimiz büyüdü. Bu nedenle otelimizde işinin ehli profesyonellerle çalışmaya başladık.

-Hayatınızın dönüm noktası nedir?
2005’te memurluktan istifa edip turizm sektörüne adım atmak. Doğan Türk Birliği’nde futbol oynuyordum. Memuriyeti bıraktığım gün yeşil sahalara da veda etmiştim.

-Zorluklara nasıl tepki gösterirsiniz? Sektöre girmeyi düşünenlere tavsiyeniz ne olur?
İlk etapta sert tepki gösteririm ancak sonrasında akılcı bir çözüm yolu bulmak için harekete geçerim. Ülkenin şartları nedeniyle yeni iş kuracakların dikkatli olması gerekiyor.

-Risk alır mısınız?
Bu memlekette yaşamanın kendisi bir risk zaten. Ve tabii ki bizim ilk işe girişimiz de bir riskti. Ama azmettik ve çok çalışıp başardık.

-2013 nasıl geçti? 2014 yılı hedefleriniz nelerdir? Yeni yatırım planlarınız var mı?
Restorancılık açısından çok kötü bir yıldı. Değil 6 ay sonrasını bir gün sonrasını bile planlayamaz hale geldik. Bugünü nasıl kurtaracağımızı düşünüyoruz. Umutsuzum. Ülkenin şartları sektörü uçurumun eşiğine sürüklemiş durumda. Ve durum her geçen daha da kötüye gidiyor. Elbette yeni yatırımlar yapmayı istiyoruz. Ancak ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz, Kıbrıs sorunundaki belirsizlikler elimizi kolumuzu tamamen bağlıyor.
.
-Bu belirsizlikler sektörde nasıl bir etki yaratıyor?
Kıbrıs’taki siyasi anlaşmazlıkların ekonomiye yönelik olumsuz etkileri ve tabii ki Kıbrıs sorununun çözülememesinden ötürü oluşan belirsizlikler turist sayısında azalmaya yol açtı. Bunun yanı sıra Girne’de yaşayan İngilizler de ülkemizi terk etmeye başladı. 2000’li yılların başında sadece Zeytinlik’te 1000 İngiliz evi vardı. Son 2.5 yılda gözle görülür bir kopuş yaşandı. İngilizler evlerini satarak Türkiye’ye yerleşti. Şu an Zeytinlik’teki İngiliz hanesi 200’ü aşmıyor. Kıbrıs sorunundaki çözüm turizm sektörünün önünün açılmasını sağlayacak.

-Hükümetin sektör için atması gereken adımlar nelerdir?
Gelmiş geçmiş ve şimdiki hükümetler kesinlikle hiç bir siyasi inisiyatif kullanıp yanlışlıkların üzerine gitmedi. Çünkü kimse koltuğunu kaybetmek istemiyor. Bu memlekette bir mangalı, bir annesi bir de ninesi olan restorancılık yapıyor. Denetim yok, kural yok. Herkes bu durumu açıkça biliyor ama dediğim gibi koltuğunu kaybetmemek için kimse kılını bile kıpırdatmıyor. 2003’te kapılar açıldıktan sonra ülke ciddi ekonomik kayıplara uğradı. İnsanlar tüm ihtiyaçlarını neredeyse Rum kesiminden karşılıyor. Hükümet turizm sektöründe faaliyet gösterenlere teşvik vermeli. Öncelik tanıtımlarda olmalı. Turizm Bakanlığı’nın ülkeye turist çekmek için çok acil tedbirler alması gerekir.

-Acentelere ödenen teşviklerden bahsetmiştiniz. Turizm için çözüm bu değil diyordunuz? Bu konuyu açabilir misiniz?
Turizm acenteleri devletten getirdiği her turist için kişi başına teşvik alıyor. Bu nedenle acenteler için sadece ve sadece getirdiği turistin sayısı önemli. Getirdikten sonrasıyla ilgilenmiyor. Bu durum ülkemize kaliteli turistin gelişini engelliyor. Memlekete gelen turist hiç para harcamıyor. Her şey dahil sistemi esnafı çok zor duruma soktu. Herkes bu durumu biliyor, konuşuyor ama çözmek için gereken adımı atmıyor. Halbuki acenteye verilen o teşvik yerine para ülke turizminin tanıtımına harcansa daha akılcı olur. Sadece getirdiği müşterinin sayısı ile ilgilenen acenteler de bu durumda daha kaliteli turist getirmek için çaba gösterir.


-Yabancı yatırımcılar konusunda ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’den gelen yatırımcının gelecek kaygısı yok. Arazilerini ve kredilerini devletten almışlar. Turizm anlayışları da kumar üzerine kurulmuş ve bu nedenle oldukça rahatlar. Ben Kemerli Konak’ı hiçbir devlet yardımı ya da devlet kredisi almadan kendim borçlanarak yaptım. Uçurumu görüyorsunuz. Tüm bu yaşananlar diğer sektörlerde olduğu gibi bizde de haksızlık rekabete yol açıyor.

***

MEMLEKETİN GİDİŞATINDAN ENDİŞELİ

-Başarınız: 15 yaşımdaki restoran ve otel hayalimi gerçekleştirmiş olmak.
-Hayaliniz: Kıbrıs sorununun çözülmesi, memlekete bir düzen gelmesi ve herkesin emeğinin karşılığını alması.
-Hayal kırıklığı: Kıbrıs sorununun çözülememesi.
-Mutluluğu: Eşi Türcan ve kızları Kayla (15) ile Ada (8).
-Endişesi: Memleketin gidişatı ve işlerin daha da kötüleşmesi.
-Sık kullandığınız söz: Kısmet.
-Sevdiğiniz şarkı: Cem Karaca ve Ahmet Kaya’nın şarkıları.
-Teknolojiye mesafeniz: Otelin pazarlamasını bile web sayfamızdan yapıyoruz.
-Tatil: Senede bir kez motosikletle Türkiye turuna çıkarım.
-Spor: Futbolu 2005’te bıraktım ve bir daha oynamadım.

***

MUTLULUK VEREN İKİ MEKAN

Kemerli Konak ve Archway Restaurant, isimlerini bulundukları arazi içindeki 400 yıllık Venedik su kemerinden alıyor. Kıbrıs evlerinin mimarisini taşıyan 18 odalı, 40 kişi kapasiteli otelin odalarındaki Kıbrıs motifleri göz alıcı güzellikte. Antika telefonlar ve aynaların dikkat çektiği otelde, kapılar ve mobilyalar el yapımı. Her iki mekanda da ağırlıklı olarak ahşap kullanılmış. Kıbrıs mutfağının en nadide yemeklerinin servis edildiği restoranda hem ülkeye has hem de dünya şaraplarını tatmak mümkün. Ailelerin tercihi olmasının yanı sıra iş yemekleri için de çok tercih edilen bir mekan. Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay son KKTC ziyaretinde beraberindeki heyetle birlikte restoranı ziyaret ederek Kıbrıs yemeklerini tatma imkanı bulmuş. Murat Girgen’in 1 milyon sterlin harcadığı Kemerli Konak ve Archway Restaurant’ta 15 kişi çalışıyor. Restoran ve Kıbrıs’ta bir benzeri bulunmayan otelin mimari çizimleri sonrasındaki tüm detaylarıyla bizzat kendisi ilgilenmiş.
Adını “Templar Şövalyeleri”nden alan Zeytinlik köyünün eski ismi “Templos. Bu köyde, Orta Çağ”da Templar Şövalyeleri’nin yaşadığı rivayet edilmektedir. Aynı zamanda “Templos” isminin, o döneme ait Templar Şövalyeleri’nin kumandanının adının olduğu ileri sürülmektedir. Venedik haritalarında da bu köyü adı; Tepia, Tempi, Telmu, Temp gibi isimlerle anılmıştır. Zeytinlik köyünün, St. Hilarion Kalesi’nin üç çıkış geçidinden birine çıkıyor olması, köyde Şövalyeler’in yaşadığını desteklemektedir.


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı