KıbrısManşet

Ayia Marina İkonu ve Mavi Köşk

 

Bir yıl daha geçti Maronitlerin köylerinden uzak sürgündeki hayatlarında.

Şarpel’in annesi 104 yaşına bastı bu yıl. Adeta “evime dönmeden ölmem” diyor.

Onunla bir gün Şarpel’in Strovollo’daki küçük göçmen evinde tanışmıştım. “Babam benim Müslümandı bilin?” demişti. Ahmedilerdendi. Kıbrıslı Türk birçok akrabası vardı. Evine dönebilmek için KKTC vatandaşı bile olmuştu.

Kıbrıs’ta 12. Yüzyıldan beri yaşayan bu toplum için 17 Temmuz çok kutsal bir gündür. Tüm Dünya Maronitlerinin en kutsal azizi Ayia Marina’nın isim günüdür.

Bu kutlama 15 Temmuz ve 20 Temmuz gibi iki trajik tarih arasında kaldığından, uzun yıllardır kutlamalar 14 Temmuz gününde yapılmaktadır.

Kormajit ve Karpaşa hariç, diğer iki Maronit köyü askeri bölge statüsünden bir türlü çıkartılmamasından dolayı köylere giriş çok kısıtlı ve senede birkaç kez sadece önemli günlerde yapılabilmektedir.

Son üç dört yıldır özellikle Türkiye Hükümeti, Lübnan Hükümeti’nin ısrarıyla bu köylere dönüşü mümkün kılınması için bastırmasına rağmen, ilginç bir şekilde yerli siyasetçi ve bürokratların ilgisizlik ve gönülsüzlüğünden dolayı bu olay bir türlü gerçekleşememektedir.

Bu arada Maronitler sessizce geri dönüş izni verilmesi için mücadelelerine devam etmekte ve bu uğruda gitmedikleri kapı bırakmamaktadırlar. Köyün Kıbrıslı Türkleri de köye dönmekte ısrarcı olmuşlardır. Bu yüzden 1974’ten sonra yıkıntı haline gelmiş kilise onarılırken yanına eski caminin yerine kocaman bir de yeni cami yapılmıştır. Bazı Maronitler dönüş umuduyla caminin temel atma törenine katılmışlar ve temele harç bile atmışlardır. Aynı şekilde Kıbrıslı Türk komşuları kilisenin tamirini sağlamak için çok uğraşmışlardı. Ortak köylerini yeniden kuracaklardı. Akıncı onlara bu sözü vermişti.

Fakat verilen sözler, geçen zamana rağmen bir türlü gerçekleşmemiştir.

Bu sene de 14 Temmuz günü, bir günlüğüne izin alınarak Ayia Marina günü kutlanmıştır ve her zamanki gibi kuzey Kıbrıs’ın en fazla ziyaret edilen müzesi haline getirilmiş sözde zengin, silah tüccarı, Türk düşmanı Pavlidis’in sahibi olduğu Mavi Köşk’teki duvarında duran ve herkese Pavlidis’in altın kaplama tablosu olarak sunulan Ayia Marina köyünün 1974’te ganimet yapılmış değerli ikonu 12 saatliğine izin alınarak köye getirilmiş ve törende kullanılmıştır. Tören biter bitmez ise tekrar Mavi köşke götürülmüş ve orada Allah bilir zamanında kimin tarafından fabrika edilmiş “Barbar” Kıbrıslı işadamının hikayesindeki figüran rolüne dönmüştür.

Bu önemli ikon, her yıl, ta ki Maronitlerin “ibrikçi başı” rolü oynamayı çok seven bazı siyasetçilerin ve bürokratların kapısını çalıp, yeniden ayin yapmak için yalvarmalarına kadar orada asılı durarak, ziyaretçilere “Zengin Rum Barbarlığını” sergileme görevi yapmaktadır.

Ve bu tiyatro her gün 20 yıl boyunca hiçbir rahatsızlık duyulmadan sergilenmektedir. Brecht bile böylesi bir oyun yazamazdı değil mi?

Mavi Köşk




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı