“Girne’deki evimiz tahayyül edilebilecek en küçük tuhaf konuttur. Tek kattı ve bir dörtgen şeklinde inşa edilmişti. Ortasında içi portakal, limon, ayva ve dut ağaçları dolu...
Adını Öksüz koydum. O bir sokak köpeği. Tarlada yaslanıp yatıyor. 6 yavrusu olmuştu. Hepsini hayvan severler gelip aldılar. Uzunca müddet ağlayıp sızladı. Sağa sola koşuşturup...
Gezi Parkı ile başladı her şey. İstanbul’da. Sonra bütün illere yayıldı. Her gün her gece. Cop, tazyikli su, biber gazı falan. Yüz binler sokaklarda. Örgütlü...
“O mahur beste çalar”, biz her gün bir şeylerle vedalaşırız… Eski sokak lâmbalarının loş ışıkları altında geçen çocukluğumuzla çoktan vedalaştık… Daracık sokaklarda yürüyen geçliğimizle vedalaştık…...
Telefonun ucunda Mustafa Akalın. Mustafa amca, daha İngiliz döneminde oluşturulan radyonun ilk elemanlarındandı. 1948 yılında atılmış mesleğine. Kitap okumayı seviyor, güzel Türkçesine diyecek yok. Bir...
Unutulmuş bir şarkının sözleri gibi… … Kaç bucağı var Lefkoşa’nın sayan olmadı. Kaç hayat geçip gitti oralardan bilen olmadı. Kaç kapısı, kaç panjuru var? Kaç...
Kendisi general. Şimdi yeni emekli olmuş. Başbakan’ın elini sıkmamıştı. Üstelik kendisine “Türklüğünü kanıtla” demişti… … Halbuki bu topraklarda hiç Türk kavgası olmamıştı. Generaller gelmezden önce....
Dalında yeni açılmış bir çiçek gibiydi hayat. Kim bilir gelecek günler ne getirecek ne götürecekti. Kimse bunu kestiremez, üzerinde bile durmazdı. Herkesin teker teker ne...
Çevremiz kaynıyor. Arap Baharı’ndan arapsaçına dönen devrim meseleleri Orta Doğu’yu iyice kaynayan kazan haline getirdi… … Libya, Tunus, Mısır, Suriye, Irak, Filistin… … Laskiye’ye vapur...