Kıbrıs

Aşırı yağış yok, çarpık yapılaşma var






2009 VE 2012’DE DAHA FAZLA: Ülkede etkili olan yağışların aslında normal seviyenin kat kat üzerinde olmadığını Meteoroloji Dairesi’nin verileriyle ortaya çıktı. Ekim ayında yaşanan yağışlar normal değerlerin sadece %32 üzerinde. Yıllık verilere bakıldığında ise 2009’da ve 2012’deki yağışları şimdiki yağışlardan fazla olduğu görülüyor

YAĞMUR DEĞİL ÇARPIK YAPI: Çevre mühendisleri ve şehir plancılarından ise bu verileri doğrular cinsten açıklamalar geldi. Mühendisler, özellikle Lefkoşa ve çevresinde çarpık yapılaşma ve yetersiz altyapının, yağmurların su baskınlarına dönmesine neden olduğunu ifade etti



“DERE YATAKLARINA EV YAPIYORLAR”: Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Nilden Bektaş, su baskınlarının en fazla dere yataklarının işgal edilmesinden dolayı olduğunu ifade ederken, drenaj hatlarının da insanlar tarafından çöplerle doldurmasının su baskınlarının en büyük sebebi olduğunu kaydetti

“İNSAN HATASI FAZLA”: Şehir Plancıları Odası Başkanı Dr. Can Kara ise Lefkoşa Organize Sanayi Bölgesi ve Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin yer seçimi ile ilgili analizlerinin zamanında eksik yapıldığını belirtti. Kara: Altyapı konusunda ülkede ciddi sıkıntılar var. Su baskınlarında sadece yerel yönetimlerin değil, mühendislik veya müteahhitlik hatası da var

Bertuğ TOPAL-Ceren ÖZBİL
Geçtiğimiz hafta cumartesi günü başlayan ve günlerdir aralıklarla yağan yağmurlar, birçok bölgeyi ve iş yerini sular altında bıraktı.
Özellikle Lefkoşa’yı etkisi altına alan ve önceki gün Mağusa’da devam eden yağışlar 2013 yılına göre artış gösterdi.
Havadis’in Meteoroloji Dairesi’nden elde ettiği analizlere göre 2013 yılı Ekim ayından yağan yağmurların üç katına yakın yağışı sadece 1-14 Ekim arasındaki sürede yağdı.

En fazla Orta Mesarya’ya yağdı
İki haftalık süreçte yaşanan yağışlardan en fazla nasibini alan bölge Lefkoşa’nın da içerisinde bulunduğu Orta Mesarya bölgesi oldu. Geçtiğimiz yıl ekim ayında Orta Mesarya bölgesine 3.3 m2/kg yağış düşerken bu yıl Ekim ayının ilk iki haftalık bölümünde bu rakam 26.7 m2/kg’a yükseldi.

Yükseliş var ama aşırı değil
Meteoroloji’nin verdiği rakamlara göre 2013 yılı Ekim ayı yağışlarına göre bu yıl yine ayni dönemde yağan yağışlarda bölgelere dağılımında büyük yükseliş göze çarpıyor. Buna göre 2013 Ekim ayında Kuzey Sahiline 8.6 m2/kg yağış düşerken 2014 Ekim ayında bugüne kadar 14.2 m2/kg yağış düştü. Batı Mesarya’da 5.6 m2/kg, Doğu Mesarya’da 4.6, Doğu Sahil’de 22.7 m2/kg ve Karpaz’da 6.4 m2/kg’lık yağmur yağdı.

Sadece Lefkoşa normal değerlerin üzerinde
Verilere göre ekim ayında normal yağış değerlerinin üzerine sadece iki bölgede çıkıldı. Orta Mesarya ve Doğu Sahil bölgesinde normal yağış değerlerinin %32 üzerine çıkıldı. Normal yağış değerlerinden Kuzey Sahil bölgesinde %45, Batı Mesarya’da %64, Doğu Mesarya %77 ve Karpaz’da %81 daha az yağış aldı.

5 yıllık yağışlar
Son beş yılda yağan yağmurların yıllık değerleri de istikrardan yoksun bir yapıda ilerliyor. KKTC, 2009’da 35.5 m2/kg, 2010’da 12.0 m2/kg, 2011’de 10.8 m2/kg, 2012’de 67.5 m2/kg ve 2013 yılında 4.9 m2/kg yağış aldı.

Daha önce daha da fazla yağdı
Geçmiş dönemlerde yağan yağmurlara bakıldığında ise 2012’de ve 2009’daki yağışların bu yılki yağışlardan daha fazla olduğu görülüyor. son beş yıllık dönemde yıllık yağış olarak rekoru 2012 yılı elinde bulunduruyor. 2012 yılında KKTC’ye 67.5 m2/kg yağış düştü.

Dün de yağdı
Sağanak yağmurlar dün de öğle saatlerinde birçok bölgede etkili oldu. En çok yağmur saat 15.00 itibarıyla metrekareye 22.6 kg ile başkent Lefkoşa’ya düşerken yollar sularla kaplandı; trafikte sıkışıklıklar yaşandı.

Yağmur devam edecek
Meteoroloji Dairesi, alçak basınç sistemiyle üst atmosferdeki serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında bulunan KKTC’de bugün ve pazar günleri de sağanak yağmur beklendiğini açıkladı.
Meteoroloji Dairesi Müdürü Raif İlker Buran yağışların ülkenin geniş bir alanında etkili oldu.
Metrekareye Lefkoşa’da 22.6, Çayönü’nde 9, Geçitkale’de 6, Türkeli’de 6.4, Margo Çiftliği’nde  5, Akdoğan 3.7 kg yağış kaydedildi.

İşte rakamlarla KKTC’nin son 5 yıllık yağış oranları:
BÖLGELER 2013  EKİM 1-14 EKİM 2014 %
KUZEY SAHİL 8,6 14,2 65
BATI MESARYA  5,5 5,6 2
ORTA MESARYA  3,3 26,7 708
DOĞU MESARYA  3,3 4,6 41
DOĞU SAHİL  4,0 22,7 468
KARPAZ 1,1 6,4 481
KKTC 4,9 12,6 157

BÖLGELER 1-14 EKİM 2014 NORMALİ DEĞERİNDEN  %  FARKI
KUZEY SAHİL 14,2 -45
BATI MESARYA  5,6 -64
ORTA MESARYA  26,7 35
DOĞU MESARYA  4,6 -77
DOĞU SAHİL  22,7 31
KARPAZ 6,4 -81
KKTC 12,6 -45

2009-2013 YILLARI KKTC TOPLAM YAĞIŞ DEĞERLERİ
Yıllar EKİM
2009 35,5
2010 12,0
2011 10,8
2012 67,5
2013 4,9

Kara: Dere yatakları üzerine inşaatlar yapılıyor

Şehir Plancıları Odası Başkanı Dr. Can Kara, dere yatakları üzerine yapılan inşaatlarının su baskınlarına neden olduğunu anlattı. Dere ve dere yatakları üzerine yapılan inşaatlar olarak Lefkoşa Organize Sanayi Bölgesi ve Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin yer seçim ile ilgili analizlerinin zamanında eksik yapıldığını örnek gösteren Kara, bu bölgelerde sıklıkla sel baskınları yaşandığını hatırlattı.
Su baskınlarının yaşanmasının tek nedeninin dere yataklarına yapılan inşaatlar olmadığını ifade eden Kara, konut siteleri yapılırken dere yataklarının tamamen örtülüp menfezler yapıldığını ve bu menfezlerin çoğu zaman dar yapıldığını ayrıca temizlenmediği için suyun akışının yavaşlayıp su baskınlarına neden olduğunu kaydetti.

“Altyapı konusunda ciddi sıkıntılar var”
Altyapı konusunda ülkede ciddi sıkıntılar yaşandığına dikkati çeken Kara, su baskınlarında sadece yerel yönetimlerin değil, mühendislik veya müteahhitlik hatası da olabileceğini anlattı. Kara şu şekilde konuştu:
“Ülkede ciddi anlamda altyapı sorunu var. Kanalizasyon ve su hatları yapılırken ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bu her zaman yerel yönetimlerin hatalarından da kaynaklanmıyor. Mühendislik veya yapım hataları da buna sebep olabiliyor.”

“Dere yatakları veya şevler üzerinde inşaat izni verilmemeli”
Dere yataklarında ve şevler üzerinde özel mülkiyetler olsa bile bu alanların dışında kalan mülkiyet alanlarına inşaat yapılması gerektiğini savunan Kara, şevlerin üzerinde yapılan evler, garaj havuz alanlarının suyun geçişini engellediğini kaydetti.

“Surlar içinde topoğrafyaya uygun bir yerleşim tasarımı var”
Lefkoşa Surlariçi ve Gazimağusa Suriçi yerleşim alanlarında su baskınlarının olmamasının nedeninin öncelikle yerleşimin topoğrafyaya uygun bir şekilde tasarlandığını ayrıca hendek alanlarından daha yüksekte bir alanda yerleşim alanlarının konumlandırıldığını kaydeden Kara, “Belli bir yükseklik ve eğim nedeniyle suların yerleşim alanlarında birikmemektedir” dedi. Ancak diğer yerleşim alanlarında dereler üzerine kamu binaları, konutlar veya ticari binalar yapıldığını kaydeden Kara, dere yatakları üzerine yapılan bu inşaatlar nedeniyle su baskınlarının kaçınılmaz olduğunun bilincinde olmamız gerektiğine vurgu yaptı.

Bektaş: Dereler işgal edildi
Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Nilden Bektaş, su baskınlarının en büyük nedeninin derelerin işgal edilmesinden kaynaklandığını açıkladı.
Lefkoşa sınırları içerisinde en yoğun su baskınına uğrayan bölgenin sanayi bölgesi olduğuna dikkati çeken Bektaş, sanayi bölgesinin de yıllar önce dere yatağı içine yapıldığını anlattı. Bektaş ne tarz önlemler alınırsa alınsın Lefkoşa Organize Sanayi Bölgesi için etkili olmadığını kaydetti.

“Kaçak yapılar yapılıyor”
Dere yatakları içine hayvan barınağı gibi kaçak yapılar yapıldığını kaydeden Bektaş bunların tespit edilip yıkılması gerektiğini söyledi. Bektaş ayrıca derelerin içerisinde biriken çöplerinde su akışını engellediğini ifade ederek derelerin doğal yapıya zarar vermeden ıslah edilmesi gerektiğine işaret etti.

Bay: Ciddi altyapı eksikliği var
Lefke Avrupa Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü başkanı Doç. Dr. İbrahim Bay su baskınlarının en büyük nedeninin ülkede veri tabanı bulunmaması olduğunu söyledi. KKTC’de yaşanın sel felaketi değil su baskını olduğunu kaydeden Bay,“Burada yaşanan sel felaketi değil su baskınıdır. Bunun sebebi de alt yapı eksikliğidir” dedi.
Su konusunun inşaat mühendisliğinin en karmaşık konusu olduğunu ifade eden Bay, bir kanalı genişletmenin ya da alçaltmanın her zaman çözüm sağlamadığını anlattı. Bay, kanalı genişletip alçaltmadan önce analizlerin yapılması gerektiğini söyleyerek şu şekilde konuştu:
“Lefkoşa Sanayi Bölgesi’ndeki suyu alıp sosyal konutlara pompalarsak bu sorunu çözmek olmaz bu sorunu ötelemek olur. Bunu çözmek için çok geniş kapsamlı bir çalışma yapmanız gerekir. Boy kesitleri ve hidrolojik analizler yapılması gerekir.”

“Yapıları yıkmaya gerek yok”
Dere yatağına yapılan inşaatları yıkmaya gerek olmadığını kaydeden Bay, gerekli analizler yapılarak derelerin ne kadar su taşıyabileceğinin hesaplanması ve su yönün ayarlanması ile su baskını sorunlarının önüne geçilebileceğini kaydetti. Bay su baskını sorununun sadece Lefkoşa ve Mağusa’nın sorunu olmadığını hatırlatarak, devletin bir an önce bu soruna el atması gerektiğini belirtti.

Fellahoğlu: Su drenajı konusunda yoğun çalışmalar yaptık

Lefkoşa Türk Belediyesi eski başkanlarından Kadri Fellahoğlu, belediye başkanı olduğu dönemde belediyenin maddi yönden kötü durumda olmasına rağmen Türkiye Cumhuriyeti Yardım Heyeti ve Avrupa Birliği’nden destek alarak su baskınları konusunda çalıştıklarını anlattı. Fellahoğlu şu şekilde konuştu:
“8 noktada yağmur suyu drenaj projesi hazırladık Metropol yolu olarak bilinen Taşkınköy’de, Göçmenköy’de, Marmara’da, Şehit Tuncer İlkokulu’nda, tütün fabrikasının orada su drenajı çalışmaları yaptık. Atakom çemberinde çalışmalar hala devam ediyor.”

“14 ay boyunca sorun yaşanmadı”
Doktor Fazıl Küçük Bulvarı’nda 680 metrelik düz hattın geçtiği drenaj sisteminin 8 yıl boyunca hiç temizlenmediğini anlatan Fellahoğlu bu hattı temizlediklerini ifade etti. Fellahoğlu şu şekilde konuştu:
“Benim 14 aylık görev sürem boyunca da bir kış yaşadık. Ancak hiç sorun yaşanmadı. Biz Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda temizlik yaparken o hattın 4 nokta da kapalı olduğunu tespit ettik. Sanayi Bölgesindeki çöp yığınları nedeniyle o hat yine tıkanmış olabilir. Bu hattın her yıl temizlenmesi gerekir.”







Başa dön tuşu