Güney KıbrısKıbrıs

Anastasiadis: “Türkiye dostumuz olabilir”

Rum Yönetimi Başkanı NikosAnastasiadis, “Türkiye gelecekte, yeniden birleşmiş Kıbrıs’ın müttefiki ve dostu olabilir. Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan arasında bir Dostluk Anlaşması imzalanabilirse çok iyi olur” görüşünü ortaya koydu.

İnsan hakları ve nüfus oranlarında Annan Planı’nın 5’inci versiyonu maddelerinde iyileşmeler olduğunu belirten ancak Toprak düzenlemelerine değinmeyen Anastasiadis, “Kıbrıs sorununda çözüme ulaşılması için, mülkiyetteki hukuki çarelerden tazminatı seçecek olanlar için bir fon oluşturulmasını şart koştu “Tazminatları karşılayabilecek bir fon olmadan çözüme gidilmemesi daha iyi olur” dedi.

Soru: Türkiye’nin gerek Suriye gerekse kendi içindeki hareketleri bizleri de endişelendiriyor. Bu gelişmeleri Kıbrıs Sorunu ile ilişkilendirmeli miyiz?

Anastasiadis:Son gelişmelerin KR’ları da endişelendirdiğine kesinlikle katılıyorum. Bu bizim garantörsüz bir çözüm istencimizi güçlendiriyor. Cesaret verici olan ilk kez Kıbrıs Türk tarafının, ve Türkiye’nin, bir toplumun güvenlik ihtiyacının diğerine tehdit arz etmemesi ilgili diyalog içine girmesidir. 60’daki durumun bugünkünden farklı olduğu gerçeğinin teslim edilmesi, kanaatimce olumlu bir gelişmedir, özellikle de yeni durumda Kıbrıslı Türklerin de devlet yönetiminde rol alacakları ve siyasi eşitliğe sahip olacakları düşünüldüğünde, dört özgürlüklerin hiçbirinden ödün verilmeyeceği ve aynı zamanda iki bölgeli bir karaktere sahip olunacağı da göz önünde bulundurulduğunda. Üye ülkelerindeki insan haklarını garanti altına alan AB’nin üyesi olduğumuz ve olmaya devam edeceğimiz de hesaba katıldığında.

Soru: Türkiye’nin çözümden sonra müttefiğimiz olmasını mı hedefliyoruz?

Anastasiadis:Neden olmasın? Çözüm çabalarımız çerçevesinde Kıbrıs – Yunanistan – Türkiye arasında gerek işbirliği gerekse bölgedeki barışa yönelik bir anlaşma imzalama düşüncesi de var.

Anahtar ABD ve AB

Soru: Amerika’nın Kıbrıs sorunu ve Türkiye üzerinde hep bir etkisi vardı ancak son zamanlarda seçimlerin yaklaşmasından dolayı bunda bir azalma olacak…

Anastasiadis:Sadece Amerika değil, diğer güçler de sürece dahil oluyor. AB’nin rolünü azaltan hiçbir şey yok. AB muktesebatı, dört özgürlükler ve insan hakları gibi AB değerleri içeren bir çözüm modeli söz konusu olması AB’de kalmamız da söz konusu olamaz zaten. Öte yandan Amerikanların diyaloğun kritik aşamalarında devreye girdiklerini de inkar edemem. Mevcut iklim çözüme yönelik son derece pozitiftir. Başkan Yardımcısı Biden’le aramızdaki dostluk, Amerika’yla iyi ilişkilerimizin ürünüdür. Seçimlerin onların bize olan ilgisini azaltacağını düşünmüyorum ama sadece yeni kadronun görevi üstlenip konuyla aşina olması belli bir süre alacaktır. Dolayısıyla bu her zaman göz önünde bulundurmamız gereken bir risktir.

Annan’a göre ilerleme

Soru: Şu ana kadar müzakere ettiğiniz noktaya kadar olan durumu değerlendirdiğinizde, KR halkına müzakere ettiğiniz şeyin Annan 5’den daha iyi bir şey olduğunu söyleyebilir misiniz?

Anastasiadis:Devlet işleyişine dair en önemli mevzularda hem gelişmeler hem de farklılıklar mevcuttur. Hukuki ve idari konularda son derece önemli gelişmeler sağlanmıştır. Yürütme başlığındaki yönetim konusunda spesifik olarak atıfta bulunabileceğim bir ilerleme sağlanmamıştır ancak kesinlikle Annan Planı’ndaki gibi bir Başkanlık Konseyi olmayacaktır.  İnsan haklarının güvence altına alınması artık sadece teoride sağlanmış bir başarı değildir, çözümün ilk gününden itibaren devletin devamlılığı sağlanacak ve her iki tarafın da önemli yetkileri olacaktır. Annan Planı’nda geçen pek çok konuda ilerlemeler sağlanmıştır, özellikle de bir “işlevsel devlet” yaratılması konusunda. Dört özgürlüğe saygı duyulması konusunda anlaşmaya varıldı ki aralarında adanın her yerinde serbest yerleşim ve ticari faaliyet hakkı da var. Öte yandan KR ve KT nüfus oranları konusunda da Annan Planı’na göre ilerlemeler elde edildi. Yönetim ve hukuk konularındaki anlaşmazlıkların çözümlenmesi mekanizmalarında anlaşmaya varıldı, yargıda ise son günlerde basında çıkan kura çekimine dair yapılan spekülasyonlar doğru değildir.  AB’nin yargı organlarıyla birlikte çalışılacak, AB bize bir yargıç listesi verecek ve eğer mevzu merkezi hükümetle kurucu devlet veya iki kurucu devlet arasında bir anlaşmazlık içeriyorsa, sadece o spesifik konuyla ilgili olarak yargıçlar arasında bir kura çekimi olacak, yani daimi bir durum kesinlikle söz konusu değil, ki bu da yine 1960 anayasasından daha iyi bir durum anlamına geliyor.

Soru: Toprak konusunda KT siyasiler Güzelyurt’un verilemeyeceğini, KR siyasilerse Güzelyurt’suz bir çözümün mümkün olamayacağını söylemeye devam ediyorlar. Bu kırmızı çizgiler altında taraflar nasıl uzlaşacaklar?

Anastasiadis:Hassas konular hakkında yorum yapmak istemiyorum, zira bu gibi konulardaki kamuoyu açıklamaları mevcut problemleri daha da çoğaltıyor. Ben bu sorunun diyalog ve yapıcı fikirler yoluyla aşılacağına inanıyorum.

Asker olmayacak

Soru: Bir diğer konu iç ve dış güvenlikle alakalı. Yeni devletin ordusu ve güvenlik güçleri olacak mı?

Anastasiadis:Güvenlik güçleri evet, ordusu hayır. Sahil güvenliği olacak ve jandarma (kara güvenliği) güçleri olacak, bunların içinde sınırların korunmasından, arama kurtarma operasyonlarından, terörizmle mücadeleden ve ülke içi ve dışında organize suçla mücadeleden sorumlu unsurlar olacak.

Ayrılıkçılığa izin vermeyeceğim

Soru: 2004’deki gibi bir ayrılık ortamının oluşması sizi endişelendirir mi? Bazıları daha nihai planı görmeden ‘’evet’’ veya ‘’hayır’’ diyeceklerine karar verdiler bile. 

Anastasiadis:Bazı şahısların her gün ne olduğunu bile bilmediklerini açıkça ifade ettikleri konular hakkında endişe beyan ettiklerini görüyorum. Bir yandan karartma yapılmasından şikayet ederken, öte yandan da Kıbrıs Helenizmi bazlı bir çözüm bulunması gerektiğini savunuyorlar. Daha işin başından olumsuz bir hava yaratmaları kabul edilebilir değil. Ayrılıkçı çabalara izin verecek değilim. Doğru bilgilendirme ve açıklamalar kanalıyla ciddiyet hakim olacaktır. Halkımızın da kendi çıkarına olan ve olmayan nedir görüp tartışması için yeterli zaman olacaktır. Negatif iklim ve ayrılıkçılık yaratma çabalarına gereken tepkinin toplum tarafından verileceğine inanıyorum.

Soru: Kıbrıs Sorunu’nun çözüm maliyeti nasıl karşılanacak? Bazılarının yeni bir memorandum endişesi var.

Anastasiadis:O bazılarının nelerden endişelenmediğini ben artık bilemiyorum… Fakat diyeceğim şu ki, ilk kez Dünya Bankası ile IMF, devlet yapısının –federal ve kurucu devletler düzeyinde– nasıl olması gerektiğine ve tazminatı tercih edecek mal sahiplerine verilecek tazminat bağlamında çözümün maliyetine dair net bir görüntü elde edilmesi için müdahildir.

Soru: Çözümün maliyeti hakkında çılgın rakamlardan söz ediliyor. Gerçek rakam nedir?

Anastasiadis:Bu aşamada bu konuda hiçbir şey söylemesem daha iyi. Ancak yinelemek isterim ki önümüzdeki iki ay içerisinde IMF ve Dünya Bankası’nın hazırlayacağı raporlardan net bir görüntü elde edeceğimizi umuyorum.

 




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı