Köşe Yazarları

Acı ama gerekli






Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Anastasiadis, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş yıldönümünde ilginç bir konuşma yaptı:

Anastasiadis, halka yönelik açıklamasında, TEK KANATLI kuşa seslendi.Bu tek kanatlı Kuş, Kıbrıs Rumlarının penceresinden bakmak demektir.



Kıbrıs Türklerini dikkate almadan yapılan tüm konuşmaların bu ada da bir önemi yoktur.

Anastasiadis’in konuşmasının özeti şöyledir:

“Kıbrıs Rum tarafının, tüm Kıbrıslıların, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların temel özgürlükler ve insan haklarından faydalanacağı önkoşulu çerçevesinde, Kıbrıs Cumhuriyetinin iki toplumlu, iki kesimli federasyona dönüşmesini, acı, ancak gerekli olan bir uzlaşıyı kabul ettiğinin bilindiğini ifade etti.”

Bu sözler, objektif durumu kamufleden başka bir anlam ifade etmiyor.

İki parçaya bölünmüş bir ülkede yaşarken, yüzbinlerce insanın göçmen olduğu bir ülkede, federasyon temelinde bir birleşmeden acılı çözüm diye bahsetmek, çok anlamsızdır.

Acılı çözümün alternatifi, adada İngiliz üslerinin kalıcılaşması, Türkiye’nin 40 bin civarında askerinin sınırlarda beklemesi ve tüm Kıbrıs’ın demografik yapısının her geçen gün değişmesi midir?

Çözüm,  şimdiki durumun kalıcılaşmasının önündeki en önemli engeldir. Acı şimdiki durumun devamıdır. Bu durum devam ettikçe, Kıbrıs, potansiyel olarak bir BARUT fıçısı konumundadır.

Doğu Akdeniz’deki ENERJİ OYUNU’nda, Kıbrıs Türklerini ve Türkiye’yi dikkate almadan gelişecek olan tüm senaryolarda, bu BARUT FIÇISI’nın fitili ateşlenebilir.

1963 ve daha sonra 1974 koşullarında, Kıbrıs Türklerini ve Türkiye’nin GARANTÖR statüsünü dikkate almayan Rum ve Yunan politikalarının yarattığı acı sonuçlar, hala her iki toplumda

TRAVMALARINI sürdürmektedirler.

1974’te oluşan şartların ve adanın bölünme nedenlerinin objektif bir tahlilinde, Rumların ve Türklerin BİRLEŞEMEMESİ, Kıbrıs Sorunundaki en önemli SORUNDUR. Bu sorunda her iki taraf ciddi bir özeleştiri yapmadıkça, Kıbrıs adası kanamaya devam edecektir.

Her iki taraf da, bu kanayan yaranın, iki ulusun geleceğini kararttığını  NİYE ANLAMAMAKTA ISRAR ETMEKTEDİR.

Bu satranç oyununda, tarafların birbirini MAT etme olasılığı yoktur. Mat etmede ısrar ise, zaman kaybından başka bir şey değildir.

İşin üzücü yanı, kaybedilen her günün, Kıbrıs sorununu daha karmaşık hale getirdiğidir.

1963ten günümüze, 55 yıl, 1974’ten ise 44 yıl geçmiştir.

Bu geçen zamanda, kazanan ne Rumlar ne de Türkler olmuştur.

Kıbrıs Sorununda oluşan yaralar ise hala KANAMAKTADIR.

Anastasiadis’in ACI yerine, KANAYAN YARAYI İYİLEŞTİRME diye söze başlaması ve bu alanda uğraş vermesi daha gerçekçi olacaktır.

Zaman hızla geçmekte, bu hızlı geçişte ise Tüm Kıbrıslılar kaybetmektedir.







Başa dön tuşu