Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

2016 ve temiz elli siyaset özlemi

Eski yılın son Pazartesi günü. Yeni yıla günler kaldı. Yeni yıldan umutlar ve beklentiler sıralanacak. KKTC için de artık ‘42 yıllık bir toplum’ denilecek. 42 yılda buralarda neler yapıldı, neler yapılmadı ve neler yapılmalıdır? Ne yazık ki yapılanlar, özellikle doğru yapılanlar çok çok az. İnsanların çoğu umudunu yitirmiş, geleceği karanlık olarak algılıyor.
Tüm kurumlar batırılmış, nereye el atılsa elinizde kalıyor. Sağlık, eğitim, güvenlik, hukuk ama en başta siyaset kurumu. Siyaset bir ülkenin yönetilmesinde en önde gelen kurum. Fakat buralarda siyaset çürüdü… Gelmiş geçmiş siyasetçilerin bunda payı çok.
Siyaset temizlenmezse KKTC daha da kirlenecek. Sağlık, eğitim, güvenlik, hukuk ve diğer kurumlar daha da batacak. Buralarda insanların bu kurumlara güvenleri kalmadığı için kendi güçleriyle hizmetleri ‘satın’ almakta. Suyu, çocuğu için eğitimi, kendini korumak için ‘özel güvenlik’i, sağlığı için özel’e, Rum tarafına, Türkiye’ye gidip sağlığı ‘satın’ alıyor. Buraları çoktan batmış. Batmadığına inananlarsa sadece siyasetçiler.
2016’dan kendimiz için bir beklentimiz yok. Tüm toplum için beklentilerse çok. ‘Temiz toplum’ en önde gelen beklenti. Mevcut siyasi partilerin hepsi umutu tüketmiş. En son da CTP-BG umutları yok etti. İktidarda kendi kendisini eleştiren, sanki muhalafetteymiş gibi açıklamalar yapan, kişilikli duruşu gösteremeyen, uygulamalarıyla bizlerde ‘hayret’ uyandıran, sosyalist enternasyonele üye olan, emek en yüce değer anlayışında olan ancak sol felsefeyle hiç bağdaşmayan ‘adam kayırmacılık’ anlayışıyla ülke yönetimi! akılları allak bullak ediyor.
Varolan siyasi partiler umutları CTP-BG ile birlikte yok etti. Temiz toplum ufukta görünmezse buraları daha da umutsuzluğa gömülecek. Temiz toplum için demokrasi işletilmeli. Mevcut seçme-seçilme yöntemi değiştirilmeli. Dar bölge anlayışından hızla uzaklaşılmalı. Siyaset meyhanelerde, cenaze törenlerinde, akrabalık ilişkilerinde ve iş vaatleriyle yapılmamalı.
21. yüzyılda demokrasinin önündeki en büyük ayıp olan ‘siyaset yasakları’ kaldırılmalı artık. Devlette çalışan üniversite mezunları da siyasette aktif rol almalılar. Neden devlette çalışan ve üniversite mezunu olanlardan korkuluyor ve onlara siyaset yasağı konmuş? Ve neden hala daha çaşdaşlık ile bağdaşmayan bu karar tarihin kirli çöplüğüne atılmıyor?
Temiz eller siyasete girmeli. Kişilikli duruş sergileyebilecek kişilere ihtiyaç var. Varolan partilerin güdümlü uygulamaları, toplumu şimdiki içinden çıkılamaz hale soktu. O nedenle yeni yılda toplumsal beklenti yeni siyaset oluşumlarıdır. Yeni, güdümsüz uygulamalara imza atacak, temiz siyasi oluşumlar.
Hiçbir kimsenin,  ülkenin, devletin, grubun boyunduruğu altında ezilmemek için temiz siyasete ihtiyaç var. Var olan siyasi partiler bu tür uygulamaları yapamazlar. Adam kayırmacılık en başta, kendi çıkarlarını ve statükoyu bu nedenle koruyorlar.
Aksi olsaydı dağları kesip kesip satanlara engel olmazlar mıydı? Girne’nin  doğal yapısını korumak için zenginleri daha da zengin etmek için yaratılan çok katlı binaları durdurmazlar mıydı? Eşit işe eşit ücret anlayışıyla 2011 sonrası işe giren çalışanların da maaşlarını olması gereken düzeye çekmezler miydi?
En çok kazanandan en çok vergiyi almazlar mıydı? Zarar gösteren ultra lüks yaşamları ile toplumun gözüne gözüne batan, zenginlerin peşine düşmezler miydi? Kaçak inşaatları ve kaçak okulları yıkmazlar mıydı?
Zengin çocuklarına hizmet eden ‘kolejlerin’ ve onlar nedeniyle aileleri sömüren, asalak dershanelerin ortadan kaldırılması için harekete geçmezler miydi?
Yukarıdakilerin hepsine evet yanıtı ancak ve ancak temiz eller ve yeni siyasi oluşumlarla cevap verilebilir. 2016 yılından beklenti toplumun temiz elli siyasete kavuşmasıdır. Aksi takdirde toplumsal gelişme ve kalkınma, yine başka baharlara kalacak. Herkesin yeni yılı şimdiden kutlu olsun.