Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kolej zengin çocuklarınındır…

Formal eğitimin kurumu olan ‘okul’ Avrupa’da sanayi toplumunda yaygınlaşmaya başlar. Makineye dayalı tarım toplumu döneminde ilkokullar açıldı fakat ilkokulların ve orta öğretimin yaygınlaşması sanayi toplumunda gerçekleşir. Sanayi toplumunun toplumsal yapılanmasının devamı için kurulmuştu. Bu okul günümüz çağdaş toplumsal yapılarında ‘geleneksel okul’ olarak kabul edilmektedir.
Geleneksel okul, sanayi toplumunun devamı için yapılandırılmıştı. Sanayi toplumunun ihtiyaç duyacağı ‘işçileri’ yetiştirmeye odaklanmıştı. Ayrıca sanayi toplumundaki ‘iyi vatandaş’ yetiştirmeyi de amaçlıyordu. Sanayi toplumundaki zenginlerin fabrikalarında sıkıcı, monoton işlerde çalışacak içşiler yetiştiriliyordu. Hem fabrikadaki işlere uygun niteliklerde hem de itatkar olacak karakterde, işçiler için geleneksel okullar fabrika gibi kullanılıyordu.
Geleneksel okullarda yetişen işçiler ve vatandaşlar, var olan toplumsal yapıya uyum sağlar duruma geliyordu. Hem fabrika sahibi zenginlerin hem de genel olarak toplumsal yapının kurallarını kabul edip, itaat eder duruma geliyorlardı.
Sonuç olarak da sanayi toplumunun toplumsal yapısı da devam etmiş olur. Bu toplumsal yapı alt, orta ve üst tabaka şeklinde tabakalaşmıştır. Geleneksel okullardan yetişen bireyler, toplumsal tabakalaşmayı kabul eder duruma gelirler ve toplumsal tabakalar arasındaki fark daha da artar. Francisco Ferrer de okulların bir politik denetim kaynağı olarak kullanılmasının kaçınılmazlığına vurgu yapar*. Hükümetler, okullardan sadık yurttaşlar, sanayi ise itaatkar ve eğitimli işçiler yetiştirmesini ister*.
Okullar, daha uzun zaman okul eğitimi görmüş olan kişilerin,daha iyi insanlar olduklarını öğretir. Açık Okul yazarı İvan İllich de yoksulların, geleneksel okulda, daha uzun zaman okul eğitimi görmüş olanların, yani üst sınıfların önderliğine boyun eğmeleri gerektiğini öğrendiklerini ileri sürer*. Geleneksel okul süreci içerisinde bir toplumsal sınıfın bir diğeri üzerindeki otoritesi de güçlendirilmiş olur*.
Defalarca yazdığımız gibi KKTC denen ucubede de yaratılan ucube ‘kolej’ olgusu geleneksel okulun felsefik, politik ve ekonomik kriterlerinin hepsini tam anlamıyla yerine getirme görevini üstlenmiştir. Zenginlerin ve daha düşük bir yüzdeyle orta gelir grubu ailelerin çocuklarının gidebildiği okullar durumundadır.
Buralardan mezun olan gençlerin belirli bir yüzdesi de iyi sayılabilecek üniversitelerde okuyup mezun olmakta. Geriye dönüp toplumsal yaşama katıldıkları zamansa toplumsal yapıdaki yönetim diğer bir ifade ile iktidar rollerini onlar doldurmakta. Geriye kalan toplumsal kesimler ise bunun doğal olduğunu kabul etmekteler. Geleneksel okulların yapısı, onlara daha kaliteli ve uzun zaman eğitim almış olanların iktidarına itaat etmelerini ve bunun yanlış olmadığını öğretmiştir.
İşin ilginç yanıysa, alt ve orta tabakalardaki ailelerin, kendi vergileri ile kurulup, yaşatılan ‘kolej’lerin varlığı için itiraz etmemeleridir. Kendi vergileri ile yaşayan ‘kolejlerin’ kendileri için sorun teşkil ettiğinin farkında değiller.
1940’larda küçük bir Amerikan kasabasını inceleyen sosyologlar, kasabanın üst sınıfından gelen çocukların kolejlere hazırlık programını işgal ettiklerini, alt sınıflardan gelenlerinse meslek programını doldurduklarını gördüler. Sosyologlar ortaöğretimde, toplumsal sınıflar ile mesleki programlar arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu buldular. Ve bu olgunun en önemli sonucu da şu; çocuklar standart testlerle belirlenmiş olan becerilerine göre ayrıldıklarında, toplumsal sınıf ve ırka göre de gruplanmış oluyorlardı*.
Geleneksel okul, alt sınıftan gelen çocuklara, yoksulluk nedeniyle olanaksızlıklardan dolayı başarısız olduklarına değil, yeteneklerinden dolayı başarısız olduklarına inanmalarını öğretir. Buralardaki durum da tam bunun bir göstergesi. Kolej eğitimi alma şansını yakalayamayan toplumsal kesim, buna uyum sağlamış. 2015 kişinin girdiği kolej sınavı maratonundan 475 kişi yararlanacak. Geriye kalan öğrenciler de başarısız oldukları ve kolejler girenlerin de başarılı oldukları için bu şansı yakaladıkları masalına inanmaya devam edecekler çünkü kolej ucubesinin yok edilmesi için hiç bir tepki yok.
*https://www.muratkaymak.com