Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

35 kişilik sınıflar neden ve neye hizmettir!..

İlkokul müdürleri ile okullar açılmadan bakanlık yetkilileri toplantı yapmış. Toplantıda Öğretmenler Yasası’ndaki bir madde gündeme getirilerek, uygulamaların bu maddeye göre yapılması istendi. Uyulmaması durumunda müdürlere ‘bundan siz sorumlu olacaksınız’ yönünde uyarı yapıldı.
Öğretmenler Yasası (25/1985) ‘İKİNCİ KISIM’ madde 7 ‘Öğretmen kadrolarının eğitim ve öğretim kurum kuruluşlarına dağılımını düzenlemekte’ ve (1), (a) maddesi şöyle diyor: ‘Her otuz beş öğrenciye kadar bir öğretmen; otuz beşten fazla her otuz ve veya daha az öğrenci için bir öğretmen’, ilke olarak gözetilir.
Yukarıdaki 7 maddenin (1) (a) fıkrası öğretmen kadroları ile ilgili. Yani kaç öğrenci için  bir öğretmen atanacağını düzenlemektedir. Ancak sıkı durun, bakanlık buradan yola çıkarak bir sınıfta kaç öğrenci olacağını, bu maddeye dayanarak düzenlemektedir.
İlgili madde bir okula öğretmen atanmasıyla alakalı iken, madde sınıf sayılarını düzenlemede kullanılmış. Burası KKTC her şey olur kardeşim diyorsanız, yapacak hiçbir şey yok.
25/1985 yasası tam 29 yıllık. Yasa tam 47 kez ‘Değiştirilmiş ve Birleştirilmiş’ hale getirilmiş. Evet tam 47 kez değiştirilmiş bir yasa. Ancak sınıf mevcudu öğretmen kadrosuna göre düzenlenmeye çalışılmakta. Yasanın ilk hali 1985 yılı ve o yılların toplumsal yapısına göre. Aradan 29 yıl geçmiş, sınıflar (buralarda hala daha aynı ama) değişmiş, eğitim ve öğretim programları değişmiş, öğrenci ihtiyaçları farklılaşmış, ilgili madde aynı kalmış.
Kaldı ki her 35 öğrenciye bir öğretmen uygulaması öngören yasa maddesi köy okulları için uygulandığı zaman, olay daha da ilginç bir hal almakta ve yanlışlığı ortaya çıkmakta. Köy okullarında birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılacaksa iki, üç veya beş sınıf da aynı sınıfta olacak ve 35 öğrenciyi de bir öğretmen okutacak sayıltısı var. Yirmi birinci yüzyılda KKTC gibi küçük bir coğrafyada, birleştirilmiş sınıf uygulaması gibi insan haklarına aykırı uygulamayı hala daha kaldırmamak bir ayıpken, sınıf bölmemek için kadro ile ilgili maddeyi kullanmak daha da bir ilginç.
Eğitim bilimi, ilkokul birinci dönemde öğrencilerin ileriki sınıflarda öğrenilecek konuların önkoşulu olan  ‘Temel Bilgiler’ öğrendiklerini, bu nedenle ilkokul 1. 2. ve 3. sınıflarda buna uygun düzenlemeler yapılması gerektiği üzerinde vurgu yapmaktadır. Öğretim programları, öğretmen niteliği, zaman, sınıf düzenlemesi, sınıf mevcudu gibi konularda dikkat edilmesi önerilmekte.
İlkokul birinci devrede (1. 2 ve 3. Sınıf) 35 kişilik sınıfta eğitim yapmak imkansızdır, o nedenle sınıfların daha az mevcutta olması gerekir. İlkokul 3. sınıfta 35 öğrenciyle, öğretmenin 40 dakikalık bir dersini tasarlarsak tablo şöyle olacak; konu 3 basamaklı iki doğal sayının alt alta toplaması. İlk 5 dakika derse giriş, 15 dakika konuyu anlatma, toplam 20 dakika. Sonra öğrencilere çözmeleri için tahtaya 10 tane soru yazılması. Öğrenciler soruları defterlerine geçirip çözerler. Bu arada öğretmen öğrencilerin yanına gidip birebir işlemlerini kontrol etmek ister. Her öğrenciye 1 dakika ayırsa toplam 35 dakika gerekli. Daha önceden 20 dakika kullanılmış geriye 20 kalmıştı. Her öğrenciye 1 dakika ayırsa 35 dakika zaman yetmez. Mecburen bazı öğrencilerin işlemlerini kontrol etmeyecek, kim şanslıysa onlara yardımcı olacak.  Bir de bu ders taslağının da öğretmen merkezli olduğu dikkate alınmalı.
Peki yanlış veya eksik öğrenmeleri nasıl düzeltecek? İşte bu nedenle ilkokullardaki temel beceri öğretimi nedeniyle sınıf mevcudu 20 civarında olmalıdır. Tıpkı Nevada 15, Alaska, Utah 18, Kaliforniya, Kanada, Teksas 20 dakika olduğu gibi*. TC bile 30 ile sınırlı tutmuş.
Peki sınıf sayıları 35 olursa ne olur? Bunun yanıtı bilimsel araştırmalar ile ortaya konmuş. Sınıf sayısı öğrencilerin kazanımları için önemli belirleyicidir  ve politika belirleyiciler tarafından tespit edilir ancak diğer faktörler eşit olduğunda, sınıf sayısını artırmak öğrenci kazanımlarına zarar verecek. Kanıtlar sınıf sayısını artırmanın kısa zamanda öğrencilerin testlerden alacakları puanlarını düşüreceğini ancak şimdi maliyetten tasarruf etmek için sınıf sayılarını azaltmanın uzun zamanda sosyal ve eğitsel bağlamda daha fazla  topluma maliyeti olacağını göstermektedir**.
Kaliteli öğretim yöntem ve teknikleri sayıca küçük sınıflarda kullanılabilir. Öğretmenlerden ve öğrencilerden yüksek başarı beklemek için sınıf sayılarının azaltmak işin doğrusudur. 35 kişilik sınıflar 1985 yılında kaldı, yasalar çağa uymalı, çağı zorla eski yasalara uydurmamalı, buralarda yapıldığı gibi.
*Doç. Dr. Nejla Kurul Tural. Öğrenci başarısında etkili okul değişkenleri ve eğitimde verimlilik. Ankara Üni.  Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi. 2002. 
** https://www.washingtonpost.com/blogs/answer-sheet/wp/2014/02/24/class-size-matters-a-lot-research-shows/