Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KKTC eğitim sisteminin en büyük eksikliği!

Yükselen eğitimsel değerlerden bir tanesi de “düşünme eğitimi”dir; KKTC eğitiminin de en büyük eksiği. Düşünme, insanların uzun süreli belleklerinde eskiden öğrenip sakladıkları bilgileri yeniden kullanmaları ve yeni bilgiler üretmeleri olarak kabul edilebilir. Zihinsel ve psikolojik bir süreçtir. Ancak geleneksel eğitim sistemi öğrencilerin düşünme becerilerini geliştirmesini engellemektedir. Sadece onların ezberlemelerini sağlamaktadır; yanıt arama üzerine kurulmuştur. Düşünme yeteneklerini desteklememektedir.
Ne yazık ki geleneksel eğitim sistemi öğretmene bilgi aktarma görevini vermektedir. Bu nedenle de öğretmenler bilgi aktarmaktadır; sadece kendisine verilmiş ve öğretilmiş olan bu görevi yerine getirmektedir. Öğretmenler meslek öncesi bu anlayışla eğitim almakta ve öğrencilerine düşünmeyi öğretmek gibi bir misyonları yokmuş gibi davranmaktadırlar.
Öğretmenler bilgi aktarmak yerine eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcı düşünme gibi “düşünme” yetilerini öğrencilere kazandırmalıdır. Bunun için de önce öğretmenler meslek öncesi “düşünme eğitimi” konusunda bilgilendirilmelidir. Meslekteki öğretmenler için de acilen hizmet içi eğitim kursları düzenlenmeli.
Bunu düşünme eğitimi dersi izlemelidir. Okul öncesinden başlayarak, üniversiteye kadar öğrencilere düşünme yetisi kazandırmak için bu tür bir derse ihtiyaç var. Dünya genelinde ve yerel ölçekte çözülemeyen problemler bu ihtiyacı doğrulamaktadır.
Dünyada genelinde hala daha çözülemeyen çevre kirliliği, insan ve hayvan hakları, işsizlik, silah tüccarlığı ve onun yarattığı savaşlar, açlık, sağlık gibi problemler düşünme eğitimi yoksunluğunun eserleridir.
Buralardaki Kıbrıs sorunu, işsizlik, adam kayırma, her türlü sahtekarlık, trafik, sağlık, kolej sınavı ve onun doğurduğu insanımızı sürekli sömüren kolej olgusu, değersiz değerliler olgusu, sahtekarlıkla işe adam alma ve daha bir çok problem, düşünme eğitimi yoksunluğunun yerel eserleridir. En önemlisi de siyasete toplumun esir olmasıdır. Bu toplumda yapılacak olan değişimlerin, siyaset kurumu ve onun aktörleri olan siyasetçilere bırakılmasıdır. Geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerdeki gibi. Halbuki gelişmiş ülkelerde bu durum ekonomi kurumundaki değişimler takip edilerek, bilimsel veriler üzerine inşa edilmektedir.
Yetmiş iki milyonluk TC bile 2006-2007 yılından itibaren Düşünme Eğitimi dersini eğitim programına dahil etmiştir. Ancak buralarda hala daha geleneksel eğitim sisteminin eğitim programı ile 21. yüzyıl bireyleri yetiştirilmeye çalışılmakta. O bireyler de ülkenin her alanında var olan problemleri çözmek yerine yeni problem yaratmaktalar. Aslında yeni problemler yaratmak bireylerin suçu değil, çağdaş eğitim sisteminin gereklerine yerine getirmeyen geleneksel eğitimin ürünü olan bireylerin suçudur.
Tüm bu gerekçeler artık bilgileri en iyi ezberleyen ve yanıt aramaya odaklanan bireyler yetiştiren ve topluma sorun teşkil eden bireyler yetiştiren geleneksel eğitimi terk etmeyi gerektirmektedir.
Alternatif  de önceden öğrenip sakladığı bilgileri karşılaştığı her yeni problematik duruma uygulayabilen “düşünme” yetileriyle donanık bireyler yetiştirmektir. Günümüz dünyası yaratıcı, eleştiren, sorgulayan ve bilgi üreten bireylere ihtiyaç duymaktadır; kendisi problem olan bireylere değil.
Düşünme Eğitimi alan bireyler bu yeterlilikleri kazanır; araştırır, problem çözer, olay ve olgulara eleştiren düşünceyle yaklaşan, yaratıcı düşünebilen bireylerdir. Tam bu ülkenin eksikliğini hissettiği yeterlikleri sergileyebilen bireylerdir.
Kalkınmış pek çok ülkenin eğitim programlarına gerek ders gerekse derslerin içerisine ünite olarak eklediği “düşünme eğitimi”ne bir an önce buralarda da geçilmesi şart. Geçilmezse ne mi olur? Cevabı çok net; KKTC. Her kurumu çürümüş bir toplum ama en başta siyaset ve eğitim, sonra sağlık ve trafik. Sağlıktan basit bir örnek Mağusa Hastanesi’nde çöpler hasta sedyelerinin üzerinde taşınmakta, manzara bu. İnanın gerçektir, fotoğrafları bizde mevcut. Bu davranış hangi insan tipinin bir örneği dersiniz? Düşünme artık buralarda da öğretilmeli, yoksa bu tür manzaralar her alanda görülmeye devam edilecek.