Mehmet Ali Talat, “ülkeyi yönet” dediği başabakana saygısızlık yapıyor…
Başbakan , “kabineye aldığı ve görev verdiği” bakanlara saygısızlık yapıyor…
Parti Meclisi üyeleri, kendilerinden farklı düşünen bakan ve milletvekillerine saygısızlık yapıyor…
Eski milletvekilleri parti başkanına saygısızlık yapıyor.
Başbakan “padişah değilsiniz” diyerek, belediye başkanlarına saygısızlık yapıyor…
Belediye başkanları, “fırça çekerek” bakanlarına saygısızlık yapıyor…
Milletvekilleri, milletvekillerine saygısızlık yapıyor…
Bakanlar, bakanlara saygısızlık yapıyor…
Belediye Başkanları Belediye başkanlarına saygısızlık yapıyor…
Ama…
Başkan sorunu çözmek için ortada yok…
Genel Sekreter parti içi disiplini sağlamak için ortada yok…
Başbakan “bırakıp gitme” arifesinde…
Bakanların “gaşaları” masaları üzerinde, eşya koymayı bekliyor…
Belediye başkanları “istifa” mektubu cebinde geziyor…
Sırtında yumurta küfesi olmayanlar ahkam kesiyor…
Herkes bir şey söylüyor…
Her kafadan bir ses çıkıyor…
Ortada ne parti kaldı, ne fikir üretecek bir ortam…
Kısa bir süre önceki CTP için, “parti değil, patırtı” tanımı yapmıştım…
Aynen devam ediyor…
Yorgancıoğlu döneminden de kötü
Özkan Yorgancıoğlu’nu genel başkanlıktan eden ve Mehmet Ali Talat’a genel başkanlığın yolunu açan olay neydi?
CTP içinde bozulan “düzen…”
Şimdi nedir durum?
Bin beter…
Önce topluma, “parti işleri ile hükümet işlerini birbirinden ayıracağız” dediler…
Güçlü bir hükümet, güçlü bir genel merkez…
Güçlü istişare…
UBP ile hükümet kararı…
39 vekil ile koalisyon…
İş yapmak için her şey var…
Ama, ortada takvim var, iş yok…
Sürekli hükümeti denetleyen bir yapı…
Hükümetle kavga eden bir PM…
Hükümetle kavga eden bir MYK…
Yorgancıoğlu döneminden da beter…
***
Mongol bir yapı
Ne üretti bu hükümet…
Kavga…
Cumhurbaşkanlığı seçimi geçti…
UBP kurultayı geçti…
Bütçe de geçti…
Ama CTP su konuunda “kendi içinde uzlaşı” sağlayamadığı için, “mongol bir hükümet” var şimdi…
Daha eyisi Özkan Yorgancıoğlu başkanlığında CTP- DP hükümeti kalsaydı…
Bunca dönem geçildi, bunca şey değişti…
Da memleket için ne değişti?
Değişen bir şey yok.
Su konusunu aşamayan bir hükümet…
“İstemem” de…
Gönderme bakanlarını müzakere etsin, uzlaşıy varsın…
Onları da rezil etti bu hükümet, kendisi de…
Daha doğrusu CTP…
***
Halka anlatamazsınız…
Bu noktadan sonra halka nasıl anlatacaksınız?
Su gelse ne olacak…
İhale yapılsa ne olacak?
Hangi “aklı başında şirket” bu ortamda katılır sizin ihalenize?
Ki,m nden kendisini bu ortama atsın ki?
Halk zaten daha eve su gelmeden sürecin peşkeşle başlayacağına inanıyor…
Bakanlarınız “vatanı sattı…”
CTP PM aslanlar gibi direniyor…
Yahu PM ne?
MYK ne?
Meclis Grubu ne?
Vekil ne?
Bakan ne?
Başbakan ne?
Parti Başkanı ne?
Kaç tane CTP var…
Kaça bölündü CTP…
Son sözü hangi makam söyleyecek CTP’de…
Şu bilinmelidir ki, CTP çekilirse, bu su bir şekilde gelecek.
CTP tarihi bir misyona sahip.
“En soğru şekilde doğru bir kurguya” ihtiyaç var…
Aksi zulümdür…
CTP şimdi zaten çare üretmek yerine, bu zulmü yaşatıyor…
***
İstifa tehditleri…
“Bu şekilde geçerse istifa ederim…”
“Bu şekilde geçmezse istifa ederim…”
“Beni çiğnemeden bunu kabul edemezsiniz…”
Yahu parti nerde?
Önüne gelen partiyi tehdit ediyor…
Zaten bu durumda Ömer Kalyoncu’nun da…
Birikim Özgür’ün de…
Erkut Şahali’nin de, eğer anlaşma imzalanmazsa, orada kalmalarının da bir anlamı yoktur…
Talat, PM içinden bir ekiple hükümet kurar…
Yoluna devam eder…
Kabineye 1- 2 de belediye başkanı alır…
Her önüne gelen, her önüne geleni istifa ile tehdit ediyor.
Kendi içerisinde tartışmayı beceremeyenler…
Karar almayı beceremeyenler…
Sosyal medya üzerinden CTP’yi, “tartışma yaptıklarını” zannederek rezil ediyor…
Halk da izliyor…
Hep beraber istifa edin de…
Herkes kurtulsun…
































