Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Talat: Yönetmek için hazırız

Su yönetimi konusunda CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat’ın kafası son derece netleşti,.

“Entegre” su yönetimini Özerk Su Kurumu yapacak.
Kurum, tamamen profesyonellerden oluşacak ve yöneticileri de belli kriterlerle görev yapacak.
İçme ve kullanım suyunu ise belediyeler dağıtacak.
BESKİ de bunun için kuruldu.
Belediyeler güçlerini birleştirdi.
Personel alt yapısı…
Malzeme alt yapısı…
Bilgi- beceri alt yapısı güçlü hale geldi.
Yeşılırmak’tan Dipkarpaz’a, oluşacak ekipler her arızaya, her probleme anında müdahale edecek.

Ama nasıl?
KKTC tarafı çalışmalarını tamamladı.
BESKİ’nin de…
Özerk Su Kurumu’nun da yasal alt yapısı tamamlandı.
Özerk Su Yönetimi konusu, hükümet protokolünde de var.
Talat dün, bir grup basın mensubu ile CTP Genel Merkezi’nde bir araya geldi.
Gündem elbette su.
Biz sorduk, sayın Talat anlattı…
Belirsizlikler içerisinde yüzen bir süreç var…

Peki bu Türkiye’ye nasıl anlatılacak…?
Başbakan, bunu anlatmak için randevu bekliyor, ama karşısında muhatap yok.
Türkiye kanadı, 1 Kasım seçimleri öncesinde, büyük bir şovla açılış yapmaya hazırlanıyor.
Türkiye’de de…
KKTC’de de şatafatlı bir açılış töreni tasalanıyor.
Doğrusu yakışır da…
Şu ya da bu şekilde…
Şu ya da bu niyetle…
Kıbrıslı Türklerin içilebilir kalitede suya ihtiyacı var mı?
Var…
Bu suyu talep ettik mi?
Ettik…
Fiyatı uygun ise tüketmeye hazır mıyız?
Hazırız…
İstiyor muyuz?
İstiyoruz.

Türkiye neyi anlamalı?
Hassas bir nokta var.
Kıbrıslı Türkler bu suyu “yönetmek” istiyor.
Elbette fiyatını da ödeyerek…
Projenin hibe yanları vr mı var?
1 milyon 600 bin TL harcandı bu güne kadar.
Kuruşu talep edilmedi.
Ancak, belediyeler ve merkezi otoritenin devre dışı kalması olası değil.
Üstelik buna, sadece CTP değil…
UBP, DP ve bağımsız belediye başkanları da destek veriyor.
Hem de 26 belediye…
Yeniboğaziçi Belediyesi konuyu tartıştırmadı bile…
Lapta neden bu tavırda, o da başka bir soru…
Türkiye, bu noktadaki hassasiyeti anlamalı…
Bu noktadan itibaren yeni bir hareket başlatıldı zaten…

Talat ne düşünüyor?
Haliyle dün, sayın Talat uzun uzun anlattı.
Biz de bol bol not tuttuk…
Satır başlarını notlar halinde aktarıyorum sizlere.
Talat şunları söyledi:
– Özer Su Yönetimi için hükümet krizi beklemiyorum. Zaten protokolde var.
– Şu anda bize gerekli olan Türkiye ile müzakere konuyu etmek. Biz projelerimizi tamamladık. Hükümet müzakere için randevu bekliyor.
– Belirsiz olan konular var. Türkiye projenin ne kadarını hibe etti? Fiyat belirlemesi hangi kriterlere göre yapılacak? Bakım ve onarım nasıl olacak? Ödemeleri nasıl neye göre yapacağız. Bunların tamamını bilmek için, konuyu Türkiye ile müzakere etmek istiyoruz.
– Türkiye özel bir girişim tarafından işlemin yürütülmesini istiyor. Biz ise BESKİ üzerinden yapma kararı aldık. Bu konuda ısrarlıyız. Ancak kriz beklemiyorum. Neden Türkiye ile kriz yaşayalım ki? Türkiye buradaki yapı ve hassasiyetleri zaten biliyor.
– 2010 yılında imzalanan çerçeve anlaşmasının gereği yerine getirildi. O konuya hiç itirazımız yok.
– Suyun kesintisiz olarak evle akmasını sağlayacağız. Evet, kamu yönetiminde ciddi hatalar yapmış olabiliriz. Ancak bu kez başaracağız. Kamu da belediyeler de dersini iyi çalıştı, sağlam hazırlıklar yapıldı. Yönetmek için hazırız.
– Yatırım için planlanan rakamlar 300 milyon TL. 600 milyon TL yatırım nereden çıktı, bilemiyorum. Mevcut sistem iyileşerek, hizmet kalitesi artarak yolumuza devam edeceğiz.
– BESKİ ihale açarak, ya da özelle anlaşarak hizmet kalitesine katkı yapabilir. Bunda hiçbir engel yok. Ancak, suyun eve ulaşımında yetki BESKİ’de olacak.
– Tesisler, barak, baraja ulaşan bağlantılar Türkiye’nin kontrolünde olacaktır. Şimdi ortaya yeni bir anlaşma çıkacak ve mülkiyet konusu orada da değerlendirilecek.
– Açıkçası ne olacak bilmiyorum. Bazı törenlerden bahsediliyor. Bazı noktaların netleşmesi gerekiyor.
– Ülkenin ekonomik düzeyinin kaldırabileceği yatırımlar ve buna göre su ücreti belirlenmesi gerekiyor. Hayalci yatırımlarla, vatandaşın sırtındaki yükü artırmayacağız.
– Türkiye ile yapacağımız müzakerede, ödeyemeyeceğimiz bir miktar ortaya çıkarsa, yeniden değerlendirme yapacağız.


– Su müzakere masasına pozitif katkı yapabilir. Rumlar, su üzerinden Türkiye ile hem ekonomik hem de siyasi yakınlık kurabilir. Bu elbette çözüme katkı yapar.
– Eğer bu suyu kullanmaya başlamazsak iki yıl içinde grak grak edeceğiz. Gelinen aşamada su konusu o kadar hayati. Kuyular hızla kuruyor. Tarımda kalite düşüyor.