Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kıbrıslı Türkler yapamaz…

“Kıbrıslı Türkler yönetemez, yönetme yetenekleri yok, batırırlar…”
Kıbrıslı Türklerin yönettiği en büyük organizasyon KKTC…
Batak mı?
Türkiye yardımları olmasa, bu haliyle batak…
Ya kamu yönetimi ne kadar başarılı?
Gereksiz personel yığınları bir yerde…
Diğer yerde çalışan azlığı…
Çağın gerisinde uygulamalar…
Verimsiz bir kamu düzeni işte…
Belediyeler…
Batak mı?
Halleri ortada…

Bir çok yatırım TC kaynakları, AB kaynakları ile yapılmakta…
Sosyal sigorta ihtiyat sandığı yatırımı yapamayan belediye sayısı az mı?
Maaşlarını devlet katkısı ile ödeyen sayısı?
Tahsilatta başarıları nedir belediyelerin?
Buradan bakınca, durum berbat…
Zaten herkes bu tabloya bakıyor ve “Siz batırırsınız” diyor…
KTHY de öyle…
ETİ de öyle…
BRTK da öyle…
Bankaları batırdık birer birer…
Yakın tarihimizde…
Evet hepsi de doğru…

Kötü yaptığımız onca şey ar ki…
İçinde “kamu” geçen her şey bizi “iğreti” ediyor…
“KİT” lafını duymak bile istemiyoruz…
Talan mı?

Ya yaptıklarımız…
Yapamadıklarımız çok da…
Yaptıklarımızı saysam bu sayfa sığar mı?
Bu topraklarda onlarca marka yaratan değerlerimiz var…
Yurt dışında, dev markaları yöneten Kıbrıslı Türklere ne demeli…
Dünyadaki kaç üniversitede, kaç bin genç bu topraklardan çıkan değerlerin ağzına bakıyor bilen var mı?
Türkiye’de yönettiğimiz şirketlerin sayısını bilen var mı?
İngiltere’de neler başardık mesela?
Avustralya’da…
Üniversitelerimizde öğrenci sayısı 100 bine ulaştı.
Neredeyse her okulun rektörü, ya da mütevelli heyeti başkanı Kıbrıslı Türk…

Bizde bu yetenek var…
Hiç kimse “Kıbrıs Türkü yönetemez” demesin.
Dünyanın bildiği yüzlerce bayi, bugün Kıbrıs’ta tüketici ile bir arada…
Yönetiyoruz…
Üniversitelerimizi…
Yönetiyoruz…
Sağlık sistemimizi…
Yönetiyoruz…
Kamuda aksaklıklar olsa da, dünyanın imrendiği bir demokrasimiz var.
Herkesin özgür olduğu, yazdığı, konuştuğu bir ortam var.
Evet kamu yönetimini beceremedik…
Bunda dünyadan izole olmamızın bir etkisi yok mu?
Türkiye’de iktidarlara göre değişen siyasetin etkisi yok mu?
Şu ya da bu nedenle “kötü yaptıklarımız” vardır elbette…

“Yapamazsınız” deyenlerin “yapamadıkları…”
Bize “yapamazsınız” diyen Türkiye Cumhuriyeti bakan ve yöneticileri var ya…
İş yapamadıklarımızı saymaya gelince…
Biz daha başarılıyız, emin olun.
Bu halk “küçümsenecek” bir akla sahip değil.
Bu halkı “küçümseyenin” aklından şüphe edin de korkmayın.
Biz kendi adaletimizi sağlasak…
Sağlam yasalar yapıp, yapılanları uygulasak…
Kaynaklarımızı doğru kullansak…
O nedenle, “yapamazlar” deyenlerin, “yaptıklarına” bakınca…
“İyi ki yapmamışız” dediğim onca şey var ki…
Yapamamak göreceli. Bildiğim “eğer yapmak istersek…
Zekamız da var…
Kaynağımız da var…
Bilgi birikimimiz de var…
Var da var…

***

Özel izin olunca, kaza da olmaz… Hıhım…

 

Fotoğraf da, yazı da bir okurumuzdan geldi.
Benim için toplum sorunlarına duyarlı, bir gazeteciden fazla araştıran, duyarlı birisi.
Bu nedenle yazdığını da fotoğrafını da gönül rahatlığı ile paylaşıyorum sizle…
Yorum sizin…
Sadece bu tip araçları gördünüz mü, kendinizi koruyun. Zira sizi koruma içgüdüsü ile alınan bir kara vardı, artık yok.
İşte o uyarı:
“Sayın Hüseyin Ekmekçi, uzun zamandır sizinle yeni bir şey paylaşamadım.
Ama bugün (dün) gördüğüm bir olay beni şaşkına çevirdi. Lefkoşa’dan Girne’ye inerken önümde yüklü beton mikserleri gördüm.
Girne Emniyeti trafik şubesini aradım ve durumu anlattım. İlgili memur beni daha üst birine aktardı ona da yüklü kamyonların Ciklos’tan ileriye gitmesinin kanunsuzluk olduğunu söyledim.
Buna izin vermemeleri gerektiğini hatırlattım.
Bana mikserlerin plakalarını sordu, söyledim.
Bu araçların bakanlar kurulundan izinli olduğunu anlattı.  Korman Construction adına kayıtlı araçlar su projesi işinde çalışırlarmış dedi.

Bakanlar kurulu kararını da tartışamayacağını söyledi. Teşekkür edip kapattım.
Anlayamadığım olay kamyonların fren sistemi teknik bir konudur yüklü iken iniş aşağı giderken patlama ihtimali normal araçlara göre çok yüksektir. Bunun örneklerini yeni liman yapılırken çok gördük. O yolda frenler patlayıp aşağıya inen ve kaç tane insanın ölümüne sebep olunduğunu unutmadık.
Kaldı ki şimdiki nüfusu düşünürsek, yol daima kalabalık. Böyle bir bakanlar kurulu kararına inanamıyorum.
Güler misin ağlar mısın?
Birileri para kazanacak diye insanların hayatını riske atmaya değer mi? Korman, betonu Dikmen’deki santralından taşıyacağı yerde Çamlıbel’deki santralından taşısın. Belki biraz daha uzaktır ama insanların hayatını riske atmaz.
Bu konu ile ilgilenirseniz mutlu olurum… Esenlikler dilerim…”