Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Derdiniz halen daha koltuklarınız, makamlarınız…

 

Zırnık şüphem yok…
Kavga metotları aynı…
Makam sevdası aynı…
Hırs aynı…
“Ben bakan olayım da…”
Olmayan tüm UBP’li milletvekilleri, kurultayda da başkan adayı olabilir.
Onla bitmez.
Bu kez de “müdür, müsteşar” kavgası başlar…
O da devam ediyor zaten, görüyoruz, duyuyoruz…
Şaka gibi ama gerçek…
Hükümet kamuoyuna, “Her şeyi kökten değiştirecek” diye sunuldu…
CTP UBP’ye, UBP CTP’ye inandı…
Ama kavga daha kuruluş aşmasına başladı…
Bencilce talepler…
Liderlerin “dengeye oynama” çabası…
Evet…
Hem Talat, hem de Özgürgün, “Ülkeyi kurtaracak ekip” üzerinde durmadı…
“Parti içi dengeler” dediler ve öyle yürüdüler…
Ortaya da bu kabine çıktı…
Dün de “sürpriz” atak İskele’den geldi…
Nazım Çavuşoğlu, “Beni bakan yapmadınız” demiyor…
Tüm İskele, “Neden İskele’den bakan yok” diye ayağa kalkıyor.
“Memleket” deyen yok…
“İş yapalım” deyen yok…
“Sizi denetleyeceğiz” deyen yok…
Varsa yoksa bölgesel çıkarlar…
Kişisel ikballer…
Memleket umurunuzda mı?
Hükümet oldunuz…
Ekonomi yerde sürünüyor…
Eğitimde güçlü bir proje ile yola çıkıldı…
Memleketin geneli çöplükten farksız…
Saçma bir teşvik politikası ülke kaynaklarını sömürüyor…
Gençler göçe devam ediyor…
Üniversiteler sektörü artık sağlam bir zemine oturmalı…
YÖDAK görevini yapmıyor, yapamıyor…
Kamuda verimlilik sağlanmalı…
Siyasi partiler daha demokratik yapılara kavuşmalı…
Demokrasi tüm kitlelere, kurumlara yayılmalı…
Herkes perişan…
Ama örüyorum ki dert tasa bu yönlerde değil…
“Ben neden yokum” kavgası var…
Sadece UBP’de değil…
Gözlemim o ki CTP’de de var…
İşe konsantre olan yok…
Reforma konsantre olan yok…
Herkes sadece kendisine konsantre…
Bu halk son kez “ümitlenmek” istedi…
Ümitlendi…
Bu şansı bir daha vermez…

 

Havadis’ten…

Arkadaşımız Devrim Demir, son dönemlerin en önemli adli haberlerinden birine imza attı.
Çorap söküğü gibi gelen bir dizi uyuşturucu olayının, cezaevine nasıl uzandığının hikayesini yazdı. Cezaevi müdürünün “Uyuşturucunun içeriye girmesini engelleyemiyoruz” sözlerine neden olan, çetenin parçası olduğu düşünülen gardiyanın izini sürdü.
Polisin sır gibi sakladığı bilgilere ulaştı.
İşi bu.
Devrim adliye muhabiri.
Elbette böyle bir haber yapacak.
Yapmasa, bu işi bıraksın…
Olayın kendisi üzerinde kafa yormayanlar, “Neden gardiyanın ismini açık yazmadınız” üzerinden, Havadis’i “suçluyu korumakla” suçluyor.
Mahkeme koridorlarında kavga çıkaran, polise sitem eden meslektaşlarımızı anlarım…
Haber atladılar, normaldir.
Ancak, mahkemeye polisin açıklama yapmadığı olayda, suçlunun ismini gizledik.
Soruşturmanın selameti açısından da, polise yardımcı olma adına da isim gizleyebiliriz.
Biz aynı zamanda kamu hizmeti yapıyoruz…
Kimisi mesleki kıskançlık, kimisi bilgisizlik… Havadis Haber Merkezi ile bir kez daha gurur duydum…
Bu haberi yapabilme cesareti…
Bilgiye ulaşma kabiliyeti… Haber takibi… Teşekkürler Devrim…
Teşekkürler çalışma arkadaşlarım…
Biz tüm eleştiri ve suçlamalara saygı duymakla birlikte… İyi ki böyle güzel bir ekibin parçasıyız…
İşimiz haber, gücümüz haber…
Bize güvenen tüm Havadis dostlarına binlerce kez teşekkürlerimizi sunarız…
Çalışmaya, üretmeye, sorgulamaya, değişim için kavgaya devam edeceğiz…