Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Mersin’de Mersinliye ekmek kalmadı”

48 saatliğine Mersin’de konakladık.

Malum bayram tatili…
Bayram tatili nedeniyle, her yıl olduğu gibi…
Bu kısa molada, elbette gözlemlerimiz var.
Paylaşalım…
Her şeyden önce, IŞİD denilen bu bela, Mersin’i de kökten etkilemiş.
İki açıdan.
Öncelikle, burası Suriye ve Hatay’a yakın.
IŞİD teröristlerinin bir kısmının burada saklanıyor olması ciddi endişe.
Düşünsenize… Terör Kıbrıs’a bu kadar yakın.
Terör saldırı endişesi var, bu nedenle kalabalığa girmekten korkanların sayısı hayli fazla.
Nerede bir kalabalık görse, uzağından geçen var.
Böyle de yaşanır mı?
Yaşayanlar var…

Mersinli ekmeğini kaptırdı
İkinci bir etki daha var.
O da ekmek parası…
Terörden kaçan on binlerce Doğu vatandaşı Mersin’e sığındı.
Yıllardır Mersin’de ekmek yiyor…
İş tutuyor…
El gücü ile…
İş yeri açarak ekmek kazanıyor…
Mersinli ekmeğini 20 yıldır terörden kaçanlarla paylaşıyor.
Şimdi buna bir yenisi eklendi…
Suriye’den kaçanlar…
Hele hele cebinde para ile gelen Suriyeliler Mersin’de her işe giriyor.
Bu da ciddi bir kaos…
Mersinli, neredeyse Mersin’e girişin, pasaportla süreli yapılmasını isteyecek…

Anlattılar, dinledim…
Mersin’de haliyle tanıdığımız çok.
Esnaf olan var…
İşçi olan var…
Memur olan var…
Bayramda buluştuk ya…
Esnaf olan anlatıyor:
“Neredeyse günde 15 Suriyeli dilenci iş yerine giriyor. Bir türlü bitmedi. Sadece o değil. Biz dükkan kirası, vergi veriyoruz. Onlar ellerde bohçalarda satış yapıyor. Ne kira ne vergi. Belediye de polis de müdahale etmiyor ya da edemiyor. Bizden daha ucuza satış yapıyorlar…”
Tanıdık geldi mi?
İşçi olan aile yakınım anlatıyor:
“Biz ayda 1100 TL için sırf sigortalı diye canımızı yiyoruz. Öyle 8 saat de değil. Ama Suriyeli 5 kişi birden gelip aynı işe ayda 700 TL’ye çalışacağını söylüyor. Sigorta falan da istemiyor. Mersinliye Mersin’de ekmek kalmadı…”
Bu da tanıdık değil mi?
Bu da bana tanıdık geldi…

Her yere derme çatma iş yeri
Bir şey daha var…
Neredeyse her mahalle arasına bir büfe, bir market açılıyor.
Tamamı Suriyeli…
3-5 kuruşu ile kaçıp gelen, karın tokluğuna çalışıyor.
Az daha fazla para getiren ise iş yeri açma peşinde…
Ara sokaklar market doldu.
Üç Suriyeli bir araya gelip bir market açıyor.
Bu da benzer değil mi?
Noktayı ise bizim bacanak koyuyor:
“Mersin artık çekilmez oldu.
Mersinliler ya yaylaya kaçıyor ya da yazlıklara…
Ekmek geçmişte zaten Doğu’dan gelen, terörden kaçanlarla bölüşülmüştü…
Şimdi buna bir de Suriyeliler eklendi.
Her türlü kaçak işin içinde bunlar var.
Uyuşturucu ve fuhuş arttı. Gazeteler Mersin’de bu haberlerle doldu. Aç kalan hırsızlık yapıyor.
Kamplarda kalmak istemeyenler yakın şehir deyip Mersin’e geliyor…
İş yeri açan açana. Denetleyen yok.
Düşünün seçimlerde Doğu’dan gelenler kendi adaylarını koyarak birçok belediyede seçim kazandı.
Mersin eski Mersin değil.
Ekonomik olarak da siyasi olarak da Mersin geçmişi mumla arıyor…
Mersin’de Mersinlilere ekmek kalmadı…”

“Benzeştik” dedim… Ama bir farkla…
Dinledim… Güldüm haliyle…
Aynı sıkıntıları Kıbrıslı da yaşamadı mı yıllarca?
Şimdi her şeyi tükettik ve rahat ettik…
Mamur ettik yani… Yetmedi ama biz bir şey daha yaptık…
On binlerce de hak etmeyene vatandaşlık verdik.
Şimdi onlar yolda sokakta bizi beğenmiyor, aşağılıyor, daha fazlasını istiyor, taşeronluk yapıyor, duygu taşeronluğu…
Benzeştik… Bir farkla…
Biz Kıbrıslılığımızı unutuyoruz, unutmamız için siyaset yapıp uygulayanlar var…