Değil köşe yazısı, kitap yazılır…
Annan Planı sonrasında tabiri yerindeyse, “herkes emlakçı” oldu…
Emlakçı olup, batan milletvekillerimiz bile var mazimizde…
“Taze tezek” hikayesi…
Herkes o alana kaydı.
Annan Planı’nın sağladığı “malı alanın yanına kalır” rahatlığı…
Üzerine deniz ve kum…
Bir de sıcak iklim…
KKTC emlak almak isteyen yabancılar için cennete döndü.
Çok sayıda “çulsuz” müteahhit olarak ortaya çıktı.
Her boş araziye neredeyse ev yapıldı.
Müteahhit türer de emlakçı türemez mi..?
Nasıl olsa denetimsiz bir alan.
KKTC denen organizasyon, bir çok alanda olduğu gibi, emlak sektöründe de “gelene geç” diyen bir yapıya sahip.
Hal böyle olunca…
Çapsız müteahhitler ve çulsuz emlakçılar, bu ortama balıklama daldılar…
İngiltere’de aranan Gary Robb vakası buna örnek.
Dünyada mafya ve kaçakçı olarak aranırken, bizde itibar sahibi bir beyefendi muamelesi gördü…
Ta ki, yüzlerce İngiliz’e kazık atana kadar…
Sadece o mu?
Kulaksız mesela…
Gücü yok ama müteahhit oldu.
Bir taraftan evleri İngilizlere sattı, diğer taraftan bankaya ipotek etti.
Bir taraftan bankadan para aldı, ödemedi, diğer taraftan İngilizlerden aldığı parayı da cebine koyan Kulaksız beyzade, şimdi o paraların keyfini sürüyor, Türkiye’de…
Banka ve İngilizler de ayıklasın pirincin taşını…
Bankanın kaçan parasına mı yanarsın, mağdur İngilizlere mi?
Benzer çok sayıda müteahhit var.
Dedim ya…
Denetimsiz bir alan…
İstediği gibi cirit atan beyzadeler.
Ne oldu peki?
İngiliz alıcı sayısı git gide azaldı.
Keriz mi insanlar?
Emekliliğe kadar kazandıklarını “huzur” için gelip buralara yatırıyorlar…
Sonra da kazıklanıyorlar…
Evi alamıyorlar…
Para da gidiyor ellerinden…
Evi alan tapu alamıyor…
Tapu alacağını zannedenin evi, banka tarafından “müteahhidin borçları nedeniyle” satışa çıkıyor.
Düşünün iz evin içinde, alıcı ise dışarıda…
Emekli bir İngiliz için ne korkunç bir şey…
Şimdi de Rus…
Çok sayıda İngiliz’e, “dolandırıcı İngilizler” ev sattı, aracı oldu.
Kaybettik İngiliz pazarını…
Çulsuz beyzadeler nedeniyle…
Akıl koyduk mu?
Bu alanı denetime aldık mı?
Emlakçıları sorguladık mı?
Tedbir aldık mı?
Emlakçılar Yasası’nı geçirdik mi?
Müteahhit olmak isteyenleri sorguladık mı?
Yok…
Bu alan denetimsiz ya…
Bu kez de İngilizlerin ve Kıbrıslıların boşalttıkları “dolandırıcılık” alanına, yeni pazar Ruslar yerleşti.
“Liberalleşen” Rusya’nın yeni zenginleri ve zenginleşen orta sınıfı, soğuk Rusya’dan kaçıp, sıcak Kıbrıs’a akın ediyor.
Hem Kuzeyde, hem Güney’de ev alıyor.
Hem müteahhit hem de emlakçılar için İngilizler kaçarken, gelen Ruslar can simidi oldu.
Şimdi yeniden bir skandalla karşılaştık.
Rus dolandırıcılar devreye girdi.
Ruslar Rusları dolandırıyor.
Her türlü düzenek kurulmuş…
“ucuz ülke ucuz ev” pazarlaması yapılıyor.
Rusya’da evini satıp, belirsizliğe para yatıran Ruslar var…
Çok sayıda…
Kapora kaptıran da var…
Evini satıp
KKTC’de ev alamayan da…
Bin 600 Rus…
Bu Emlakçılar Birliği’nin ulaşabildiği rakam.
Dediğim gibi soygun için çakal Ruslar, her türlü düzeneği kumuş.
Ama Kıbrıs Türk müteahhit ve emlakçısına zarar veriyor.
Soru şu:
“Bu pisliği temizleme niyetimiz var mı?”
Bunun ülke ekonomisine verdiği zarar, birilerinin umurunda mı?
Oturup ciddi ciddi bu alan9ı “çakallara” bırakmayacak düzenlemenin alınması gerekir.
Zira zararını, dürüstçe işini yapan ve Rus pazarından ciddi pay alan müteahhit ve emlakçılarımız çekiyor.
Yazık değil mi?
































