Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hesapsız kitapsız arpa politikası

Maalesef, bir eylem daha toplumu ikiye böldü…

Çiftçi haklı…
Çiftçi haksız…
Hangi noktada olursanız olun, fark etmez…
Rakam olarak ne biliyorsunuz?
Cevap da burada gizlidir.
Mesela ne kadar bu yıl arpada rekolte?
Bilen var mı?
Böyle bir istatistik yok…
Çiftçi, rulo balya sayesinde ne kadar para kazandı?
Hiçbir hesaplamada bu da yok…
Ne kadar rulo balya yapıldı?
Ne kadarı satıldı?
Ne kadarı hayvancılar için ayrıldı?
Bilen yok.
Devlet “62 kuruş kilosu” dedi.
Çiftçiler Birliği “67 kuruş kilosu” diyor…
Neden?
Neye göre?
Devlet hangi yöntemi kullanarak buldu 62 kuruşu?..
Çiftçi nasıl bir hesaplama ile 5 kuruş daha fazla bir fiyata ulaştı?
Bilen var mı?
“Dünya borsası” deniyor…
Dünya borsasında arpa 45 ve 49 kuruş arası…
Bizde devlet 62 kuruş buldu…
7 kuruş da Doğrudan Gelir Desteği ödemesi var.
Ulaşılan rakam 69 kuruş…
Devlet bunun 2 kuruşunu da “Genel Tarım Sigortası Fonu”na kesmekteydi.
Bu yıl fona kesinti olmayacağı açıklandı.
Kim, hangi hesabı neye göre yapıyor?
Çiftçi mi haklı?
Devlet mi?

5 kuruş, 60 milyon TL demek
Rekolteyi bilen yok.
Deniyor ki, “Tahminen 120 bin ton…”
Yani 120 milyon kilo…
Devletin ödediği 62 kuruştan alınırsa arpa, piyasa değeri 74 milyon 400 bin TL…
Çiftçinin istediği 67 kuruştan alınırsa 80 milyon 400 bin TL…
Arada 6 milyon TL’lik bir fark var.
Ancak…
Rekolte gerçekten 120 bin ton mu?
Bilen yok…
“Tahmini” denmekte…
Çiftçinin Doğrudan Gelir Desteği, mazot desteği gibi teşvikler çıktıktan sonra, kilo başına ne kadar masraf ettiğini bilen var mı?
Dönüm başına bir çiftçi ne kadar masraf ediyor mesela?
Ne kadarı emek?
Ne kadar araç gideri?
Bilen var mı?
Yok…
Biri diyor 62 kuruş, diğeri diyor ki 67 kuruş…
Ama kimse, ayrıntılı rakam ortaya koyamıyor.
“Ne koparırsak kardır” mantığı öne çıkıyor.

Nereye varacak?
Maalesef, devlet yıllardır bu konuda bir politika oturtamadı.
Çiftçi ne de olsa oy deposu.
Bunu çiftçi de biliyor, siyasetçi de.
Mantık belli.
Al traktörü kumpayı, gel şehere…
Kır dök…
Al istediğini git köye…
Yine öyle mi olacak?
İkna edilmeye ihtiyacım var.
Beni değil sadece…
Herkesi…
Çiftçiler Birliği bu hesaplamayı ortaya koymalı.
Kaba kuvvetle, yol kapamakla, “hakkımızı söke söke alırız” demekle olmaz.
Ben, “acaba benim hakkımı mı alıyorlar” diye endişe etmemeliyim…
Kimse etmemeli.
Ama hani devlet otoritesi?
Yok.
Gene yok.
Dün sabah, Tarım Bakanı net tavrını ortaya koydu…
“Bu fiyat yeterli” dedi.
Fiyat Güney Kıbrıs ile aynı…
Türkiye ortalamasın da üzerinde.
62 kuruş…
Dünya borsasının da üzerinde.
Ama kimse rakamların hesaplanma yöntemlerini bilmiyor.
Bir kaba kuvvet…
Bir restleşme…
Ve başkentte bir huzursuzluk devam ediyor.
Sorunu irade çözer.
Çağdaş yöntemler çözer.
Devlet alıcı olmaktan çıkıp, denetleyici olsun.
Teşvik politikaları yeniden gözden geçirilsin.
Yeni ürün çeşitliliği için politika belirlensin…
Şu yapılsın, bu yapılsın…
Ama her yıl, her yıl aynı tartışmalar…
Aynı kavgalar…
Bıktırdı…
Her alanda olduğu gibi…