Kamu Hizmeti Komisyonu Gürsel Selengin’in eşi, yazılı sonrasında 3’üncü gösterildiği sınavı, sözlüden sonra 1’inci bitirdi.
Geçtiğimiz Cuma günü kesin sınav sonuçları da açıklandı.
Şahıslar üzerinden gitmeye utanıyorum artık ama…
Nedense, biri Kamu Hizmeti Komisyonu’na üye oldu mu…
Etrafı da “seçilmiş” insanlarla dolup taşıyor.
Yazılı sonrasında eşit puanla ama kıdem nedeniyle ikinci sırada olan Gürsel Selengin’in eşi, eşinin de yer aldığı Komisyon karşısında “sözlüdeki üstün başarısı” birinci geldi.
Birinci gelmekle ikinci gelmek hatta beşinci gelmek arasında ne fark var?
Beş kişi terfi edecekti zaten?
Çünkü ilk sırayı alan istediği yeri tercih ediyor.
Gözümde “yok” hükmündedir
Maalesef Kamu Hizmeti Komisyonu’nun değeri, benim gözümde, yargının dahi hapse gönderip suçlu bulduğu “sahte imzacı” Emir Emirkanı’yı akladı ya… Yok hükmündedir.
Mahkemenin ceza verdiği adama Kamu Hizmetleri Komisyonu iade-i itibar yaptı.
Emirkanı soru bankasını tarumar etti.
Düzeltmek halen mümkün olmadı. Binlerce dolar harcandı burası için ama…
Emir Emirkanı, bu komisyon tarafından aklandı.
Bu nedenle benim için artık “yok” hükmündedir.
Oyunlarına devam ediyor
Cumhurbaşkanlığından aldığı güçle, Kamu Hizmeti Komisyonu’nda cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik kullanılacak oyunlara devam ediyor.
Şüphem bu yöndedir.
Hükümet “ben dürüstüm” deyedursun…
Her köşede ayin ve oyun devam ediyor.
CTP’liler, “Biz yapmayız” demeye devam etsin…
CTP ve DP gençlerine “istihdam yapmayacağız, Kamu Hizmeti Komisyonu’ndan kazanın öyle gelin” diyor ya övüne övüne…
Ne oyunlar dönüyor Kamu Hizmeti Komisyonu’nda bir baksın. (Benim de hayalim, tam bağımsız bir komisyonun istihdamları yapması yönündedir.)
Oyunlar, devam ediyor.
Başını CTP’nin çektiği bu hükümet çok noktadan kirlenmeye başlamışken, Başbakan ya müdahale edecek ya da bu kokuşmuşluk başbakanlığın içine girmeye başlayacak.
Bayan Selengin’e bakalım
Kamu Hizmeti Komisyonu Üyesi Gürsel Selengin’in eşi, Berna Selengin’in birinci olduğu sınavla ilgili süreç çok ilginç.
Hızla işledi.
Hızlı işlemesi için sendikalar dahi devreye girdi.
19 Eylül 2014’de Tapu Dairesi için başbakanlıktan yetki istendi.
Ne için?
5 tane Şube amirliği için yetki talebi yapıldı.
Başbakanlık da 24 Eylül’de Maliye Bakanlığı’na yazı yazarak, bu yetkinin verilmesini istedi.
Maliye de bekletmedi, bu yetkiyi verdi.
Siz “hükümetçilik” oynadınız ya…
Bakalım Kamu Hizmeti Komisyonu ne yaptı…
KHK 6 Aralık’ta sınavı yaparak, geçici listeyi yayınladı.
Hızlıca…
Kamu Hizmeti Komisyonu’nun bu sınavı yapılacaktı ya… Herkes devreye girdi.
Mesela Vergi Dairesi için talep edilen istihdam sürecine bakalım mı?
5 Mart 2014’de Başbakanlık yetki verdi, 11 Mart’ta da Vergi Dairesi’ne atama için personel talep edildi.
Kamu Hizmeti Komisyonu 25 Mart’ta Vergi Dairesi için duyuru yaptı.
27 Mart- 11 Nisan 2014’te de müracaat kabul edildi.
Ama Vergi Dairesi’nin sınavları yapılmadı…
“Soru bankasında kaynak yok” gerekçesi ile…
Ama Tapu Dairesi için hızla adım atıldı.
Maliye için atılmayan adım, tapu için atıldı.

Statüko her yerde
Şeytanın avukatıyım ya ben…
Yasa Gücünde Kararname ile Maliye- cumhurbaşkanlığı arasında gerilim yaşandı.
Kamu Hizmeti Komisyonu da, “üyenin eşinin birinci geldiği sınav” için hızla adım atarken, Maliye Bakanlığı’na yapılacak istihdam için enden suskun? Hem de 9 aydır.
2014’ün ilk atama talebi Vergi Dairesi için ama…
Cezaevi’ne atama yapıldı…
Mahkeme’ye yapıldı…
Tapu Dairesi’ne yapıldı…
Vergi Dairesi’ne neden yapılmadı…
Bunu da “statükonun şefkatli kollarında” arayabiliriz.
***
Neden öteleniyor?
Neden 2014 yılı içerisinde Maliye Bakanlığı’ndan giden 16 gümrük, 7 bütçe, 6 Para Kambiyo için…
Diğerleri ile birlikte yaklaşık 30 yeni istihdam için Kamu Hizmeti Komisyonu kılını kıpırdatmadı.
Neden 2015’e bırakıldı?
Acaba diyorum, bunun da Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgisi olabilir mi?
Bu istihdamları yapma yetkisi Kamu Hizmeti Komisyonu’nda…
Komisyonun “ipi” ise Cumhurbaşkanı’nın elinde.
Emre amade KHK Üyeleri, yeni istihdamları, Nisan 2015 Cumhurbaşkanlığı seçimi için kullanabilir…
Bunu da “tarihe not” düşme adına ben buraya yazayım da…
Süreci beraber izlemeye devam edelim.
Bu arada, sendikaların üst düzey yönetimlerinde görev yapanların çalıştığı kurumlara yönelik ilk atama ve terfi sınavlarının da Kamu Hizmeti Komisyonu’nda hep öncelikli olduğuna yönelik şikayetleri de ayrıca değerlendirmekte fayda vardır.
Bazı sendikaların ise LHK ile “içli- dışlı sarımsak başlı” olmalarının altında yatan nedenler de ayrıca irdelenmelidir. Dedim ya “statüko” her yerde.
***
Kendileri yönetecek
Bu arada…
Bağımsız kurumlara yönelik önemli bir gelişme var.
“Kurumlar bağımsız ama maliyesini başkaları yönetiyor, mali olarak bağımsız değil” denilmişti ya.
2015 yılı için Maliye Bakanlığı bütçe yönetiminde değişim yapıyor.
Bağımsız kurumlara ayrılan ödenekler yılın başında serbest bırakılacak.
Sayıştay, Ombudsman, KHK, Yargı bağımsız kurumlar.
Tüm ödenekleri 1 Ocak 2015 itibarı ile serbest bırakılacak.
Bu kurumlar da kaynaklarını kendileri yönetecek.
Bu talep Sayıştay Başkanlığı’na aitti.
Terfiler, atamalar için bu yetkiyi istemişti.
Şimdi bu 2015’de yaşam bulacak.
İşte bu kurumlar, artık “ekonomik” olarak da bağımsız.
Maliye tarafından “sıkboğaz” edilmeyecekler.
Ama, “ödenekler içinde kalma koşulları” var.
Bağımsız kurumlar, mali olarak da iyi yönetilmeli, yeni dönem bunu dayatıyor.
































