Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bütçe ile ekonomi farklı şeyler

“Bütçe yönetmekle ekonomiyi yönetmek aynı şey mi?”

Son dönemlerde, iş dünyasından en çok şikayet re’sen vergiler…
Vergiler…
Dolaylı vergiler…
Bütçe yönetimi, Maliye Bakanlığı’nın elinde ve “1+1=2” mantığı ile yoluna devam ediyor.
Bütçeyi toparlama anlamında Maliye Bakanı Zeren Mungan ve ekibine başarılı diyebiliriz.
Ancak, ekonomik refah, rahatlama, reel sektörü destekleme, krediye ulaşmadaki kolaylık, istihdamın artması gibi konularda aynı başarının olduğunu düşünmüyorum.
Piyasada eskiden peşin ödeme vardı.
Yerini aylık çeklere bıraktı…
Şimdi “altı aylık çeklere” şükür edenler var.
Bütçe yönetimindeki itina ve özen, maalesef piyasanın rahatlaması, istihdamın artması, reel sektörün desteklenmesi, krediye ulaşım, teşviklerin adil dağıtımı gibi konulara, yani ekonominin temel yönetimine yansımıyor.
Bu da hükümetin tüm kademeleri arasındaki “uyumsuzluğu” ve “projesizliği” gösteriyor.
Maliye Bakanlığı, piyasayı bu şekilde sıkmaya devam ettiği sürece, krizin daha da derinleşeceği muhakkaktır.
Bütçe yönetimindeki “başarının” ekonomi yönetimine de yansıması kaçınılmazdır.

***

“Veliaht olacağım” diye, kepaze olanlar var
Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu, siyasi yaşamındaki son seçiminde…
“Veliaht” belirleme zamanı.
Daha önceki denemeler tutmadı…
Salih Miroğlu’nun ömrü yetmedi.
Tahsin Ertuğruloğlu tutmadı…
Hüseyin Özgürgün başladı, bıraktı, yeniden deniyor.
Kaşif denendi, kazanamadı.
Küçük denendi…
Bir de hevesliler var.
Sağın lideri olmak için, çok sayıda hevesli var.
İşte, hem UBP hem de DP içerisinde, bunun heveslilerinin maharetlerini izliyoruz şimdi.
Örneğin DP tabanında o destek yok ama DP yönetiminde olan, “hem DP’liler, hem de bir ayağı UBP’de olan DP’liler” canhıraş bir yarış içerisinde…
Eroğlu’nun bastığı yere basmak…
UBP’yi Eroğlu’na yönlendirmek… Bunlar normal.
Bir de DP içerisinde yapılanlar var.
DP’lidirler, DP’yi yönetiyorlar ama DP’yi değil, Dr. Derviş Eroğlu’nu düşünüyorlar?
Neden?
Ya da, DP’ye ihanet edenlerle işbirliğine devam ederek, ama DP içerisinde kalarak, ihanete uğrayanları, ihanet edenlere yönlendirme çabaları da cabası.
Aklınız karıştı değil mi?
Karışmasın.
Şu anda bütün bu “omurgasızlığın” nedeni, aslında Derviş Eroğlu’nun “işaret” edeceği sağın yeni lideri olmak.
Bunun için çalışıyor herkes.
Tabana aldırmadan…
Siyasi etiği ayaklar altına alarak…
Seçmene her türlü ihaneti yaparak…
Halkın yüzüne baka baka yalan söyleyerek…
Sahte gülücüklerle…
Ve elbette kendi kendilerini de kepaze ederek.
Siyaset sağda yeniden şekilleniyor.
Sağın son dönemdeki en önemli figürü son seçimine giriyor.
Herkes “sonrası” için pozisyon alıyor.
Ama eski yöntemlerle…