Üniversiteler adası Kıbrıs…
Öyle mi?
Kumarhanesinden, betinden tırtıklanıyor öğrenciler…
Gece kulübü cenneti, o da ayrı bir konu.
Sektörün, lokomotif üniversitesi DAÜ…
Şimdi ne halde…
Rektör yok…
Vekili yok…
Yardımcıları tartışmalı…
Her kafadan bir ses çıkıyor.
Elbette, buna rağmen birçok işin aksatılmadan yürütülmesi, DAÜ’nün kurumsallığını ve büyüklüğünü de ortaya koyuyor ama…
Siyasetin DAÜ üzerindeki tüm girişimleri, DAÜ Senatosu’ndan ve hukuktan dönüyor.
Şükür ki dönüyor…
DAÜ Senatosu, “geçiş süreci için, demokratik DAÜ Yasası geçene kadar geçici bir rektör atanması” konusunu karara bağladı.
Geçiş süreci için bir de rektör önerildi.
Öneri Mehmet Altınay…
Mehmet Altınay, bu sürede “çokça taraf” olan isimlerden bir tanesi.
Bu nedenle de kabul göreceğini sanmıyorum.
Ama öncesinde yaşananlar…
“Bu toplantıyı yapmayın” talimatı veren VYK Başkanı…
Ardından senato toplantı odasının kapısına vurulan kilit…
Senatonun aldığı bu karar uygulanmayacak, net…
Karara bak, hizaya gel
Hükümet, yeni DAÜ Yasası için kolları sıvadı.
Ama amaç, tüm tartışmaları bitirecek bir yasa değil.
Amaç, kısa süreli adımlarla DAÜ’de etkili olmak.
Üstelik ortada bir mahkeme kararı da varken…
Süreç de devam ederken…
Bakın, hükümet, vaktini demokratik DAÜ Yasası yapmak yerine, hangi “ayin oyuna” ayırıyor, hem de bu süreçte…:
“Rektörün görevi, süresinin dolması, ölüm, emeklilik, istifa, azil gibi sebeplerle sona ermiş ama yerine yeni rektör henüz atanmamış veya atanan kişi henüz görevine başlamamış ise senatonun öneri şartı aranmaksızın Vakıf Yöneticiler Kurulu tarafından üniversitenin içinden veya dışından, üniversite profesörleri arasından üç aylık süreyi aşmamak şartı ile bir rektör vekili atanabilir. Bu süre bir kez olmak üzere ayni yöntemle yine üç ayı aşmamak şartı ile uzatılabilir.”
Karara bak, hizaya gel…
Yaratıcılığa bak, hizaya gel…
Hükümet yeni yasa yapmak yerine, zamana oynama yolunu seçiyor.
Hem de bu dönemde…
Herkesin gözüne soka soka…
































