Esra Aygın, kısa sürede, dünyadaki dengeleri, değiştiren ülkelerin büyükelçileri ve uzmanları ile peşi sıra röportajlar yaptı…
Gündemi yakalama açısından, bu röportajların değeri oldukça fazla.
Geçtiğimiz hafta Rusya Federasyonu’nun Lefkoşa Büyükelçisi Osadchiy ile görüştü.
Rus Büyükelçi, bilinen ABD’ye bakış açısını bölgesel olarak yorumladı.
Rusya, ABD’nin bölgedeki tavrından rahatsız.
Hatta, ABD’nin, “dayatmalarla” bölgede düzenleyici olmasından da rahatsız olduğunu söyledi Rus Büyükelçi.
Dün, röportaj için ABD Kıbrıs Büyükelçisi John Koenig ile bir araya geldik.
Benim de, Başaran Düzgün’ün de, Esra Aygın’ın da merak ettiği soruları, 30 dakikaya sıkışan bir zaman diliminde cevapladı Koenig…
Ben, Rus Büyükelçinin söylediklerine cevaben, Mr. Koenig’in cevabını merak ettim. Soru hakkı bana geldiğinde de, bunu sordum.
Ne dedi ABD’li Elçi:
“Bizler Kıbrıs’ta bir çözümün hem bizim, hem Kıbrıslıların hem de bölgedeki herkesin çıkarına olduğu konusundaki tutumuzda hep çok tutarlı olmuşuzdur.
Şu an mevcut olan fırsatlardan yararlanarak Kıbrıs’ta bir çözüme varılmasına yoğun ve güçlü bir ilgi duyuyoruz.
Amerikan hükümetinin herhangi bir çözüm sürecine bu kadar sık ve bu denli üst düzeyde müdahil olması ender bir durumdur. Bunun nedeni, sadece Kıbrıs’ta iki-bölgeli, iki-toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı bir federasyonun bizim çıkarlarımıza hizmet etmesi değil.
Bunun bölgenin istikrarına da katkı yapacağını, adada daha müreffeh bir geleceği sağlama alacağı ve Kıbrıs’ı ABD için daha güçlü bir partner haline getireceğine inanıyoruz.”
Elbette, “bölgesel” baktığınız zaman, en kolay çözümlenecek sorun Kıbrıs’ta…
Hele bir de üzerine geçici de olsa, doğal kaynakların sağlayacağı ekonomik refahı ekleyin…
ABD, açıkça bunun için BM ile AB ile hatta Türkiye ve Yunanistan ile yakın çalışıyor.
Bunun, Kıbrıslılar için de iyi bir adım olacağına inanıyor KJoenig.
“Tüm bu çabaların amacı ise sadece bir çözüm değil, Kıbrıs için daha iyi bir gelecek. Bu Kıbrıslıların elinde. Bizler de, çözüm çabalarında taraflara yapıcı şekilde katkı koymaya devam edeceğiz” cümlesi, Koenig’in müzakerelerin bir an önce başlamasındaki kararlılığını da belirtmesi açısından önemliydi.
Neden peki?
“ABD isterse, bir gecede çözer” inanışı var ya bizde hep…
Bazen istese de, çözemeyeceğini görüyoruz.
Ben, sayın Elçinin samimi olduğuna inandım, sorulara verdiği cevaplara da o gözle baktım. .
Peki, ABD, neden Kıbrıs’ta “huzur” istesin.
Çözüm, neyi sonlandıracak burada?
Esra da, “ABD’nin çözümden çıkarını” sorguladı.
Koeni, “Bizler her zaman birleşmiş bir Kıbrıs’ın bölgedeki çıkarlarımıza hizmet edeceğine inanmışızdır” diyerek, devamını da şöyle getirdi:
“Çözüm Kıbrıs’ı bizim için daha güçlü bir partner haline getirmekle kalmayacak, Yunanistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesini ve dolayısıyla NATO ve AB arasında daha güçlü bir bağın olmasını sağlayacak. Bu da bizim için çok önemli. Dolayısıyla Kıbrıs’ta çözümün bizim ve bölgenin çıkarına olmasının birden fazla nedeni var.”
Sadece ABD’nin değil…
Türkiye’nin çıkarları…
Yunanistan’ın da çıkarları…
NATO’nun da çıkarları…
***
Siyaset ve para yine yan yana
CTP’nin 21 milletvekili var…
DP’nin 8…
UBP’nin 15 milletvekili var…
3 TDP milletvekili…
Ve en nihayetinde 3 de bağımsız milletvekili…
Bir milletvekilinin, partisine aylık katkısı 8 bin 475 TL…
Yani, bir başka bakış açısı ile…
CTP ayda 178 bin TL alıyor kamudan…
DP 68 bin TL…
UBP bugün için 127 bin 500 TL…
TDP ise 25 bin 500 TL…
Şimdi “ayda 25 bin 500 TL” boşta geziyor.
Yani yıllık 306 bin TL…
Yeni bütçe yılına kadar, bu üç isim herhangi bir partiye dahil olursa, o parti ayda 25 bin 500 TL alacak, fazladan…
Yok eğer, yeni mali yıla kadar, parti kurmazlar ya da başka bir partiye geçmezlerse, bu 25 bin 500 TL’nin sahibi yok.
Diyor ki Ahmet Kaşif, “UBP’ye gideceksek hemen geçmemiz lazım. UBP almayacaksa, bizim partileşmemiz lazım…”
Tarih de veriyor, 20 Aralık…
Yok eğer, UBP kendilerini almayacaksa, ki öyle bir ihtimal görmüyorum…
“Bizim parti kurmamız gerek” diyor…
Öyle ya…
Her ay 25 bin 500 TL’yi işaret ediyor Ahmet Kaşif…
Yazık değil mi bu paraya?
Alsın işte UBP…
Nazım Çavuşoğlu diyor ya, “gelmesinler…”
Bu para dam ı yetmeyecek UBP’yi ikna etmeye?
***
Tedbir ne işe yarar?
Bakınız, Rum maliyesine göre resmi rakamlar…
Rum Maliye Bakanlığı tarafından yayınlayan verilerde, 2014 yılının ilk on ayında Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın (GSYH) %1,58’ine tekabül eden 274,9 milyon Euro bütçe fazlası kaydedildi.
2013 yılında aynı bütçede açık vardı ve bu rakam da 478,8 milyon Euro’ydu.
İyileşmenin nedeni olarak da “Kamu harcamalarındaki yüzde 9.2 oranındaki düşüş” gösterildi.
Verilere göre, Ocak – Ekim 2013 döneminde kamu gelirleri % 4.56 oranında bir artış kaydederek 5,37 milyar Euro’ya ulaştı.
2013 yılının aynı döneminde kamu gelirleri 5,14 milyar Euro idi.
Alınan tedbirler “maaş kesintisi de dahil” olabilir belki ama…
“Güney’de ekonomik kriz var bu nedenle çözüm isterler” diyoruz ya ağzımız dolu dolu, içi boş sohbetlerde…
Güney Kıbrıs’ta tedbir alına alına krizden çıkılıyor…
































