Yıllarca, Doğu Akdeniz Üniversitesi’ni çok tartıştık…
Neden?
Çünkü çiftlik gibi kullanıldı.
Aile işletmesine çevrildi.
UBP’nin Mağusa üssü oldu…
İstihdamlar… Atamalar…
Derken, yaklaşık beş yıl önce batağa saplandı.
Sosyal Sigorta- İhtiyat Sandığı yatırımlarını yapamayan…
Çalışanını ödeyemeyen…
Her hafta eylemlerin yapıldığı bir üniversite ile yüzleştik.
En son ne tartışılmaya başlanmıştı DAÜ için…
“Özelleştirilsin…”
Yalan mı?
Sendikalar, “Fethullah Gülen DAÜ’yü istiyor” diye ortalığı ayağa kaldırmıştı.
DAÜ, o günlerden bu günlere geldi.
Ta ki CTP-DP hükümeti kuruluncaya kadar…
UBP döneminde, DAÜ siyasi taleplere set çekti.
Rektör Abdullah Öztoprak, partiden, ya da Cumhurbaşkanlığı’ndan gelen talepleri dinlemedi.
Hatırlayın, en son, “VIP çıkışı” askıya alınmıştı.
Nedeni neydi..?
Gelen talepleri reddetmesi.
Ama bir şey oldu bu süreçte…
DAÜ ayağa kalktı.
Amiral gemisi oldu üniversite alanında…
Öğrenci sayısını artırdı.
Eğitimin kalitesi arttı.
Üstüne, mali olarak da düzeldi.
Bugün, “DAÜ özelleşecek” diye bir tartışma var mı?
Yok.
Ha bu sürede, DAÜ Yönetiminin birçok icraatı tartışıldı.
Doğa Koleji’nin gelişi ile DAÜ ilk ve orta öğretim kurumlarının kapanması gibi…
O dönem tartışıldı, bugün gündemden düştü. O gün tartışanlar ve buna karşı çıkanlar, bugün çocuklarını ilk önce buraya yazdıranlar oldu.
Bu hükümetle DAÜ siyasetin kıskacında
Maalesef, CTP- DP hükümeti kuruldu, DAÜ’ye atamalar yapıldı, şimdi başka bir görüntü var.
Bir kere DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu, tam anlamıyla siyasi atama.
“Eğitim” düşünülerek yapılan atamalar değil.
Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı Mağusa Belediye Başkanı. Bir ayağı UBP’de, diğer, DP’de.
Tatlısu Belediye Başkanı da orada.
CTP’li iki belediye meclis üyesi de orada.
Bu tablo, hoş mu?
DAÜ için uygun mu?
CTP’nin eğitime bakış açısına yakışıyor mu?
DP’nin eğitimde istediği bu mu?
Resmen bu yaklaşımlarla DAÜ siyasallaştı.
Rektör ataması yapılmadı
DAÜ’de, Senato’nun ciddi desteği ile rektörlüğe atanması beklenen Prof. Dr. Abdullah Öztoprak, VYK’ya takıldı.
Neden?
Çünkü siyaseten partilerine bağlı olan VYK üyeleri, Özkan Yorgancıoğlu ve Serdar Denktaş’tan gelen talimatlarla yönetiliyor.
Serdar Denktaş ise, maalesef, DAÜ’de atama bekleyen DP’lilerden…
Özkan Yorgancıoğlu da oradaki CTP’lilerden etkileniyor.
DAÜ içerisindeki rektör seçme sürecine rağmen, “yasa değişikliği” ile rektörün atanmasını engellemek gündemde.
İki parti, “Senato üç isim önersin, Vakıf 1 tanesini seçsin” noktasında.
Bu DAÜ’de işler mi?
Öncesinde, CTP’li vekiller, bunu komiteden geçirir mi?
Bu sorular bir tarafa.
Beni üzen anlayış…
Rektörü neden istemediniz?
Ben, DAÜ’yi düşünen biri olarak açıklama bekliyorum.
Birkaç soru soracağım:
– Sayın Özkan Yorgancıoğlu ve Sayın Serdar Denktaş, DAÜ rektörünü neden istemiyor?
– Her iki siyasinin, rektörden kişiye özel talepleri var mı?
Cevapları zor değil…
Ancak, bu süreç fazla uzadı.
Abdullah Öztoprak’ın, bu süreçteki “rakam rakam” başarısızlığını bilmek isterim.
Nasıl bir “kriter değerlendirmesi” ile, rektörlüğe atanmasının onayı gecikiyor…?
Senato’nun önerisine rağmen, siyasetçileri mutlu etmeyen nedir?
Konu, “Abdullah Öztoprak” değildir.
Bu yazının öznesi de “Abdullah Öztoprak” değildir.
Konu anlayıştır.
Siyasi anlayış…
Ve daha ne kadar, “tüm kurumları tahrip” edeceği…
İyi giden her şeyi, siyaset tahrip etmek zorunda mıdır?
































