Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hak ettiğini alma, Re’sen vergiye sarıl

Mevcut hükümetin, cari açıkla çok ciddi bir derdi var.

Bahsedilen rakam 400 milyon TL…
Karşımızda sadece “maaş” ödeyebilen bir devlet yapısı var. Yoldaki çukuru doldurmaktan aciz, çevre düzenlemesi yapmaktan aciz, hap almaktan aciz…
Parası yok çünkü.
Peki ne yapıyor devlet?
Bir süreden bu yana tespit ettiği “vergi kaçırmalarla ya da gelir gizlemelerle” ilgili adım atmaya çalışıyor.
Onu da “bazı iş adamları” ile el ele veren Cumhurbaşkanı engelledi.
Peki nedir son yaşanan?

Re’sen vergiye sarıldı…
Devreye Gelir ve Vergi Dairesi girdi.
Yasa tasarısının hazırlanmasındaki genel gerekçe olarak ifade edilen: “2007-2011 vergilendirme dönemlerine ait beyanlarında düzeltme yani matrahlarını artırma imkânı verilerek bu yıllara ait Re’sen ve ikmalen tarama ihtimalinin ortadan kaldırılması, bu yolla vergi barışının sağlanması ve yükümlülerin Gelir ve Vergi Dairesi ile yaşadıkları problemlerini ortadan kaldırarak önünün açılması ihtiyacı doğmuştur.”
Bu gerekçe tahtında bu yasa tasarısının temel amacı; Gelir ve Vergi Dairesi önünde birikmiş olan ve daire tarafından gerek siyasi gerek ise keyfe keder gönderilen Re’senlerin ortadan kaldırılarak bundan sonra siyasi veya herhangi bir anlamda tehdit oluşturmayacak yapının kurulması ve kayıt dışı ekonominin önüne geçilmesiydi.
Buraya kadar her şey normal…
Ancak…
Yasa içerisine eklenen bir madde ve son haftalarda Gelir ve Vergi Dairesi’nin yapmakta olduğu işlemler, aslında işin farklı boyutlarının olduğunu gösterdi.

Bu konularda tespitlerine güvendiğim Mehmet Saydam’a, “Bu Re’sen vergi gönderimleri ne anlama geliyor?” diye sordum…
Bakın ne anlattı:
“Yasa tasarısının ilgili maddesine göre; Gelir ve Vergi Dairesi’nin şahıs veya şirketlere göndermiş olduğu keyfe keder-mesnetsiz ve ispatlanmamış iddialara dayanan Re’senleri olan kişi ve şirketler bu yasadan yararlanamayacaklar.
Bu da yetmezmiş gibi, Gelir ve Vergi Dairesi son dönemde yüzlerce kişiye ve şirkete gerçekliği ispatlanmamış, keyfe keder Re’sen göndererek birçok işletmeyi ve gerçek kişiyi bu yasadan yararlanmasının önünü kapatmıştır.
Ve yasadan yararlanacaklar için, ilgili dönemlere ait gelecekte asla ve asla hiçbir inceleme ve Re’sen gönderilmeyeceğine ilişkin madde bulunan yasa içerisinde, bu yasadan yararlanamayacak olanların böyle bir hakka sahip olamayacaklarına yer vermektedir.
Maliye Bakanlığı’nın kaleme aldığı ve sözde ‘Vergi Barışı’ olarak lanse ederek, adaletsiz bir ortam oluşturması, hükümetin konuda ne kadar bilinçsiz ve başarısız bir politika izlediğinin de ispatı olmuştur. İspatlanmış hiçbir bulgu olmaksızın, Re’sen gönderilerek sistem dışına itilen kişi ve şirketler, günün sonunda haklı bile çıksalar ki genelde olan budur, yasa süresi 3 ay olduğundan hiçbir zaman bu yasanın dağıtmış olduğu barıştan yararlanamayacaklardır.”

Keşke Maliye sahaya inse… Keşke…
Maliye Bakanlığı, geçtiğimiz hafta içi yaptığı bir açıklama ile “aba altından sopa” gösterdi.
Ne dedi sayın bakan:
“Eğer yasalarla ilgili sonuç alamazsak, Vergi Dairesi mecburdur sahaya inecektir.”
İyi ya…
Vergi Dairesi her zaman sahaya inebilir zaten. İspatladığı durumda da bunu tahsil etme hakkına sahiptir.
Beklenti de budur.
Bugün, ispatlanan ve cari açığın kapanmasına, yatırımın hızlanmasına, hizmet kalitesinin artmasına neden olacak bir kaynak, halkın hakkını yiyen bir grup iş adamının kasasında durmaktadır.
KDV’yi devlete vermek için halktan almış, ama KDV ödememiş olanlar vardır. Bu para devletindir.
Ya da, çalışanından, “gelir vergisi” kalemi altında kesinti yapmış ama bunu devlete yatırmamış olan iş adamları vardır.
İnse ya Maliye sahaya…
Ancak hiçbir ispatı olmayan, tamamı şüphe ve itiraza açık bulgular üzerine dayanan Re’sen uygulaması bu aşamada nedir?
Mehmet Saydam’a, Re’sen ile ilgili görüşlerini de sordum:
“İnsanları tehdit ederek yasa kapsamı dışında bırakmak ve bunu aleni olarak söylemek, o da yetmezmiş gibi son dönemlerde Vergi Dairesi’ndeki memurlara ‘şüphe varsa hemen Re’sen gönderin’ talimatı vermek hangi hukuka ve adalete sığar bilmiyorum. Kimden intikam alınıyor bilmiyorum ama KKTC’nin hükümeti denen yapı, hiçbir adalete dayanmayan bu uygulaması ile ‘ayırımcılığın’ ne olduğunu açıkça ispatlamıştır.”
Bu oldukça cesur bir yorum…
Ama son dönemde yaşananlara baktığım zaman, Saydam haksız mı?

Resmen “ayrımcılık”
Bugüne kadar yaşanan birçok ekonomik krizde, Sosyal Sigortalar, İhtiyat Sandığı ve benzeri kamu alacakları ile ilgili “tahsilatın hızlandırılması” ile ilgili düzenleme yapılmıştır.
Ancak, hiç birinde bu şekilde bir ayırımcılık söz konusu edilmemiştir.
Şimdi yapılan tamamı ile birilerinin kişisel hırsından fazlası değildir ve ne yazık ki Gelir ve Vergi Dairesi de bu konu ile ilgili gelen direktiflere aynen uymuştur.

“Yalan beyana yönlendirme var…”
Son olarak, Saydam’dan, Cumhurbaşkanlığı’ndan dönen yasanın değerlendirilmesini istedim. Görüşü şöyle:
“Benzer uygulamaların dünyanın pek çok yerinde yapılmakta olduğu ‘Bilançoların Güncellenmesi ve Tahsilatın Hızlandırılması Yasası’ kapsamında, vergi cezası ispatlanmış ve anlaşılarak takside bağlanmış olan Kamu alacakları harici tüm şirketleri ve gerçek kişileri kapsayan bu uygulama, KKTC de temeli ayırımcılık ilkesi oluşturularak hazırlanmıştır. Türkiye’de dahi böyle bir yasa altında bu şekil bir uygulama görülmemiştir. Şimdi Maliye Bakanlığı diyor ki, herkes gelsin yalan beyanda bulunup matrah artırsın yoksa döner incelerim ve hepinizi yakarım… Artıranı da asla incelemeyecek, bunu da bu yasa ile garanti altına alırım. Ama ispatlanmamış, itirazı bile henüz yapılmamış Re’senler, aman ha siz gelmeyin çünkü siz suçlusunuz!”

Maliye “adaleti” sağlasın
Mehmet Saydam’a katıldığım birçok nokta var… Katılmadığım ya da anlamakta zorlandığım noktalar da var.
Uzman değilim, bilmediğimi sorarım.
Ama bildiğim bir şey var. Her alanda hizmet kalitesi hızla düşen bir devlet var…
Bir de devletten çalarak, gizleyerek, ihmalde bulunarak vergi sistemi dışında kalmak isteyenler.
Sorun budur…
Bu alanda sağlanması gereken bir adalet vardır.

Tespit ettiğinin peşine düşemeyen Maliye, Re’sen ile nereye ulaşmak istiyor?
Algılamakta zorlanıyorum…