Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN), Toprak Ürünleri Kurumu’na (TÜK) ait buğday silosunun çökmesi sonucu yaşamını yitiren Lokman Hacıhasanoğlu’nun ölümünün, “münferit bir kaza olarak değerlendirilemeyeceğini, olayın, yıllardır süregelen ihmal, denetimsizlik ve sorumsuzluğun en ağır sonuçlarından biri olduğunu” savundu.
EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu, sendika yönetim kurulu adına yaptığı yazılı açıklamada, hükümete, söz konusu siloya ilişkin bakım ve periyodik kontrol kayıtlarını, teknik denetim raporlarını ve risk değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşması; olayın tüm yönleriyle bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını sağlama çağrısında bulundu.
Tuğcu, kamu kurumlarının uzun süredir gerekli yatırımlardan mahrum bırakıldığını, bakım ve onarım çalışmalarının ihmal edildiğini, kurumsal yapının zayıflatıldığını ileri sürerek, “Bunun bedelini ise her geçen gün emekçiler canlarıyla ödemektedir” dedi. Tuğcu, yüksek risk taşıyan teknik iş yerlerinde bilimsel kurallardan uzak yönetim anlayışının, yetersiz denetim ve iş sağlığı ile güvenliğine gereken önemin verilmemesinin, çalışanların yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiğini savundu.
-“Olayın tüm yönleriyle bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması sağlanmalıdır”
“İş cinayetlerinin kader değildir. Gerekli teknik yatırımların yapılması, düzenli bakım ve periyodik kontrollerin eksiksiz gerçekleştirilmesi, bağımsız ve etkin denetim mekanizmalarının işletilmesi hâlinde bu tür faciaların önüne geçmek mümkündür.” diyen Tuğcu, şu ifadeleri kullandı:
“Bu nedenle hükümet, söz konusu siloya ilişkin tüm bakım ve periyodik kontrol kayıtlarını, teknik denetim raporlarını ve risk değerlendirmelerini kamuoyuyla eksiksiz paylaşmalı; olayın tüm yönleriyle bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını sağlamalıdır.”
Tuğcu, “Geçen aylarda Teknecik Elektrik Santrali’nde yaşanan olayda iki ayrı makinenin toplam ağırlığı 1300 kilogramı aşan biyel kolları ve karşı ağırlıklarının makine dışına fırladığını, çalışanların büyük bir şans eseri hayatta kaldığını” belirtti. Bu olayın ardından gerekli önlemlerin alınması, ihmallerin giderilmesi ve kamu kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yeniden tesis edilmesi gerektiğini dile getirdiklerini belirten Tuğcu, “Ne yazık ki bu uyarılar dikkate alınmamış, bugün ise ihmaller zincirine bir emekçi daha kurban verilmiştir.” dedi.
Tuğcu, “Çalışanların yaşam hakkını koruyamayan, kamu kurumlarını yatırımsız ve bakımsız bırakan, liyakat yerine siyasi kadrolaşmayı tercih eden ve iş sağlığı ile güvenliğini göz ardı eden Ünal Üstel hükümeti bu tablonun siyasi sorumluluğunu taşımaktadır.” görüşünü savunarak, hükümeti istifaya çağırdı.
“Hiçbir emekçi, evine ekmek götürmek için çıktığı işten tabutla dönmemelidir.” diyen Tuğcu, “Yaşam hakkı, en temel insan hakkıdır ve hiçbir idari ihmalin, siyasi tercihin veya yönetim zafiyetinin gölgesinde bırakılamaz.” dedi. Tuğcu, olayın sorumlularının hukukun önünde hesap vermesi, ihmali bulunanlar hakkında gerekli işlemlerin gecikmeksizin başlatılması çağrısında bulundu.
Tuğcu ayrıca, kamu kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği standartlarının uluslararası normlar doğrultusunda yeniden yapılandırılması, bağımsız denetimler uygulanması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için gerekli tedbirlerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Tuğcu, hayatını kaybeden Lokman Hacıhasanoğlu’na Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diledi.


































