Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Beşparmak Düşünce Grubu, AB’nin Kıbrıs müzakere sürecine dahil olmasına karşı çıktı

Beşparmak Düşünce Grubu, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto’nun Kıbrıs Özel temsilcisi olarak görevlendirilmesini eleştirerek, Avrupa Birliği’nin (AB) olası bir müzakere sürecine dahil olmasının “kabul edilemez” olacağını savundu.

Beşparmak Düşünce Grubu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Fitto’nun görevlendirilmesinin Kıbrıs Türk tarafının rızası alınmadan gerçekleştirildiği kaydedilerek, bunun AB’nin Kıbrıs sorunundaki taraflı tutumunun devamı niteliğinde  ve 1960 antlaşmalarına aykırı olduğu belirtildi.

Açıklamada, GKRY’nin 2004’te Birleşmiş Milletler Kapsamlı Çözüm Planı’nı reddetmesine rağmen,Kıbrıs Türk halkının rızası olmaksızın tüm ada adına AB’ye üye kabul edildiği, buna karşılık çözümü onaylayan Kıbrıs Türk tarafına yönelik izolasyonların kaldırılması yönündeki sözlerin yerine getirilmediği kaydedildi.

AB Konseyi’nin 26 Nisan 2004 tarihli Kıbrıs Türk toplumunun izolasyonunu sona erdirmeye yönelik taahhüdüne işaret edilen açıklamada, bunun 22 yıldır uygulanmamasının “AB’ye güvenilemeyeceğinin kanıtı” olduğu ifade edildi.

– “Kıbrıs sorunu ile Türkiye-AB ilişkilerinin bağı koparılmalı”

Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin Kıbrıs sorununa bağlanması da eleştirilen açıklamada, bu durum “AB tarafından uygulanan kabul edilemez çifte standardın bir örneği” olarak nitelendirildi.

Kıbrıs sorununda çözümün iki tarafın “egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü” temelinde aranması gerektiği görüşü de dile getirilen açıklamada, Türkiye-AB ilişkilerinin Kıbrıs sorunundan ayrıştırılmasının AB’nin daha dengeli bir yaklaşım geliştirmesine katkı sağlayacağı belirtildi.

Açıklamada, olası bir görüşme sürecinde AB’nin, görevlendirilen temsilci veya başka bir yolla doğrudan yer almasını sakıncalı bulunduğu ifade edilerek, temennilerinin Avrupa Komisyonu tarafından görevlendirilen yetkilinin adadaki mevcut koşulları dikkate alan ve iki taraf arasında kurumsal iş birliğini hedefleyen bir yaklaşım benimsemesi olduğu kaydedildi.