Kıbrıs Türk Toplu Taşımacılar Birliği Başkanı Beksan Bekir Akandere, taşımacılıkla ilgili açıklama yaparak hükümeti eleştirdi.
Yapılan açıklama şöyle;
2025-2026 eğitim öğretim yılını tamamlamış bulunuyoruz. Bir yıl boyunca öğrencilerimizi güvenle taşıdık. Yağmurda, sıcakta, trafikte, artan maliyetlere ve yaşanan tüm zorluklara rağmen görevimizi eksiksiz yerine getirdik. Okullar kapanmış, taşımacılık dönemi sona ermiştir.
Ancak biz üzerimize düşen görevi tamamlamış olmamıza rağmen, devlet kendi sorumluluğunu hâlâ yerine getirmemiştir.
Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait öğrenci taşımacılığı ödemeleri ile teminat adı altında kesilen 10 günlük ücretlerimiz bugün itibarıyla hâlâ ödenmemiştir.
Daha da önemlisi, bu süreç boyunca sektör olarak yapıcı bir duruş sergiledik. Yaşanan eksikliklere ve yanlışlıklara rağmen çözümün parçası olmaya çalıştık. Tasarruf yapılması gereken noktalarda anlayış gösterdik, sektörün geleceği adına fedakârlık yaptık, birçok konuda sessiz kalarak sağlıklı bir yapının oluşmasına katkı koymaya çalıştık.
Çünkü amacımız hiçbir zaman kavga etmek olmadı.
Amacımız, yaptığımız işin uzun vadeli, sürdürülebilir ve kalıcı bir yapıya kavuşması, sektörün sağlam ve sağlıklı bir zemine oturmasıdır.
Bu uğurda üzerimize düşeni yaptık.
Hatta fazlasını yaptık.
Ancak bugün geldiğimiz noktada hâlâ emeğimizin karşılığını alamıyoruz.
Soruyoruz;
Tamamlanmış, teslim edilmiş ve eksiksiz yerine getirilmiş bir hizmetin bedeli neden ödenmemektedir?
Devlet, kendi alacağı söz konusu olduğunda bir gün gecikmeye dahi tahammül etmezken, konu kendi borcunu ödemeye gelince neden aylarca sessiz kalmaktadır?
Vergi borcumuzu geciktirdiğimiz anda yüzde 5 gecikme faizi uygulayan sistem, neden kendi geciktirdiği ödemelerde herhangi bir gecikme faizi ödememektedir?
Vatandaşın devlete olan borcunda faiz varsa, devletin vatandaşa olan borcunda neden faiz yoktur?
Bunun adaleti nerededir?
Ödemeyi geciktiren kamu, bunun maliyetini ödeyen ise taşımacıdır.
Akaryakıtı, personel giderlerini, sigortaları, araç bakım masraflarını ve diğer tüm yükümlülükleri zamanında yerine getirmek zorunda olan sektörümüz, geciken ödemelerin finansman yükünü de kendi imkânlarıyla taşımaya zorlanmaktadır.
Bu kabul edilebilir değildir.
Aylarca sabrettik.
Aylarca anlayış gösterdik.
Aylarca çözüm bekledik.
Ancak artık bıçağın kemiğe dayandığı noktadayız.
Ayrıca bilinmesini isteriz ki, bu sorun çözülene kadar sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte hareket etmeye devam edeceğiz. Kimseyi ayrıştırmadan, ötekileştirmeden ve dışlamadan, ortak haklarımız ve ortak geleceğimiz için birlik içerisinde mücadele edeceğiz.
Biz ayrıcalık istemiyoruz.
Biz lütuf istemiyoruz.
Biz sadece verdiğimiz hizmetin karşılığı olan, hak ederek kazandığımız ödemenin ödenmesini istiyoruz.
Hak ettiğimiz ödemeler ivedilikle yapılmadığı takdirde, öğrenci taşımacılığında kullanılan araçlarımızı ilgili makamların önüne çekmekten, anahtarlarını teslim etmekten ve demokratik hukuk devleti sınırları içerisinde her türlü yasal ve meşru eylemi hayata geçirmekten çekinmeyeceğiz.
Kimsenin bundan şüphesi olmasın.
Bu bir tehdit değil, yıllardır fedakârlık yapan, sabreden ve görevini eksiksiz yerine getiren bir sektörün haklı feryadıdır.
Taşımacı görevini yapmıştır. Fedakârlığını yapmıştır. Sabrını göstermiştir.
Şimdi sıra devletin kendi görevini yapmasındadır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.


































