Lefkoşa’nın sorunu, hepimizin sorunu…
Dost meclisinde, işi finans yönetimi olan bir arkadaş sordu:
“Herkesin kavgası, LTB’de çok çalışan var. 900 çalışan olduğu biliniyor. Peki, Lefkoşa Türk Belediyesi 900 kişilik iş üretiyor mu? Tamam fazla personel var, tamam maaşları ancak ödeniyor… Da, ortada 900 kişilik iş var mı? Esas sorun budur…”
Evet, katılmamak mümkün değil…
Evet esas sorun da budur.
Elbette nedenleri vardır…
Nedir bu endenler?
Çalışan, son 7 yıldır düzenli maaş alamıyor.
Sosyal Sigorta- İhtiyat Sandığı yatırımları yapılmıyor.
Hak edenin altta kaldığı, hak etmeyenin emir verdiği bir düzen yaratıldı.
Hiyerarşi denen şey kalmadı.
Üretim motivasyonu kırıldı.
1 kişinin yapması gereken iş için, yer yer 10 istihdam yapıldı.
“Sen mi yapacaksın, ben mi yapayım” derken, o alana el değmez oldu…
Memur sayısı şişirilirken, “sokakta işleyecek” adam sayısı azaldı.
Personel açısından durum böyle.
Ancak, ne isterse olsun, çalışanın da “düzenli maaş almaya başladığı” bu dönemde, kendisine bir çeki- düzen vermesi lazım.
Çalışan, Lefkoşa’dan memnun mu?
Yolundan sokağından?
Bahçesinden, parkından…
Halen daha “temizlik dahi” doğru dürüst yapılamazken…
Çalışanın da kendisini sorgulaması gerekmez mi?
Hep birlikte kaybediyoruz.
900 kişi ile yapılması gerekenlerin 5’te biri yapılıyorsa?
O zaman kimse, Lefkoşalıdan “çalışana sahip çıkmasını” bekleyemez.
Tam da bu noktada, “Yönetenler organize edemiyor” deniyorsa…
Oturup tartışmamız gerekiyor.
Böyle bir Lefkoşa’yı hak ediyor muyuz?
Sorumlusu kim isterse olsun…
Vatandaş haksız mı?
Lefkoşalı, seçim nedeniyle Lefkoşa’yı daha sık tartışıyor.
60 bin Lefkoşalı var…
Bir başkent düşünün ki, tek bir “mega” projesi yok.
Alt yapılarda daha küçük ölçekli kentler sorunlarını çözerken, Lefkoşa, 1-2 kilometrelik kaldırım, drenaj, altyapı, asfalt projeleri ile övünemez.
Tek bir “konsept meydanı” olmayan bir kentten bahsediyoruz.
Hiçbir noktasında, “Oh be bu da benim parkım” diyemediğimiz bir kentten bahsediyoruz.
Tek bir yeşil alan halkın hizmetinde değildir.
Bu tabloda, “Bu kadar çok maaş neden ödeniyor?” diye sorma hakkı, vergi verende vardır.
“900 çalışan nasıl ödenecek” derdi, 60 bin insanın hizmet alma hakkını elinden aldı.
Hem de düzenli vergisini ödediği halde.
Çalışan kendine sormalı
Çalışan bu noktada iki elini başının arasına alarak sorgulamalı…
“Ben maaşımı hak ediyor muyum?”
Hak ediyorsa sorun yok…
Ancak, içi rahat etmeyen, günü geçiren, üretmediğinin karşılığını maaş alan varsa…
Lefkoşa halkının kendisine sahip çıkmasını beklemesin.
Lefkoşa’da “üretim” dışında her şey tartışılıyor.
Çalışan haklıdır.
Ancak, yapabilecekleri vardır…
Şu anda grev, iş yavaşlatma gibi bir durum söz konusu değildir.
Ancak, başkentte çevre, yeşil alanlar istenildiği noktada değildir.
O zaman, çalışan kendini sorgulamalıdır…
“900 çalışanla üretilen bu işler yeterli midir?”
Bir 300 çalışan daha istihdam edilmeyeceğine göre…
Lefkoşa’da üretimi konuşmanın zamanı geldi de geçmiştir…
































