Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Özgül Çelik yazdı: KKTC Siyasetinde Genel Ve Yerel Seçimi Tek Seferde Kazanmak?

özgül çelik

Konjonktürel Kriz ve Sayısal Arayışlar.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) siyasetinin günümüzde tarihinin en derin liderlik ve kurumsal meşruiyet krizlerinden birini yaşadığı gözlemlenmektedir. Ulusal Birlik Partisi (UBP) çatısı altında Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanlığı sonrasında somutlaşan lidersizlik dalgası, parti içi kurultay kavgaları, “atanmış genel başkan” tartışmaları ve icraat yetkisi sorgulanan kabine algısı, partinin geleneksel taban bağlarını ciddi şekilde zayıflatmış durumdadır. Bu zayıflama, ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) lideri Tufan Erhürman In Cumhurbaşkanlığı yarışındaki güçlü konumu ve kazandığı %62,76’lık güçlü kurumsal ivmeyle birleştiğinde, sol blok lehine bir çarpan etkisi yaratmaktadır.

 

Ancak yapılan veri analizleri, UBP’nin karşı karşıya olduğu tek tehdidin sol bloktan gelen yükseliş olmadığını net bir şekilde ortaya koymaktadır; partinin geleneksel sağ tabanı, arka bahçesinde büyüyen ve genel seçim projeksiyonlarında %8 bandını zorlayan Yeniden Doğuş Partisi (YDP) gibi alternatif sağ yapılar tarafından da tehdit edilmektedir. Bu çalışmada; UBP’nin “Erken Genel Seçim” ile “Yerel Yönetim Seçimleri”ni birleştirerek elindeki 23.000’i aşkın üyeyi doğrudan sahaya sürme stratejisi, resmi ampirik veri madenciliği yüzdelikleri ve siyasi konsolidasyon perspektifinden tüm aşamalarıyla masaya yatırılmaktadır.

1. Hükümet İçi İstikrarsızlık ve Meclis Aritmetiği

Mevcut UBP-DP-YDP koalisyon hükümeti içerisindekigörüş ayrılıklarının ve yapısal çatlaklarının gün geçtikçederinleştiği görülmektedir. Özellikle koalisyon ortaklarınınerken seçim çağrıları ve meclis aritmetiğindeki kırılganlık, en temel yasaların dahi meclisten geçirilmesinde ciddikrizlere yol açmaktadır. Buradan hareketle UBP’nin, ikiseçimi birleştirerek meclis çoğunluğunu tazelemeyi, mevcut ortak bağımlılığını azaltmayı ve tek başına ya da daha istikrarlı yeni bir hükümet modeli kurmayı amaçladığınet bir şekilde olabilmektedir.

 

 

2. Metodolojik Temel: Sayısal Hacim ve Bölgesel Yoğunluk Ayrımı

Siyasal analizlerde ham sayıların zamanla değişmesi kaçınılmaz olsa da ampirik seçim sosyolojisinde ilçelerin KKTC genelindeki seçmen ağırlık yüzdelerinin ve kendi içlerindeki demografik köken oranlarının yapısal birer sabit olduğu bilinmektedir. Yürütülen veri madenciliği çalışmasında, Türkiye kökenli seçmen yapısında öne çıkan iki farklı matematiksel gerçeklik şu şekilde formüle edilmiştir:

 

Sayısal Hacim Merkezi (Lefkoşa): Toplam seçmen havuzunun yaklaşık 3’te 1’ini (%32,05) barındıran Lefkoşa, Türkiye kökenli seçmenlerin mutlak sayı olarak en fazla yaşadığı ilçedir. Sağ kulvarda kitlesel bir kayma yaşanması halinde UBP’nin sayısal olarak en büyük fireyi vereceği makro havuz tam olarak burasıdır.

 

İlçe İçi Oransal Yoğunluk Merkezi (İskele): İlçelerin kendi seçmen nüfusu içerisindeki demografik dağılımı incelendiğinde, Türkiye kökenli göçmenlerin en yüksek orana ve yoğunluğa ulaştığı ilçenin %30,90 ile İskele olduğu saptanmıştır. İskele’yi oransal yoğunlukta %27,19 ile Girne ve %24,45 ile Gazimağusa takip etmektedir. Bu veri, sağ-göçmen eksenli rakip partinin (%8) taban sızdırma ve etki kabiliyetinin coğrafi haritasını sunmaktadır.

3. Gerçek Yüzdelik Tabanlı Bölgesel Geçirgenlik ve Konsolidasyon Verileri

Oluşturulan demografik kırılımlara göre UBP’nin kurmak zorunda olduğu yerel savunma hattının matematiksel haritası şu şekildedir:

 

Lefkoşa İlçesi: İlçe seçmeninin KKTC geneline oranı %32,05’tir. İlçe içi KKTC doğumlu seçmen oranı %75,28, TC doğumlu seçmen oranı ise %21,90’dır. Sağ kulvarda oy kayma riski Orta-Yüksek seviye nedir. Buradaki stratejik hedef, sayısal olarak en fazla TC kökenli seçmeni barındıran bu devasa havuzda, kent çeperlerindeki üye ailelerini yerel listelerle kurumsal sisteme kilitlemiştir.

 

Gazimağusa İlçesi: İlçe seçmeninin KKTC geneline oranı %25,39’dur. İlçe içi KKTC doğumlu seçmen oranı %73,59, TC doğumlu seçmen oranı %24,45’tir. Sağ kulvarda oy kayma riski Yüksek seviyededir. Buradaki stratejik hedef, %24,45’lik TC kökenli seçmen geçirgenliğini muhtarlık ve belediye meclis üyeliklerindeki akraba bağlarıyla yerelde dondurmaktır.

 

Girne İlçesi: İlçe seçmeninin KKTC geneline oranı %20,88’dir. İlçe içi KKTC doğumlu seçmen oranı %68,42, TC doğumlu seçmen oranı %27,19’dur. Sağ kulvarda oy kayma riski Yüksek seviyededir. Buradaki stratejik hedef, hem %3,60’lık yabancı seçmen dinamiklerini kontrol etmek hem de sağa kaçabilecek %27,19’luk tabanı yerel aday sadakatiyle içeride tutmaktır.

 

İskele İlçesi: İlçe seçmeninin KKTC geneline oranı %10,38’dir. İlçe içi KKTC doğumlu seçmen oranı %67,53, TC doğumlu seçmen oranı %30,90 ile oransal olarak en yüksek seviyededir. Sağ kulvarda oy kayma riski Çok Yüksek seviyededir. Buradaki stratejik hedef, rakip partinin ivmesini her köyde çıkarılacak UBP’li azalarla doğrudan bölmektir.

 

Güzelyurt İlçesi: İlçe seçmeninin KKTC geneline oranı %7,79’dur. İlçe içi KKTC doğumlu seçmen oranı %82,30, TC doğumlu seçmen oranı %16,15’tir. Sağ kulvarda oy kayma riski Düşük seviyededir. Hedef, yerli tarım üreticisi ve kırsal üye konsolidasyonunu korumaktır.

 

Lefke İlçesi: İlçe seçmeninin KKTC geneline oranı %3,52’dir. İlçe içi KKTC doğumlu seçmen oranı %84,60, TC doğumlu seçmen oranı %13,65’tir. Oy kayma riski Düşük seviyededir. Hedef, %84,60’lık yerli yapıda mikro ölçekli geleneksel sadakat koruması sağlamaktır.

 

Genel Toplamda; ülke genelindeki seçmen profilinin %73,49’u KKTC doğumlu, %23,85’i ise TC doğumludur. UBP, ülke genelindeki bu geçişken tabanı mikro adaylaştırma modeli ile kontrol altında tutmayı hedeflemektedir.

4. Makroekonomik Veri Parametreleri ve Çarpan Etkisi

Siyasal konsolidasyon stratejilerinin başarısı, içinde bulunulan makroekonomik konjonktürden bağımsız düşünülemez. Yürütülen analizden hareketle, UBP’yi bu mikro adaylaştırma modeline zorlayan temel ekonomik parametreler ve bunların seçmen davranışları üzerindeki çarpan etkileri şu şekilde formüle edilmiştir:

 

Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Baskısı: KKTC İstatistik Kurumu verilerine göre yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) %37,28 seviyesinde seyretmektedir. Aylık bazda ise %2,06’lık sürekli bir fiyat artışı (hayat pahalılığı) söz konusudur. Ekonomistlerin yıl sonu öngörülerine göre bu oranın %38 bandına dayanması beklenmektedir.

 

 

Ekonomik Hoşnutsuzluk Endeksi: Yüksek enflasyon ve azalan alım gücü, seçmende merkezi hükümete karşı bir “ekonomik cezalandırma” refleksi (iktidar partilerine oy vermeme eğilimi) doğurmaktadır. UBP kurmaylarının, makro ekonomik krizin yarattığı bu oy kaybını, devlet bütçesinden doğrudan finanse edilen veya yerel yönetim mekanizmalarıyla dağıtılan unvanlar ve makamlar yoluyla absorbe etmek istediği anlaşılmaktadır.

 

Kamu Bütçesi ve Seçim Maliyeti Dengesi: Merkez Bankası raporlarına göre, bütçe gelirlerindeki %31,7’lik artışa rağmen, arka arkaya yapılacak iki ayrı seçimin (ara seçim ve yerel seçim) kamu maliyesine getireceği ek külfet yadsınamaz. UBP’nin, “ekonomik rasyonalite” kisvesi altında seçimleri birleştirerek bütçe disiplini argümanını bir kalkan olarak kullanırken, arka planda hücresel örgüt planını yürüttüğü görülmektedir.

5. Mikro-Adaylaştırma Matematiği: Üye Havuzunun Aktif Sahaya Sürülmesi

UBP yi diğer yapılardan ayıran en büyük kurumsal avantajın, delege sistemi yerine tüzükle getirdiği genişletilmiş tek tek üye (yaklaşık 23.000 – 24.000 kayıtlı üye) sistemi olduğu görülmektedir. Birleştirilmiş iki seçim, UBP için sadece teknik bir sandık birleşmesi değil, adeta devasa bir istihdam, unvan ve unvan üzerinden sadakat dağıtım mekanizması işlevi görmektedir.

Ülke genelindeki adaylık havuzu çıkarıldığında koltuk dağılımı şu şekildedir:

 

Milletvekili Adaylığı: 50 Koltuk (Makro düzeyde partinin genel yürütme ve yasama gücünü temsil eder.)

 

Belediye Başkanlığı: 18 Koltuk (Yerel gücün ve finansal kaynakların yönetim merkezidir.)

 

Belediye Meclis Üyeliği: 220 Koltuk (Kent merkezlerindeki üyeleri ve geniş aile bloklarını listeye bağlar.)

 

Muhtarlıklar: 240 Koltuk (Mahalle ve köy kılcallarındadoğrudan seçmene dokunan uç beyleridir.)

İhtiyar Heyeti (Aza) Üyelikleri: 960 Koltuk (Köy ve mahalle düzeyinde en mikro akraba bağlarını partiye kilitler.)

 

 

Yapılan matematiksel hesaba göre; UBP, her iki seçimi birleştirdiğinde toplam 1.488 makam için resmi aday belirleme gücüne kavuşmaktır. Bu sayı, 23.000’lik üye havuzunun %6,47’sinin doğrudan resmi unvan yarışına sokulması anlamına gelmektedir. Genişletilmiş kadrolar, yedekler ve komiteler dahil edildiğinde bu mekanizma üye tabanının %15-%20’sini kapsamaktadır.

6. Akraba Çarpanı, Karma Oy Defansı ve “Taban Etkisizleştirme” Oyunu

Veri setinde incelendiği üzere, kendi içinde TC kökenli seçmen oranının en yüksek olduğu İskele (%30,90) ve Girne (%27,19) gibi sağ kayma riskinin yüksek olduğu bölgelerde, dar bölge ve mikro-siyaset ilişkileri hesaba katıldığında, aday gösterilen her bir üyenin en muhafazakar tahminle çekirdek ailesinden ve yakın çevresinden en az 4 ila 5 kişiyi doğrudan sandığa taşıma potansiyeli olduğu hesaplanmaktadır.

 

Buna göre: 1.488 Toplam Aday ile aday başına minimum 4 seçmen çarpanı işleme alındığında, 5.952 oy oranında garantili bir hücresel çekirdek oy gücü açığa çıkmaktadır. Bu çekirdek oy, partinin merkezi liderliğe tepkili olan oylarını yerel düzeyde kilitleyen ana dip dalgadır.

 

Bu mikro-konsolidasyon hamlesi, UBP’nin sağ kulvardaki rakibine karşı kurduğu bir “taban etkisizleştirme” barajı olarak okunmaktadır. Seçmen, genel seçimde UBP’nin merkezi liderliğine ya da “atanmış hükümet” yapısına tepki duyup sağ partilere yönelme eğilimi de olsa dahi; yerel pusulada aday olan kendi köylüsüne, mahalle muhtarına veya akrabasına oy vermek için sandığa gitmek ve bizzat o adayı desteklemek zorunda kalacaktır. İki seçimin bir arada yapılması, yereldeki akraba ve tanıdık bağımlı oyların, genel seçimdeki tepkisel oyları domine etmesini sağlamaktadır.

Böylece UBP’nin, kendi tabanının sağdaki mikro partilerekaymasını yerel adaylık zinciriyle prangalamayı ve rakibin%8’lik büyüme potansiyeli yerelde etkisiz hale getirmeyihedeflediği net bir şekilde görülebilmektedir.

 

7. Sandık Katılım Oranları ve Duyarlılık (Sensitivity) Simülasyonu

KKTC Yüksek Seçim Kurulu (YSK) resmi verilerine göre, son seçimlerde genel katılım oranı %64,82 olarak gerçekleşmiştir. Seçmenlerin sandığa gitme motivasyonunun, birleştirilmiş iki seçim modelinde nasıl bir eğri izleyeceğini tahmin etmek üzere üç farklı katılım senaryosu içeren bir duyarlılık (sensitivity) simülasyonu kurgulanmıştır:

 

Senaryo A – Düşük Katılım Öngörüsü (%55 – %60):Ekonomik kriz ve siyasi güvensizlik nedeniyle seçmenin sandığa gitmediği bu senaryoda, UBP’nin kurduğu 1.488 kişilik aday şebekesi ve onların 5.952 kişilik garantili hücresel çekirdek tabanı toplam oylar içinde devasa bir oransal ağırlığa ulaşmaktadır. Simülasyon çıktısına göre katılım düştükçe, UBP’nin “organik üye kası” parti’yi sandıkta birinci sıraya taşımaktadır.

 

Senaryo B – Tarihsel Ortalama / Baz Senaryo (%65):Katılımın tarihsel ortalamada kaldığı bu durumda, UBP sağ kulvardaki rakibinin %8’lik sızma girişimini özellikle İskele (%30,90 TC) ve Girne (%27,19 TC) ilçelerinde başarıyla bloke etmekte ve CTP’nin sol makro dalgasını yerel meclis üyeliklerindeki akraba sadakatiyle dengelemektedir.

 

Senaryo C – Yüksek Katılım Öngörüsü (%75+): İki seçimin bir arada yaratacağı lokal heyecan ve muhtarlık yarışlarının getireceği yüksek katılım senaryosudur. Simülasyona göre katılım %75’in üzerine çıktığında, UBP’li adayların mikro çevreleme kalkanı delinme riskiyle karşılaşmakta; “üye havuzu dışındaki” kararsız ve tepkisel seçmen kitlesi makroekonomik faturayı (enflasyon) kesmek adına muhalefete (CTP) doğru kitlesel bir kayma (dip dalga) yaratmaktadır.

8. Karma Oy ve Birleştirilmiş Seçimlerin Sayım Süreci Simülasyon Algoritması

Seçimlerin birleştirilmesi halinde YSK ve sandık kurullarını bekleyen en büyük krizin, oy sayım sürelerinin geometrik olarak artması olacağı öngörülmektedir. Standart bir sandıkta (ortalama 300 seçmen) 4 farklı pusulanın tek tek işlenmesi ve çarşaf listedeki karma oy maliyetini ölçmek için oluşturulan zaman maliyeti parametreleri şu şekildedir:

 

 

Belediye Başkanı Pusulası süresi: %100 seçmen katılımı ile oy başına 0.5 dakika (Tek isim, doğrudan tasnif).

 

Muhtar & Aza Pusulası süresi: %100 seçmen katılımı ile oy başına 0.5 dakika (Sınırlı aday, hızlı sayım).

 

Belediye Meclisi Tercihli Oy süresi: %100 seçmen katılımı ile oy başına 1.5 dakika (Adaylar arası tercih sıralaması kontrolü).

● Milletvekili – Düz / Mühür Oy süresi: %60 seçmen oranı ile oy başına 1.0 dakika (Blok oy, doğrudan parti hanesine yazım).

 

Milletvekili – Tercihli Oy süresi: %15 seçmen oranı ile oy başına 2.0 dakika (Parti içi aday tercih kliklerinin tasnifi).

 

Milletvekili – Karma Oy süresi: %25 seçmen oranı ile oy başına 5.0 dakika (Partiler ve ilçeler arası çapraz veri doğrulama yükü).

 

Algoritma Hesaplama Adımları ve Projeksiyon Çıktıları:

 

Ortalama Milletvekili Oy Sayım Maliyeti: (0.60 * 1.0) + (0.15 * 2.0) + (0.25 * 5.0) işlemlerinin sonucunda 2.15 dakika olarak hesaplanmaktadır. Bu değer; mühür, tercih ve karma oyların ağırlıklı ortalama süresidir.

 

Seçmen Başına Toplam Zaman Yükü: Belediye başkanı (0.5) + muhtar (0.5) + belediye meclisi (1.5) + milletvekili ağırlıklı ortalaması (2.15) toplandığında, tek bir seçmenin tüm pusulaları için harcanan net süre 4.65 dakika olmaktadır.

 

Sandık Başı Toplam Süre: 300 Seçmen ile 4.65 dakika çarpıldığında, ortalama bir sandığın aralıksız net sayım yükü 1.395 dakika olarak projekte edilmektedir.

 

Saat Cinsinden Toplam Süre: 1.395 dakikanın 60 dakikaya bölünmesiyle elde edilen sonuç net 23.25 saattir. Bu veri, tek bir sandığın tasnifinin fiilen kesintisiz bir tam gün süreceğinin matematiksel kanıtıdır.

 

 

 

Algoritmik Çıkarım ve “Arıza” Riski:

 

Kurgulanan simülasyon net bir şekilde ortaya koymaktadır ki; %25’lik bir karma oy oranı dahi tek bir sandığın sayım süresini teorik olarak 23 saatin üzerine çıkarmaktadır. Sandık kurullarının yorgunluğu, insan hataları, meclis üyeliği tercihlerindeki itirazlar ve karma oyların sistem girişindeki gecikmeler eklendiğinde, seçim gecesi YSK veri tabanında ve sandıklarda tıkanma (arıza) yaşanmasının kaçınılmaz olduğu öngörülmektedir.

Önemli Not.

YSK seçim tabanına “ISLAK İZMALI SANDIK SONUÇLARININ” Altı İlçede sağlıklı giriş sürelerieklendiğinde.

Yerel ve Genel Seçimin Birlikte yapılması “TASNİF, SAYIM, YSK SİSTEMİNE YERİ GİRİŞİ, SUNUÇLARA İTİRAZ VE SEÇİMİN İLANI” Süreci olarak ele alırsak;

“SEÇİM SONUÇLARI DÖRT GÜNÜNDEN ÖNCE YAYINLANAMAZ”.

 

Sonuç: İki Cepheli Savunma Savaşında “Üye Kalkanı”

Sonuç olarak; UBP’nin sol cephede Tufan Erhürman ve CTP’nin yarattığı yükseliş dalgasına karşı sayısal örgüt kasıyla direnirken; sağ cephede ise resmi verilerle sayısal hacmi ortaya konan Lefkoşa ve ilçe içi oransal yoğunluğu zirve yapan İskele (%30,90 TC), Girne (%27,19 TC) aksındaki kırılganlığı korumak adına mikro-adaylaştırma kalkanını kullandığı sonucuna varmaktadır.

 

Yürütülen veri madenciliği analizi net bir şekilde göstermektedir ki, iki seçimin birleştirilmesinin ardındaki tek amaç maliyet tasarrufu veya bütçe optimizasyonu değildir. Asıl strateji, lidersizlik krizinden ve %37,28’lik enflasyon baskısından dolayı dağılma ve sağa kayma eğilimindeki 23.000 üyeyi unvan, adaylık ve yerel güç mekanizmalarıyla sisteme geri bağlamaktır. Katılım simülasyonlarında ispatlandığı üzere, katılım oranının %65 ve altında kalması UBP’nin bu hücresel şebeke modelini zafere ulaştırmaktadır.

 

Sandık başında yaşanacak 23.25 saati aşan sayım krizleri ve teknik arıza riskleri, UBP kurmayları için siyasi kazanç uğruna göze alınmış bilinçli bir maliyettir.

 

UBP’nin, KKTC toplam seçmeninin %32,05’ini barındıran Lefkoşa’dan başlayarak en kılcal damarlara kadar uzanan 1.488 adaylık ağıyla hem CTP’nin yükseliş dalgasını yerel dinamiklerin ağırlığı altında ezmeyi hem de sağdaki alternatif büyüme odaklarını (%8) eriterek etkisizleştirme operasyonunu tamamlamayı hedeflediği net bir şekilde ortaya konabilmektedir.

Eklenti: Siyasal Veri Analitiği Sözlüğü

Ampirik (Empirical): Teori veya varsayımlardan ziyade, doğrudan gözleme, resmi belgelere, somut rakamlara ve ölçülebilir verilere dayanan kanıt demektir. Bu çalışmadaki resmi demografi kütükleri ampirik veridir.

 

Veri Madenciliği (Data Mining): Büyük ve karmaşık veri yığınlarının içerisindeki gizli örüntüleri, trendleri ve anlamlı bilgileri istatistiksel algoritmalar kullanarak açığa çıkarma sürecidir.

 

Sayısal Hacim (Volume): Bir bölgedeki seçmenlerin mutlak matematiksel miktarını, yani kitle büyüklüğünü ifade eder. (Örneğin; Türkiye kökenli seçmenlerin sayıca en fazla Lefkoşa’da olması).

 

Oransal Yoğunluk (Density): Bir kitlenin bulunduğu bölgedeki toplam nüfusa kıyasla kapladığı yüzdelik payı ifade eder. (Örneğin; Türkiye kökenli seçmenlerin kendi ilçesi içinde en yüksek yüzdeye %30,90 ile İskele’de ulaşması).

 

Konsolidasyon (Consolidation): Dağınık, kırılgan veya kararsız durumdaki seçmen bloklarının, belirli siyasi hamleler ve menfaat mekanizmalarıyla tek bir çatı altında birleştirilmesi ve sabitlenmesi sürecidir.

 

Çapraz Tablolama (Cross-Tabulation / Cross-Tab):İki veya daha fazla veri değişkeninin birbiriyle olan ilişkisini ve geçirgenliğini eşzamanlı olarak inceleyen matris tabanlı analiz yöntemidir.

 

Karma Oy (Split-Ticket Voting): Seçmenlerin genel seçimlerde tek bir partiye blok oy vermek yerine, oylarını farklı partiler ve adaylar arasında dağıtarak karmaşık bir pusula kombinasyonu oluşturması eylemidir.

 

 

 

Beklenti Fonksiyonu (Expected Value): Olasılık teorisinde, bir olayın tüm olası sonuçlarının gerçekleşme oranları ile çarpılıp toplanması sonucu elde edilen uzun vadeli ağırlıklı ortalama değerdir.

 

Projeksiyon (Projection): Eldeki mevcut veri trendleri ve geçmiş istatistikler üzerinden, gelecekte ortaya çıkabilecek olası sonuçların matematiksel olarak tahmin edilmesi sürecidir.

Algoritmik Simülasyon (Simulation Model): Gerçek hayattaki bir sürecin (bu çalışmada oy sayımının veya katılım duyarlılığının), belirlenen zaman parametreleri ve değişken olasılıklar altında bilgisayar ortamında canlandırılarak test edilmesi modelidir.

 

Duyarlılık (Sensitivity) Analizi: Bir modelin veyasimülasyonun girdilerindeki (örn. katılım oranı veenflasyon) değişimlerin, ana çıktıları (örn. seçimsonuçları) ne derece etkilediğini ölçen risk analizyöntemidir.

Alıntılar ve Kaynakça

Kıbrıs Seçmen Yapısı ve Demografik Kırılımlar Alıntısı: Çalışmanın 2. ve 3. bölümlerinde kullanılan ilçe bazlı “KKTC Doğumlu Seçmen Oranı” ve “TC Doğumlu Seçmen Oranı” yüzdelik verileri (Lefkoşa %21,90 TC, İskele %30,90 TC, Girne %27,19 TC, Gazimağusa %24,45 TC, Güzelyurt %16,15 TC, Lefke %13,65 TC); Özgül Çelik’in Yüksek Seçim Kurulu (YSK) resmi verileri üzerinden kurguladığı “Kuzey Kıbrıs’ta Seçmen Eğilimleri ve Sosyo-Demografik Yapı” başlıklı ampirik tablosundan ve Havadis Medya Grubu’nun 9 sayfalık tarihsel seçmen kütüğü analiz serisinden birebir aktarılmıştır.

 

Güncel Seçmen Listeleri ve İlçe Hacimleri Alıntısı:Analizde temel alınan ilçe bazlı toplam seçmen ağırlıkları (Lefkoşa %32,05, Gazimağusa %25,39, Girne %20,88, İskele %10,38, Güzelyurt %7,79, Lefke %3,52); KKTC Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından ilan edilen resmi seçmen kütükleri istatistiklerinden çekilmiştir.

 

Makroekonomik Parametreler Alıntısı: Çalışmanın 4. bölümünde yer alan aylık %2,06 ve yıllık %37,28 düzeyindeki enflasyon, hayat pahalılığı katsayıları ve Merkez Bankası bütçe göstergeleri, KKTC İstatistik Kurumu ve KKTC Merkez Bankası raporlarından aktarılmıştır.

 Siyasal Konsolidasyon ve Taban Etkisizleştirme Teorisi Alıntısı: Makalenin 5. ve 6. bölümlerinde kurgulanan “Makam Dağıtımı Yoluyla Hücresel Seçmen Konsolidasyonu” ve “Mikro-Adaylaştırma ile Tepkisel Oyların Çevrelemesi” modelleri; siyaset biliminde Maurice Duverger’in “Siyasi Partiler” kuramında yer alan “Genişletilmiş Üye Yapısına Sahip Kitle Partilerinin Seçmen Tutma Refleksleri” ve Lijphart’ın “Dar Bölge / Mikro İlişkiler Ağı” teorik yaklaşımlarından ilham alınarak günümüz KKTC siyasi konjonktürüne uyarlanmıştır.

 Sayım Süresi ve Katılım Tahmin Algoritması Alıntısı:7. ve 8. Bölümlerde yer alan “Beklenti Fonksiyonu, Duyarlılık Modellemesi ve Zaman Maliyeti Hesaplaması”; YSK’nın geçmiş çarşaf liste, mühür oy katsayıları ve katılım istatistikleri baz alınarak yazar (veri madencisi Özgül Çelik) tarafından kurgulanan özgün bir “Kuyruk Teorisi (Queueing Theory) ve Stokastik Zaman Simülasyonu” modellemesidir.