Bu net…
İki kurultay, LTB seçimi ve genel seçim…
“Yeni genel merkez binası yapacağız” diyen bir partiden, nereye harcandığı belli olmayan 3 milyon TL ve 800 bin TL borç.
Velhasıl dostlar…
Kasa tamtakır, kuru bakır…
Bu tabloda, UBP yerel seçimlere hazırlanıyor.
28 belediyede…
Bir kampanya nereden baksanız 3 milyon TL…
Üstüne bir de 28 belediyede ayrı kampanyalar, mitingler, reklamlar, geziler…
UBP bu yükün altından nasıl kalkacak?
800 milyon TL borç var.
Bankalara…
Bir o kadar da “ben alacaklıyım” diyenler var.
UBP’nin bu yükün altından kalkabilmesi için tek yolu kalıyor, onu da buraya yazmayayım.
Muhalefette bir UBP’ye kim, nasıl, neden seçim yardımı yapsın…
İş dünyası, parası varsa, UBP yerine CTP ve DP’ye yardım yapar.
UBP avucunu yalasın.
En yakın genel seçim 4 yıl sonra. Bu ülkede böyle yürüyor işler. İktidarda olmayan yada iktidara yakın olmayan bir partiye “bağışla” kaynak yaratılması imkansız.
Bankalardan borçlanabilir elbette…
Ama ne kadar?
UBP için “kara bir mali tablo” var ortada.
Rapor gerçeği sergiledi
Kısa süre önce yayımlamıştık UBP içi denetim belgesini.
Temmuz 2013 seçiminde 4 milyon 678 bin 292 TL para harcandı.
Faturasız belgesiz ödemelerin toplamı 2 milyon 656 bin 99 TL…
398 bin 903 TL, “eksik beyan” var ki, kime nasıl ödendiği belli değil.
Piyango biletleri satılmış oluk oluk… Parası partiye ödenmemiş.
Partinin gazetesine kesilen faturaların ne için harcandığı belli değil.
Şişirilmiş faturalar…
200 bin adet bilet basılmış, 92 bin 259 adeti satılmış.
Ama devletten alınan “bilet” izni 50 bin.
42 bin küsur bilet “devlete beyan edilmeden” satılmış…
Daha sayayım mı?
Tarumar edilmiş UBP’nin finansal kaynakları…
“Paramız yok, iş birliği yapalım”
İşte bu “parasızlık” UBP’de farklı arayışlara neden oluyor.
Geçtiğimiz günlerde toplanmış UBP örgütleri…
Toplantıda milletvekilleri de var.
Ersin Tatar, “UBP’nin parası yok. Bu seçimin altından nasıl kalkacağız? Benim önerim, DP ile iş birliği yapılmasıdır. Hem mali olarak yük bölüşülür, hem de gücümüz artar” görüşünü ortaya attı.
Aynı toplantıda yer alan bir başka Lefkoşa Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu buna şiddetle karşı çıkarak, “DP bir tarafta CTP ile hükümet ortağı, diğer tarafta UBP ile seçim ittifakı. Ve biz UBP olarak ‘Paramız yok’ diyerek bu iş birliğini meşrulaştıracağız. Bunu onursuz bir davranış olarak kabul ediyorum. UBP bu ülkenin en büyük partisidir. Bu sorunların altından tabanının gücü ile kalkabilir…” dedi.
Bunun üzerine bir grup UBP’li örgüt başkanı, “DP ile iş birliğini onaylayalım” dese de, “Karar mekanizması Parti Meclisi’dir” denilerek bu öneri de reddediliyor.
Kafalar karışık
Bir tarafta UBP’nin en önemli karar organı Genel Yönetim Kurulu, “Seçimlere tek başına katılma” kararı alırken, diğer tarafta “acaba iş birliği olur mu?” yaklaşımları…
UBP’de kafalar karışık.
Aslında, dışarıdan bakınca, daha iyi anlayabiliyorsunuz.
Neden mi?
Halen daha, “Ayağı DP’de, aklı UBP’de” olan o kadar çok insan var ki…
Halen daha “kendi UBP’de ama DP’nin iktidardaki gücünden de faydalanırım” diye düşünen o kadar çok insan var ki…
Kafalar karışık…
Bakalım…
****
Güneş Güneşoğlu ve Derviş Ekşici nabız yokluyor
UBP’de gözler Resmiye Canaltay’ın vereceği kararda.
Genel merkez, başta genel sekreter Sunat Atun olmak üzere “en popüler aday” diyerek, Canaltay’ın Mağusa Belediye Başkanlığı’na aday olmasını istiyor.
Canaltay “net” değil.
Henüz net değil.
Aday olması yönünde ciddi baskılar var.
Canaltay’ın kararı beklenirken…
İki isim “kulis” yapıyor.
İkisi de milletvekilliğine adaydı.
İş adamı Güneş Güneşoğlu ve DAĞ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Derviş Ekşici.
İkisi de spor kökenli.
Mağusa’da geniş bir tabanları var.
Hepsi oya döner mi?
Elbette dönmez.
Ancak, Mağusa’nin bildiği ve siyasete hevesli genç isimler.
İkisi de aday adayı olduğunu net olarak ifade ediyor ama dediğim gibi gözler de Resmiye Canaltay’da…
***
Gıda denetimine dikkat!
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Akçaba görevden alındı, yerine Ömer Gür atandı. Aynı operasyon çerçevesinde Devlet Laboratuvarı Müdürü Mehmet Tatar da görevden alındı.
İki ismin aynı anda görevden alınması manidar.
Bakan Gülle aylardır müsteşar atamasına karşı çıkarak, Akçaba ile devam etti.
Akçaba tarafından “taş” konan bazı konular vardı. Yeni dönemi o gözle izleyeceğim.
Birincisi devlet hastanelerinin değişim ve gelişimi. İkincisi Onkoloji Hastanesi konusundaki ciddiyet. Üçüncüsü de gıda güvenliği konusu.
Ömer Gür ve bakan Gülle bu iç konuda her daim hassas olmalı.
Mehmet Tatar da görevden alındı. Yerine atanan ismin, Devlet Laboratuvarı’nda birçok ismin üzerine getirildiği belirtiliyor.
Bu huzursuzluk demek.
Umarım gıda güvenliğinde bir zafiyet yaratmaz bu konu.
Devlet Laboratuvarı’nda yaşanacak huzursuzluk, hizmeti aksatmamalı. Bu konuda perde gerisinde daha çok olay olduğu konuşuldu dün akşam.
İzlemeye devam edeceğiz.
































