Belçika Başbakanı Bart de Wever, Avrupa’nın Washington ile Pekin arasındaki güç siyasetine taraf olmak istemeyen ülkeler için bir “Kutup yıldızı” haline gelebileceğini söyledi.De Wever, Brüksel’de düzenlenen “2026 Ortak Pazar Zirvesi”nde konuştu.Avrupa’nın dünyanın en sofistike ortak pazarını, en kapsamlı sosyal modellerini ve en ayrıntılı düzenleyici mimarisini inşa ettiğini belirten de Wever, “Ancak bir noktada uçuruma doğru koşmaya başladık. Bacaklarımız hala hareket ediyor ama dürüst olmak gerekirse altımızda düşmemizi engelleyecek pek fazla zemin kalmadı.” diye konuştu.De Wever, Avrupa işbirliğinin 3 sütun üzerine kurulduğunu, bunların ekonomik güç, teknolojik liderlik ve askeri kapasite olduğunu ifade etti.Savunma alanında Avrupa’nın onlarca yıl boyunca Amerikan güvenlik şemsiyesi altında yaşadığını ve bunun sağladığı “barış temettüsünden” yararlandığını kaydeden De Wever, “Sonuç olarak kıta, istihbarat, hava savunması, lojistik ve uzun menzilli taarruz kapasitesi açısından neredeyse tamamen ABD’ye bağımlı hale geldi. Konforu, kabiliyetin önüne koyduk ve şimdi bunun bedelini ödüyoruz. Bu eksiklikleri gidermek yıllar ve yüz milyarlarca avro gerektirecek.” değerlendirmesinde bulundu.De Wever, teknoloji alanında ise dünyanın piyasa değeri bakımından en büyük 50 teknoloji şirketinden yalnızca 4’ünün Avrupalı, yaklaşık 30’unun ise Amerikalı olduğuna dikkati çekerek, Avrupa’nın kurallar geliştirmede başarılı, başkalarının ise teknoloji geliştirmede başarılı olduğunu dile getirdi.Belçika Başbakanı, “Avrupa, kendisine ait olmayan yüksek hızlı bir hatta ilerlemeye çalışan tarihi bir buharlı trene benziyor.” dedi.Ekonomi alanına bakıldığında ise 2008 yılında AB ekonomisinin ABD ekonomisinden daha büyük olduğunu ve küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 25’ini ürettiğini anımsatan De Wever, 2024’te ise AB ekonomisinin ABD’ninkinden üçte bir daha küçük hale geldiğine, küresel ekonomideki payın yüzde 17’ye gerilediğine işaret etti.De Wever, teknoloji ve askeri kapasite açısından “Amerikan şemsiyesinin altından yarın çıkmanın” mümkün olmadığını vurgulayarak, bugün doğru kararların alınması halinde bile bunun en az 10 yıl süreceğini kabul etmek gerektiğinin altını çizdi.Fransa ile Almanya’nın Avrupa’nın altıncı nesil savaş uçağı projesi konusunda anlaşamamasını hayal kırıklığıyla karşıladığından bahseden de Wever, “Bu korkunç bir zaman kaybı. Hava savunmasının kritik bir alanında yalnızca bugün değil, on yıl sonrasında da önemsiz hale gelmeyi seçmiş olmamız büyük bir kibirdir. Bu düpedüz aptallıktır.” ifadelerini kullandı.- “Askeri işgal yapabileceğiniz en aptalca şeydir, Trump ve Putin bunu kanıtlıyor”De Wever, dünyanın yeniden imparatorluklar çağına girdiğini belirterek, 19’uncu yüzyılın imparatorluklarının toprak için rekabet ettiğini anımsattı.Washington ve Pekin’in farklı bir “oyun oynadığını” aktaran de Wever, “Ancak bu oyunun emperyal hedefleri daha az iddialı değil. Gençliğimde olduğu gibi dünyayı rakip bloklara bölmeye çalışmıyorlar. Bunun yerine küreselleşmiş ekonominin kontrolü için yarışıyorlar.” yorumunu yaptı.De Wever, yeni emperyal hakimiyetin artık toprakla değil, sistemsel bağımlılıklarla ölçüldüğünü söyledi.Bir ülkeyi diz çöktürmek isteyen bir gücün artık onu işgal etmesine gerek olmadığına dikkati çeken de Wever, sözlerini şu şekilde sürdürdü:”Hatta işgal etmeye çalıştığında bunun her seferinde ters teptiğini görüyoruz. Askeri işgal yapabileceğiniz en aptalca şeydir. (ABD Başkanı Donald) Trump bunu şu anda kanıtlıyor, umarım Pekin de bunu dikkatle izliyordur. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin de bunu oldukça çarpıcı biçimde gösterdi. Çünkü artık gerekli olan şey bir ülkeyi ayakta tutan bağlantıları kesmek ve onların yerine kendi bağlantılarınızı sunmaktır.”De Wever, fethin artık güç kullanarak değil, bağımlılık yaratarak gerçekleştiğini belirterek, Avrupa’nın bu yeni emperyal mantığı hızlı ve net biçimde kavraması ve buna uyum sağlaması gerektiğini savundu.Avrupa’nın “kutup yıldızı” olarak adlandırdığı bir role sahip olabileceğine işaret eden de Wever, “Avrupa, Washington ile Pekin arasındaki güç siyasetine taraf olmak istemeyen ülkeler için bir kutup yıldızı haline gelebilir.” dedi.De Wever, Avrupa’nın bir “kutup yıldızı” gibi parlaması için ihtiyaç duyduğu her şeye sahip de olduğunu, asıl sorunun engelleri kaldırmaya ne kadar istekli olunduğu ve toplumların bu kritik çabanın yükünü üstlenmeye ne ölçüde seferber edileceği olduğunu kaydetti.(AA/CPY/TUĞ)

































