Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

PGM üzerinde siyaset yapılıyor

Polis Genel Müdürlüğü, KKTC’de siyasetçilerin kavgasına dönüştü.

Bir önceki atama sürecinde herkesin şikayeti çok falaydı.
Biraz da dönemin Başbakanı İrsen Küçük’ten kaynaklanan pasifliğin de etkisi ile…
Atama sürecine Türkiye’deki AK Parti hükümeti de dahil herkes el atmıştı.
Nitekim, “Polis Genel Müdürü’nü Türkiye atadı” yorumlarına kadar varmıştı iş.
Bugün ise, arazide kimse yok.
Ne Türkiye’deki hükümetin buradaki polis müdürü atamasına karışacak hali var, ne de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı tavır aldı.
Kimler, nasıl atanır Polis Genel Müdürlüğü’ne…
Bakın Polis Örgütü Yasası’nın ilgili maddesi “polis genel müdürünü” nasıl tanımlıyor:
– Polis Genel Müdürü, Polis Genel Müdürü Birinci ve İkinci Yardımcıları ile 3’üncü derecedeki polis müdürleri arasından; Polis Genel Müdürü Birinci ve İkinci Yardımcısı ise 3’üncü derecedeki polis müdürleri arasından üçlü kararname ile atanırlar.
Bu tanıma uyan yedi isim var genel müdürlük içerisinde…
Bu isimler hangileri?
–  PGM 1. Yardımcısı Pervin Gürler, PGM 2. Yardımcısı Süleyman Manavoğlu, İdari Şube Müdürü Şenay Kebapçı, Lefkoşa Polis Müdürü Barbaros Savaşçı, Girne Polis Müdürü Hüseyin Yeşildağlı, Güzelyurt Polis Müdürü Hasan Dayı ve Bilgi İşlem Müdürü Hasan Beyar…

“Siz bilirsiniz” mesajı
Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Baki Kavun, Başbakan’a dört isim bildirdi…
PGM 1. Yardımcısı Pervin Gürler…
PGM 2. Yardımcısı Süleyman Manavoğlu…
Bilgi İşlem Şube Müdürü Hasan Beyar…
İdari Şube Müdürü Şenay Kebapçı…
Doğrulatamadım ama “Polis Genel Müdürü olmaya aday yedi kişi var, altısının ismi bildirildi” de deniyor…
Neyse…
Bir önceki atamada, “İlle de Ahmet Zaim” baskısı vardı…
Neden?
Polis içerisindeki bir kalıplaşmayı kırmak, bir döneme son vermek ve alttaki genç akademili subaylara yol açmak ana gayesi öne sürülmekteydi.
Şimdi ne oldu?
Bu kadar çok isim bildirmenin bir tek nedeni var…
O da, “Siz bilirsiniz…”

Başbakan yetkisini kullandı
Ankara ve asker, bu atamada yok…
Ama ne var?
Siyasetçilerin birbiri ile kavgası var.
Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, isimler arasından bir kişiyi seçti…
Bu yetkisi var mı?
Bakın Polis Örgütü Yasası’nın, “atamayı” düzenleyen 69’uncu Maddesi ne diyor:
– Polis Genel Müdürü ile Polis Genel Müdürü birinci ve Polis Genel Müdürü ikinci yardımcısı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’nın teklifi üzerine, Başbakan, Maliye işlerinden sorumlu bakan ve Cumhurbaşkanı’nın imzalayacağı üçlü kararname ile atanırlar ve aynı yöntemle görevden alınırlar.
İlgili maddeye dayanarak, Başbakan Şenay Kebapçı ismini, Maliye Bakanı’nın da imzasını alarak, Cumhurbaşkanı’na iletti.

Eroğlu onaylamadı
Elbette, Cumhurbaşkanı “noter” değil…
Anayasal yetkileri var.
Bu yetkiler çerçevesinde Başbakan ve Maliye Bakanı yanında, Cumhurbaşkanı’nın da “onayı” gerekiyor…
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Şenay Kebapçı” ismini onaylamadı.
Üstüne bir de isim verdi: Pervin Gürler…
Gerekçe ise “Hiyerarşik düzeni bozmayın…”
Şenay Kebapçı bu düzeni bozan bir isim miydi?
Polis içerisinde, yıllar itibarı ile kimlerin hakkının, hangi noktalarda nasıl yendiğini en iyi bilen yine yine bu yedi isimdir.
Örneğin, yıllarca hakkı yendiği iddia edilmişti Ahmet Zaim’in…
İskele’ye hapsedilmişti…
Sonunda, “kendisini atamayan” herkesin üzerine geçmiş, Polis Müdürü olmuştu…
Şenay Kebapçı’nın teşkilat içerisinde hakkı yendi mi?
Lefkoşa Polis Müdürü iken, “neden olduğu” bilinmeyen sebeplerle beş yıldır İdari Şube Müdürü yapıldı. Polis içerisindeki en etkisiz makamlardan biri…
Pervin Gürler’in hakkı yendi mi?
1’inci Müdür iken, İskele Polis Müdürü “hiyerarşik” düzeni alt üst ederek Polis Genel Müdürü olmadı mı?

Neden onaylamadı?
Bu soru önemlidir.
Cumhurbaşkanı, Şenay Kebapçı ismini neden onaylamadı?
Eroğlu, kendisini Başbakanlığa taşıyan seçime, Lefkoşa’dan Şenay Kebapçı’yı en ön sıradan, milletvekili adayı yapmak istememiş miydi? Günlerce Kebapçı aday diye yazdık…
Daha 17 ay önce, “Pervin Gürler bugün olduğu pozisyondayken”, Ahmet Zaim ismine onay veren Cumhurbaşkanı, şimdi neden “hiyerarşi” diye diretiyor…
Ve neden ille de Pervin Gürler…
Ahmet Zaim olurken, Pervin Gürler’in “hakkını yiyen” imzayı atan aynı Cumhurbaşkanı değil miydi?
Şimdi neden Şenay Kebapçı olmuyor?
Cumhurbaşkanı bu noktada gerçekten “hiyerarşi” derken, samimi mi?
Emin değilim.
Emin olamıyorum.
Olamıyorum zira, 17 ay önce, benzer bir atamaya onay verdi…
Eğitimi de, hizmetleri de, Zaim ve Kebapçı’yı farklı kılmıyor.

Hepsine birden yazık
KKTC’de siyasiler, “sivilleşmesi düşünülen” Polis Genel Müdürlüğü üzerinde ciddi bir kavga veriyor.
Pervin Gürler’e de yazık…
Şenay Kebapçı’ya da yazık…
Günlerdir isimler kamuoyunda tartışılıyor ve her ikisi de yıpranıyor.
“Hükümetçi” olanlar Pervin Gürler’i yerden yere vuran yayınlar yapıyor.
“Saraycı” olanlar, Gürler’i öne çıkarırken, Kebapçı’yı önemsizleştirme çabasında.
Tüm bu kavga içerisinde de Polis Genel Müdürlüğü yıpranıyor.
Birilerinin “PGM üzerinden birilerini ve bir şeyleri” aklama çabaları, teşkilatı da, teşkilata yıllardır emek verenleri de küçük düşürüyor.
Herkes, kafasının ardındaki nedenleri ortaya koymalıdır.
Polis Genel Müdürlüğü’nde uzun süredir bekleyen birçok dosya, mahkemeye gitmezken, gidemezken, “Polis Müdürlüğü” üzerinden, teşkilatta hakimiyet kurma girişimleri de etkilerini kısa sürede gösterecektir.