Diyelim ki hükümet bozulmadı?
Ne kıymeti kalacak bundan sonra…
“Tehdit” ederek ortaklar birbirini…
Rest yaparak, nereye varacak?
Demokrat Parti, bugün hükümetin devamı ile ilgili bir karara verecek.
“366 kişi kamuda kalsın mı, kalmasın mı?” mevzusu, DP’nin restine kadar gitti.
İstihdamlarla ilgili CTP’nin tavrı net.
Geçtiğimiz günlerde CTP Milletvekili Birikim Özgür şunları yazmıştı:
“Kamuda istihdam siyaseten araçsallaştırılmasın artık. Böyle gelmiş böyle gitmemeli. İrsen Küçük ve yandaşları Aralık ayına kadar her ay başı (üstelik de) kamu hazinesinden yatırılacak taksitli ödeme karşılığı kurultay desteği satın almıştır. Şimdi yeni hükümet, İrsen Bey'e desteklerinden ötürü bu insanlara teşekkür mahiyetinde 12 ay daha ödeme yapmaya devam mı edecek? Bu ülkenin Başbakanı olmak zor. Özkan Bey bu konuda bir açıklama yaptı. Partimiz yanındadır. Koalisyon ortağı ne diyor? Ne diyecek? Toplumumuzun UBP usulü değil AB ölçütleri ışığında çağ atlaması sadece ama sadece CTP iktidarı döneminde mümkün olabilir. Bu bilinçle sorunun aşılmasını dilerim.”
Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, defa defa, “31 Aralık 2013 itibarı ile sözleşmeler yenilenmeyecek” ifadesini kullandı…
Peki ya Serdar Denktaş:
“CTP intikam peşinde. Hayatın ucuzlaması için yapılacak onca şey varken, CTP intikam peşindedir. Bu kararı hükümet değil CTP MYK aldı. Buna göz yumamayız. Aksi halde tüm icraatları CTP MYK’ya devretmiş oluruz…”
Tek gerekçe bu mu?
Enteresan bir noktadayız. Şeytanın avukatlığını yapacağım ama… Bana “hükümetin bitirilme gerekçesi olarak 366 kişinin durumu” pek de mantıklı gelmiyor.
Geçtiğimiz günlerde yazdım.
Hükümette daha ciddi iki kavga vardır.
Birincisi batık bankalarla ilgili tahsilat yetkisinin Şirketler Mukayyitliği’nden alınarak Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na devredilmesi…
Bu konuda ciddi bir görüş ayrılığı var…
İkincisi fonlarla ilgili…
Serdar Denktaş, Turizm ve Spor Fonu ile ilgili resti çekmiş durumda ama CTP kanadı ve haliyle maliye, “bünyesine alma” uğraşında…
Bu da ciddi bir ayrım…
Tehditlerle başladı, öyle sürüyor
İşin tuhaf tarafı, daha koalisyon görüşmelerinde başlayan “tehditler”, hükümette de devam ediyor.
“Tehditlerle” koalisyon mu olur?
Ülke mi yönetilir?
Birbirine güvenmeyen, her halükarda birbirinin açığını kollayan iki partinin bir ülke yönetmesini bekliyoruz.
Serdar Bey büyük konuştu
Serdar Denktaş’ın itiraz noktalarını az önce yazdım.
CTP, 366 kişinin görevine son verme noktasından geri adım atmayacak.
Hatta, 2014 bütçesinde yer alan “366 kişinin 9 milyon TL’ye denk gelen ödeneğinin” de ne yapılması konuşulmaya başlandı.
“366 kişi duracak, başka 366 kişi alınacak” söyleminin geçerliliği yok.
Bu hükümet, ağzı ile kuş tutsa, 2014 yılında 275 kişiden bir kişi fazla istihdam yapmayacak, yapamayacak.
Serdar bey, büyük konuştu.
Nasıl geri atacak?
Bir tarafta Cumhurbaşkanlığı, diğer tarafta DP’nin UG kanadı “hayır kalacaklar” diye bastırıyor.
Bir tarafta da hükümet ortağı CTP, “geri adım atmayız” diyor.
Son iki gün.
Bu kriz zor çözülür.
Serdar bey o kadar büyük konuştu ki, iki tarafın arasında kaldı.
Şimdi yeni bir tavır belirler mi?
Son 48 saat.
***
Kıb-Tek için önemli iddia
Uzun süre daha Kıb- Tek’i konuşacağımız kesin.
Kıb- Tek çalışanı bir isim, dün bir iddiada bulunarak, “yasal alt yapısı olmamasına rağmen”, rüşvet karşılığı bazı olayların yaşandığına dikkat çekti.
İddia şu:
“Sayın Basın Mensubu,
Kıb-Tek’le ilgili bir yolsuzluğu bilginize getirerek ifşa etmek istiyorum.
Bir süreden beri bazı Kıb-Tek çalışanları, güneş paneli satan özel şirketlerle anlaşarak rüşvet karşılığında abonelerin sayaçlarının ters yönde dönmesini sağlayarak suç işlemektedirler.
Bu tür enerji sistemleri kanunen izne tabidir ve şebekeye uyumlu şekilde monte edilmelidir.
İzin süreci tam olarak çalıştırılmadığı için bahse konu şirketler bu sistemleri kaçak olarak kurmakta ve abone sayaçlarını Kıb-Tek içindeki bir çeteyi kullanarak tahrip ederek geriye dönmesini sağlamaktadırlar. Bu şekilde gündüz saatlerinde sayaç geri dönerek sarfiyat miktarını azaltmakta ve Kurum kayba uğratılmaktadır.
Yapılan yolsuzluk Kıb-Tek yönetimi tarafından bilinmekte fakat göz yumulmaktadır.
Konuyu araştırmanız ve kamuoyunun bilgisine getirmeniz kamu menfaati açısından yararlı olacaktır.”
Yani…
Kıb- Tek ciddi zarara uğratılıyor. Kurumdaki bazı isimler kurumu değil, kendini düşünüyor.
Bu isimler o kadar çok ki.
Konuyu kamuoyunun ve yeni Kıb- Tek yönetiminin bilgisine getirdik. Takipçisi olacağız.
































