Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Çakıcı yanlış yapıyor

 

Toplumcu Demokrasi Partisi’nde kurultay 17 Kasım tarihinde yapılacak.
Haftaya pazar.
Havadis Gazetesi’ndeki manşet ile durum artık net.
Ben, son ana kadar Mehmet Çakıcı aday olacak diye bekledim.
“Bırakıyorum” dedi.
Ama “veda” etmedi.
Hatta net olarak da söyledi…
“Bir daha dönmem demiyorum. Şimdi aday değilim, sonra olurum…”
Sonra olur da Sayın Çakıcı…
Sonra ne bulur?
Kimse kusura bakmasın ama…
TDP’nin kurumsal yapısını tamamladığını düşünmüyorum…

Harmancı ya da Hüdaoğlu
Çakıcı ile ilgili kısıma ayrı bir parantez açacağım.
Ama bir noktaya vurgu yapmakta fayda var.
Soru aslında basit…
“Çakıcı yoksa kim?”
Bu sorunun uzun bir cevabı yoktur.
Kendi açımdan sorunun cevabı belli:
“Çakıcı olmazsa ya Mehmet Harmancı, ya da Dr. Suphi Hüdaoğlu…”
Ama ikisi de başkan adayı değil.
Belli ki yönetimde var olacaklar.
Geriye kim kalıyor?
Cemal Özyiğit…
Cemal hoca, başkanlığa daha önce göz kırptı.
Belli ki, Cemal hoca ve “yenilenme” denilen ekiple üst yönetim oluşacak.
Burada sorun “Cemal hoca başarılı olur mu?” noktasında değildir.
Soru, “oluşan TDP yapısına kim daha iyi liderlik eder?” sorusudur.
Bu sorunun cevabı da TDP’nin geleceğini belirleyecektir.

Çakıcı “padişah” değildir
Mehmet Çakıcı elbette “padişah” değildir.
Zaten benim de “padişah gibi” davranan parti başkanları ile hep sorunum oldu.
Çakıcı da bir gün TDP başkanlığını bırakacaktır.
O gün bu gün olabilirdi.
Doğaldır.
Ama o şartların oluştuğunu söylemek olası değildir.
Sayın Çakıcı’nın bazı saptamaları var.
Mesela?
İskele İlçe Başkanı Erkut Yılmabaşar, bıraktı.
Yeni bir ekip görev aldı.
Ülke demokrasisinin gelişip kökleşmesinde TDP’nin başarısı elbette önemlidir.
Ama İskele’ye bakalım…
Nerden nereye geldi oylar?
Son seçimde oylar arttı…
Ötesinde İskele ilçesinde TDP’li belediye Meclis üyesi sayısı sanırım 4.
Sıfırdan bu noktaya gelindi.
Sordum…
Sönük bir ilçe kongresi oldu.
İptal edilen kongreler var.
TDP’de oyların beklenen oranda artmamasına rağmen, oylardaki artış yeterli olmadı.
Belli ki Mehmet Çakıcı’dan yana başlayan rahatsızlık, bırakmasını sağlayacak koşulları oluşturdu.
Mehmet Çakıcı elbette padişah değildir. 7 yıldır partinin başındadır. Kısa bir süre değildir.
Ama henüz 40’lı yaşlarında olan bir isim için, “başkanlığı” tartışmak, hem de oylar az da olsa artsa da…
“Başarısızlık” temelinde tartışılamaz.
Belli ki başka sorunlar vardır.
Çakıcı özeleştiri yaptı: “Tek başıma çalışmak zorunda kaldım. Çok çalışmam gerekti. Bu tek adamlık olarak algılandı. Herkesi kucaklamaya çalıştım ama herkes beni aynı oranda kucaklamadı…”

“Tekrar aday olurum”
“Bırakıyorum” dese de Sayın Çakıcı…
Devamında “sonra yine aday olurum” diye de ekliyor…
Ama bir şey daha söylüyor.
“Yeniden aday olurum. Umarım yenilenme denen olay gerileme yaşatmaz. Yeniden aday olurum ama bıraktığım yerde bulamama endişem vardır…”
Kilit cümle budur aslında.
Bir rahatsızlık vardır.
Bu rahatsızlığın sonucunda da TDP bir şeyler yaşayacak…
Peki yaşanması gereken bu mudur?

Çakıcı’nın söyledikleri iyi analiz edilmeli
Ben gazeteciyim…
Partili değilim.
Ama tespitlerim vardır.
Görüştüklerim vardır.
Bu ayrılık gönüllü bir ayrılık değildir.
Sayın Çakıcı’nın cümlelerini iyice okuyun.
Söyledikleri vardır.
Söylemedikleri vardır.
Bir de söylediklerinden ve söyleyemediklerinden çıkarılması gereken mesajlar vardır.
Net mesajlardır aslında.
Mehmet Çakıcı bırakıyor.
Düşünüyor ki, göreve talip olanlar, bıraktığı noktadan daha ileriye taşıyamayabilir partiyi.
Yeni kavgaların endişesi var.
Ekonomik olarak partinin sürdürülebilir olmadığı saptamaları var.
Kendine karşı bir sevgisizlik olduğunu düşünüyor ve bundan da rahatsız.

Herkes ateşten gömlek giyecek

Sayın Çakıcı’da ciddi bir motivasyonsuzluk var.
Bakın Meclis çalışmalarına anlarsınız.
O beklenen noktanın uzağındadır.
Bunda elbette kendi düştüğü ya da düşürüldüğü durumun etkisi vardır.
Parti artık genel merkezde olan ama Meclis’te olmayan birisi tarafından yönetilecek.
Zor bir görev olacak.
Genel merkez için de…
Parlamento için de…
Yeni parti başkanı için de…
Mehmet Çakıcı için de…
TDP’yi yönetecek kişi her zaman Mehmet Çakıcı’nın nefesini ensesinde hissedecek.
Mehmet Çakıcı da “bırakıyor” ama terk etmiyor.
Her aşamada gelişmelerin içinde olacak.
Tavrı ne olacak?
Yapıcı mı?
Yıkıcı mı?
Bu ilişkiler TDP’nin “yenilenen” mi yoksa “gerileyen” mi olacağını direk olarak etkileyecek.
Ülke de bundan etkilenecek…