Mağusa’ya uzandık dün sabah…
Atladığımız gibi arabaya…
Tatlı tatlı bir sohbet…
Gelecek planlarımız… Ülkeye dair kaygılarımız…
Ve Mağusa…
Başaran Düzgün ile birlikte yolun nasıl geçtiğini sezmedik…
Mağusa dendi mi, bizim için “en kıymetli yer” Suriçi’dir…
Soluğu Namık Kemal Meydanı’nda aldık.
Az uzağa park etik arabamızı…
Namık Kemal Zindanı önünden süzülerek, Bandabuliya önünde molamızı verdik.
Sözleştiğimiz gibi sabah kahvemizi Eşref Çetinel ile içtik.
Mağusalıların Çetinel’e “Hayırlısı olsun Havadis” tebrikleri arasında, memlekete dair kaygılarımızı konuştuk.
Levent Lama ile Mağusa Limanı’nı…
Altunay Fahri ile ülke futbolunu…
Masaya gelip gidenlerle ülke ekonomisini tartışıp durduk…
Mağusa Limanı, limandır liman
Arab Ali Destanı ile ölümsüzleşen “Mağusa Limanı” isimli şarkıyı bilirsiniz…
Limasol’dan Mağusa’ya uzanan bir hikayenin destanlaştığı o şarkı…
Mağusa Limanı, şarkıda da dendiği gibi “limandır…”
Limandır da…
Halen daha kimse bu ülke için öneminin farkında değildir.
Liman dediğiniz, “ekonomidir” aslında…
Can damarıdır…
Mağusa Limanı, uluslararası önemi dışında, ülke ithalat ve ihracatının en önemli kapısıdır.
Ne kadar kıymeti var?
Peki, Mağusa Limanı’nın ne kadar kıymeti var?
Mağusa Limanı’nda iş yapanların “içi ne kadar rahat?”
Teknik donanımı?
Yönetim yapısı?
Bürokrasisi?
Ülke için çok önemli ya…
Liman bürokrasileri mesela, dünyada nasıldır?
Bizde nasıldır?
Bunlar geldi aklıma açıkçası…
Mağusa Limanı Mağusa için en az DAÜ kadar önemli…
Limanı al, Mağusa’da ne kalır geriye?
Geçtim Mağusa’yı…
Ülke için önemli.
Peki, ülkeyi yönetenler için ne ifade ediyor ranttan başka?
Mağusa Limanı, bürokrasisi ile baştan aşağıya değişmeli…
Rıhtımından binalarına kadar yenilenmeli…
Araç parkı yeniden düzenlenmeli…
Ama hepsinden önemlisi de, ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlayabilecek noktaya getirilebilmeli.
Beklentiler büyük
Uzun bir süredir, Mağusa Limanı’ndan hep Mağusalılar sorumlu…
Şimdi de Ahmet Kaşif…
Sadece görsel olarak değil, “zihinsel” olarak da limanda bir takım şeylerin değişmesi lazım.
Serbest Liman bölgesi yeniden tanımlanmalı ve dizayn edilmeli…
Rıhtım yeniden düzenlenmeli…
Liman derinliği yeniden ele alınmalı…
Velhasıl…
Neresini tutarsanız tutun, elinizde kalır limanda…
Bir değişim şarttır.
Bu değişim hem limandaki iş hacmini büyütmeli, hem ekonomik yapıyı.
Tablo budur.
Mağusalılarla tüm sohbetler limana dayanır ama…
Bu liman Mağusa’ya ne kadar dayanır bilinmez.
Bir ülkenin en önemli limanının bu noktada olması manidardır.
Birileri bu durumdan yararlanarak “ranta” çalışabilir aklı…
Mağusalı buna izin vermez.
Gerçek olan limanın bu şekilde amaca hizmet etmediğidir.
Kiriyle Mağusalıya…
Bürokrasisi ile iş insanlarına…
Yapısı ile herkese zarar vermektedir.
Limanda yapacak o kadar çok iş var ki…
Ve ayrılırken…
Bol bol tartıştık…
Bol bol Mağusa konuştuk…
Gitmişken…
Önce Oktay Kayalp ile belediyede…
Sonra da Prof. Dr. Abdullah Öztoprak ile DAÜ’de zaman geçirdik.
Belediyecilik anlamında da…
Üniversite anlamında da Mağusalının gurur duyacağı bir tablo var ortada…
Neden Mağusa’nın limanı da, DAÜ ve Mağusa Belediyesi düzeyine yükseltilmesin..?
Niyet var mı?
O zaman, ortak akıl devreye girmeli…
***
Töre UBP’ye doğru
Bu tespiti yapmak için çok mu erken?
Belki de…
Ancak, son dönemdeki çıkışları, DP içerisinde mutsuz olduğunu gösteriyor…
UBP’de de açık çağrı var: Yuvanıza dönün.
Töre fazla beklemez…
Bu ortamda DP ile bir uyum sağlayamadığı da muhakkak…
Açıklamaları da bunu gösteriyor…
Geriye ne kalıyor:
“Yuvasına geri dönü” diye bir haber.
































