ABD-İsrail- İran savaşında geçici bir süre için ateşkes uygulanacak.
Günlerdir, televizyonlarda, diğer medya kuruluşlarında bu savaşı, film izler gibi görüyoruz. Ama olanlar film değil YIKIMDIR.
Savaş görmüş olanlar, bu savaşın yaratacağı travmayı daha iyi anlayabilirler.
Evleri, işyerleri, köprü ve enerji santralleri bombalarla yıkılan İranlılar üzerinde yaratılan travmaları düşünen var mı?
Sıradan İsrail vatandaşlarının, İranlıların, Lübnanlıların ve tüm körfez ülkelerinin , sığınaklarda yaşadıklarınınizleri sonradan çıkacaktır
ATILAN BOMBALARIN yarattığı yıkımdan etkilenen tüm insanların korkularının kolay kolay geçeceğini düşünenler var mı?
Bu savaş, büyük emperyalist devletlerin ve savaştan çıkarları olan silah tüccarlarının demokrasi kavramından çok uzakta olduğunu yeniden ortaya koydu.
Venezüella ‘nın Amerikanın baskısı altında teslimiyetinin bedeli, kendi petrol kaynaklarından 100 milyon varilin şu ana kadar ABD tarafından yağmalandığının Trump tarafından açıklanmasıyla iyice açığa çıktı.
Venezüella politikacıları, kendi halklarının çıkarlarını ABD ‘ye çok kolay sattılar.
İran halkı ise, direnmenin ve ABD ye teslim olmamanın gururunu yaşamaktadır. Tüm İranlılar direnen halkların gücünü yeniden hatırlattılar.
Bu savaş, tarihsel mirasın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. 2500 yıllık Pers halkının , tarihte yeni olan ABD’ye karşı direnmesi , Perslerin tarihsel miraslarına sahip çıkmalarının iyi bir örneği oldu.
Mustafa Kemal, kurtuluş savaşından hemen sonra, savaştığı ülkelerle diyalog kurarak, eşit ilişkiler temelinde yeni bir dünyanın kurulabileceğini gösterdi.
Mustafa Kemal’in “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” söylemi esas olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin politikasında hala egemendir.
- Dünya Savaşına katılmayan Türkiye, bu son savaşta da etrafındaki ATEŞ ÇEMBERİNE RAĞMEN, her yönden gelen baskılara karşı direnerek, çözüm için çaba gösterdi.
Savaşın bir FIRSAT DEĞİL. YIKIM olduğunu Türkler de tarihsel olarak çok iyi bilmektedirler.
Bu savaşı fırsata çevirip, Kıbrıs’ı askeri üs haline getiren Rum yönetiminin bu siyasetinin büyük bir maceracılık olduğunu söylemeliyiz.
Yunan televizyonlarında Türkiye’ye karşı yapılan kışkırtmalara karşı, akıllı siyasal analizcilerin, Türkiye’ye karşı savaşı kışkırtmanın ,yıkıcılıktan başka bir şey olmadığını anlattıklarını GÖRDÜK.
Yunan halkı yaptıkları yürüyüşlerle ve eylemlerle ABD ve İsrail’i eleştirerek, kendi yöneticilerinin İsrail ile olan ilişkilerinin tehlikelerini dile getirdi.
Türkiye siyasi liderleri denge politikaları izlerken, iktidarda olsun, muhalefette olsun, tüm medya kuruluşları ABD’yi eleştiren ve İran’ın direnişini destekleyen yayınlar yaptı.
ABD halkının da Trump’a karşı eylemleri Trump’ı gerileten ana faktörlerden biri oldu.
AB ülkelerinin Trump’ı desteklememesi ve eleştirmesi de tüm dünya için, olumlu bir işarettir.
Şimdi Türk ve Rum halkları da kendi yöneticilerini savaş tehlikesine karşı Barış çabalarına yönlendirmede daha cesaretli olacaktır.
Savaş yıkımdır. Çözüm ve Barış ise yeni UMUT DOLU bir başlangıcın yolunu açar.
































