Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

STATÜ ENDİŞESİ

mahmut sezinler

Arkadaşlar tartışıyor ayda 3000 araba yollara çıkıyor, cep telefonları çok iyi satılıyor, meyhaneler dolup taşıyor insan başı en az 2.000,00 TL nasıl ekonomi tamam değil diye?

Aslında kriz burada. Kriz meyhanede, araba galerilerinde. Kriz hallerinde tüketicilerin yarın daha pahalı olacak diye tüketim mallarına olan talebi artar. Özellikle kriz dönemlerinde tüketicinin krizde olmadığını belirten gösterişli harcamalara yöneldiğini kanıtlayan tezler var. Bu tezler 2008 yılındaki krizle birlikte ortaya çıkmıştır.

İnsanlar kriz dönemlerinde kendilerinin krizde olmadığını, krizde bile kendilerinin başarı ile krizi yönetmekte olduklarını toplumun bunu görüp ona göre değerlendirme yapmalarını sağlamak için başkalarının kendilerini nasıl algıladığıyla bire bir ilgili olduğundan gösteriş ön plana çıkar. Psikolojik olarak sanki toplumun duyacağı saygının tüketim ile ilişkili olduğunu zannederiz.

Gösteriş tüketimi çağımızın önemli eğilimlerinden biridir. Bu kapitalizmin yarattığı bir olgudur. Gösteriş tüketimi, insanların kendilerini toplumda yüksek göstermek amacıyla yaptığı tüketim harcamalarını gösterir. Çoğu kez yapılan tüketim harcamalarının ihtiyaca cevap vermeyen harcamalar olduğu ortaya çıkmaktadır. Bütün mesele bireyin kendisini zengin gösterme arzu ve isteğidir. İşte bundan dolayıdır ki pahalı arabalar, hatta çifte çifte arabalar, pahalı marka kıyafetler ve her hafta meyhaneler eğlence yerleri vb.. kısaca gösteriş tüketimi söz konusu olmaktadır. Çoğu kez insanlar lüks tüketimi banka kredileriyle sağlamaktadırlar ki buda artan banka borçlarından rahatça görülebilmektedir.

Diğer taraftan rekabet psikolojisi ve kapitalizmin hastalığı ile insanların birbirine olan rekabet unsurları, para biriktirme yerine ellerine geçen parayı harcamalarına sebep oluyor. Bunun için restoranlar, kafeler, meyhaneler, güzellik yerleri talep görüyor. Ayrıca para biriktirmenin anlamsız olduğu bir pahalılık döneminin de getirdiği sonuçlardır bunlar.

Orta sınıfın, parası olmayanın, kredi alma imkanı olmayanın bakıp gıpta ettiği bir yaşam şekli “statü endişesi”.

Eskiden ülkemizdeki meyhanelerin müşterileri orta gelir düzeyinde olan kişilerdi. Meyhaneler halkın söylemiyle, “halkın yeriydi”. Şimdilerde artık meyhanelerin müşterileri orta-üst gelir grubunda ki tüketiciler. Orta gelir grubu çorbacılar, dürümcüler, pideciler, kanatçılar gibi yerleri tercih ediyor. Orta sınıf bir alt sınıfa düşmüş. Orta sınıfın yerini orta üst sınıf almış. Fakirleşme böyle giderse, pideciler ve çorbacılar da orta gelir grubuna kapılarını kapatacak gibi duruyor.