Dünya öküzün boynuzları ÜSTÜNDEDİR düşüncesi yüzyıllar önce terk edildi. Bilim , dünyanın güneş çevresinde döndüğünü açıklamaya çalışırken, bu doğru düşünceyi kabul ettirene kadar çok kurbanlar verdi.
Dünyanın öküzün boynuzunda olduğunu iddia edenlerin bir dönem neden bu kadar etkili olduklarını, bugün anlamak zor. Ancak belirli çevrelerin çıkarları o dönemde öyle gerektiği için, bu düşünceye karşı çıkanlar, bilimsel düşüncelere savaş açmışlardı.
Kıbrıs Sorunu da bazılarına göre, DÜNYANIN ÖKÜZÜN BOYNUZLARI üzerinde olmasını çağrıştırıyor. Bu soruna bakış açısının hiç değişmeyeceğini ve her iki tarafın milliyetçileri tarafından alabildiğine kullanılacağını düşünenler Kıbrıs’ta hayli çoğunluktadır.
Gerçekte bu çevreler, Kıbrıs sorununun Türk ve Rum sorunu yerine, Türk ve Rumların büyük devletler tarafından kullanıldığını bir türlü anlamak istememektedirler.
1963 ten itibaren başlayan bölünmeler 1974 yıllarında Amerika ve Rusya’nın, KIBRIS adasını kontrol savaşına dönüştü.
15 Temmuz 1974 darbesi, Kiiisnger’in, Makarios’un bağlantısız politikalarına ve AKEL ile olan işbirliğine karşı AMERİKA’NIN KONTROLÜNDE BİR Yunan darbesi idi.
20 Temmuz’da da Makarios’u öldüremeyen YUNAN cuntasının yarım bıraktığı işi, diğer NATO gücüne yaptıran ve Kıbrıs’ı ikiye böldüren , hukuksal zemini 1960 antlaşmasına dayanan bir askeri harekattı.
1974 tten sonra, adadaki Rus etkisi veyayılmacı gücü, Türkiye tarafından Batı ve ABD leyhine geliştirildi.
Trump’ın yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra, Trump, tüm bölgesel sorunları çözmek ve çözerken ABD çıkarına avantajlar sağlamak denilebilen yeni bir strateji geliştirdi.
Ukrayna-Rusya çelişmesi, Orta Doğu’da İsrail –Filistin-İran çelişmesi, Suriye’de Rus etkisinin azaltılması ve onun yerine ABD ile sıkı işbirliğinin sağlanması Trump’ın ilk anda görülebilen siyasi hamleleridir.
Trump, tüm dünyada, Enerji kaynaklarının ABD nin etki alanında olmasına çalışmaktadır. Orta -Doğu ülkelerinde bunu sağlamıştır. Venezüellayı da dize getirmeye çalışmaktadır.
Trump’ın yakın arkadaşı Tom Barrak’ınTC’ye Büyükelçisi olarak atanması Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya verilen önemi göstermektedir.
Ana hedef, AB ülkelerini Rus enerjisine olan bağımlılıktan kurtarmaktır.
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack,içinde bulunduğumuz hafta KATİMERİNİ gazetesine önemli bir demeç verdi:
Barrak, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin iyileştirilmesi için yeni bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu belirtti. Bu çerçevede Kıbrıs’ın, enerji koridorları ve bölgesel istikrar açısından kritik bir rol oynadığını ve çözüm sürecine dahil olması gerektiğini vurguladı
Barrack, Türkiye ile Yunanistan arasında yeni bir çerçeve oluşturulması gerektiğini ifade etti.
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Barrack“Kathimerini’ye” demecinde Amerika’nın Yunanistan ile Türkiye’yi yeni bir bölgesel düzende birbirine bağlayacak köprü olmayı aynı zamanda “Kıbrıs’la ilgili apseyi” iyileştirmeyi istediğini
söylemişti…
Kıbrıs sorunu artık ABD’nin bölgesel çıkarlarında BİR APSE’dir.
Önümüzdeki günlerde, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ile birlikte ABD bu APSE’Yİ nasıl iyileştirmeye çalışacaktır. Bunun için hangi NEŞTER kullanılacaktır. Bunları yaşayacağız.
































