Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

HRİSTODULİDİS TÜRKİYE ASKERİNİN KIBRIS’TA KALMASINI İSTİYOR

Erdoğan Özbalıkçı

Rum yönetiminin aklı BU ARA çok karışık olsa gerek.

Kuzey Kıbrıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Erhürman’ın seçilmesinden sonra bu kafa karışıklığı daha da artmış olacak:

Hristodulidis Kıbrıs Türk tarafına yaptığı çağrılarda, görüşmelerin HEMEN ve Montana’da kaldığı yerden devam etmesini istiyor. Ancak bu konuda cevaplandırılması gereken ana soruya hala cevap verilmedi.

Rum tarafı, Montana sürecinde son anda niye masadan kaçtı?.

Masadan kaçan tarafın, diğer tarafa kaldığımız yerden devam edelim çağrısını yapmaya hakkı var mı?

Öncelikle Montana’da son anda masadan kaçma gerekçesini Hristodulidis’in açıklaması gerekmektedir. Bu konu aydınlığa kavuşmadan, görüşmelere KALINDIĞI YERDEN nasıl başlanabilir?

Rum tarafının kafasının iyice karışık olduğu ikinci önemli nokta, Kıbrıs’ta SIFIR ASKER VE SIFIR GARANTİ konusundaki ısrarıdır.

Rum tarafı son yıllarda Türk tarafının BAĞIMSIZ EGEMEN İKİ EŞİT DEVLET teziyle hareketsizleşen DIŞ POLİTİKASINI  iyice kullanarak adaya, AMERİKAN, FRANSIZ askerlerini yığdı.

Amerika ve Fransızlara ÜS KOLAYLIĞI SAĞLARKEN, İsrail Füzelerini de topraklarına kabul etti.

Oysa Türkiye 1960 antlaşmasından kaynaklanan Garanti Antlaşmasını ileri sürerek ve ONAYLAMADIĞI HİÇBİR EYLEMİN yapılamayacağını savunarak Rumların adaya  diğer ülkeleri davet etmesine karşı çıkabilirdi.

TATAR’A önerilen Bağımsız Egemen İki Devlet Tezi sadece Rumların adayı daha da sahiplenmesine sebep oldu.

Şimdi Erhürman’la birlikte, Türkiye’nin Garanti ve İttifak hakkından kaynaklanan , kendi rızası olmadan , RUMLARIN adaya asker yığmalarına karşı  itiraz hakkını nasıl kullanacağını göreceğiz.

Erhürman seçim konuşmalarında,  Kıbrıs Türklerinin ORTAK olmasından kaynaklanan haklarının üzerinde  hassasiyetle duracağını açıklamıştı.

Yabancı askerleri ve üsleri adaya dolduran HRİSTODULİDİS, Türkiye askerinin adadan gitmesini nasıl savunabilir?

Hristodulidis’in yabancı asker ve silahlanma politikası, gerçekte Kıbrıs Türkleri arasında da Garanti Antlaşmasının çözümden sonra  da devamını savunanları çoğaltmaktan başka bir şeye hızmet etmiyor.

Rum tarafı, kullanmakta olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ortaklarından birinin Kıbrıs Türkleri olduğunu kavramadıktan sonra, Kıbrıs’ı yeniden birleştirmek mümkün olmayacaktır.

İyi haber ise, Kıbrıs sorununa artık tüm dünyanın bakış açısının değişmesidir.

Kıbrıs Sorununa Rumlar ve Türkler arasındaki bir sorun olarak bakanlar, sorunu daha geniş bir çerçeveden görmeye başladılar. Biz Kıbrıslılar aramızda anlaşmak yerine, DIŞ GÜÇLERDEN MEDET UMMAYA BAŞLAMAKLA, dış karışmacılığı alabildiğine arttırdık.

      Kıbrıs sorununun çözümü İÇİN, ÖZELLİKLE  RUMLARIN bir zihniyet devrimine ihtiyaçları vardır.  Türkleri ve Türkiye’yi adadan  DIŞ GÜÇLERİ KULLANARAK çıkartma hayali, adayı BARUT FIÇISINA döndürmekten başka hiçbir şeye yaramayacaktır.

Türkiye’nin askerini adadan çekmesini  öngören SIFIR ASKER SIFIR GARANTİ  politikasını  Rum yönetimi kendisi

İzlediği politikalarla ortadan kaldırmıştır.

Hristodulidis artık bu adada Türk askeri ile birlikte yaşamayı sağlayan lider olarak TARİHE YAZILMAYI  başarmıştır.