İngiltere’de artık çok alışık olmadığımız olaylara tanıklık ediyoruz. Aşırı sağcı, göçmen ve yabancı karşıtı bir parti gelecek seçimde iktidara gelebilir. Çok uzun yıllardır devam eden iki ana akım siyasi görüşün partileri Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi ciddi kan kaybediyor.
İngiltere’de şu günlerde en çok konuşulan siyasi figür olan Reform UK Partisi’nin başkanı Nigel Farage geçtiğimiz günlerde öyle bir laf etti ki kabul edilir cinsten değil… Öğretmenler öyle bir kızdı ki, Farage’a ciddi tepki gösterdi ve söylediklerinin saçmalık olduğu vurgulandı.
Farage: “Çocuklarımızı zehirliyorlar. Ülkelerinden utanmalarını söylüyorlar. Sekiz yaşındaki siyahi küçük Johnny’ye kurban, sekiz yaşındaki beyaz küçük Oliver’a ise zalim diyorlar. “Marksist sol” “artık eğitim sistemimizi kontrol ediyor” dedi.
Tabii ki İngiltere’deki Öğretmenler Sendikası’ndan sert tepki geldi. Ulusal Eğitim Sendikası Genel Sekreteri Daniel Kebede, eğitim sisteminin Marksistler tarafından kontrol edildiği fikrinin “saçmalık” olduğunu söyledi.
Kebede “Bu açıklama son derece sorumsuzca. Sendikamız da, öğretmenlik mesleği de, onun öne sürdüğü gibi eleştirel ırk teorisini savunmuyoruz. Farage başbakan olursa, eğitim de dahil olmak üzere kamu hizmetlerimizi satacak. Bu eğitim ve çocuklar için bir felaket olacak” dedi.
Belli ki Nigel Farage başbakan olması halinde öğretmenlerle kavgaya hazırlanıyor. İngiltere’deki öğretmenler Avrupa’da en uzun ve en ağır çalışma koşulları altında görev yapan öğretmenler arasındadır.
Sendikanın birkaç yıl önce yaptığı bir anket çalışmasında öğretmenlerin yarıya yakını önümüzdeki beş yıl içinde mesleği bırakmayı düşündüğü ortaya çıkmıştı.
Farage’ın bu açıklamalarından sonra KKTC’de öğretmen dostu olmayan bir kesimin olduğunu da kabul etmek gerekir. Örneğin öğretmen sendikalarının açıklamalarının sosyal medya paylaşımlarının altına yapılan eleştirilerden bunu rahatlıkla anlayabiliyoruz.
Üstelik de KKTC’deki öğretmen sendikaları öğretmenin özlük hakları ile ilgili çok uzun süredir grev ya da eylem de yapmıyor. Yapılan grevler veya eylemlerin hepsi ülkedeki eğitim sorunları ve öğrencilerin ihtiyaçlarına yöneliktir.
Buna rağmen bizde de kraldan fazla kralcı olan bir kesim “aha bak sendikalar yine grevde” diyebilmektedir. Okullarda 250 civarında konteyner sınıf olduğu dile getirildiğinde bile sendikaları eleştiren bir kesim var bizim memlekette… Ya da “öğle tatilinde açlıktan kıvranan çocuklar var” dediğinizde de ayni kesimler yine suçlu öğretmenlermiş gibi davranır.
Aslında yönetenlerde de benzer inanışlar vardır. Geçmişte Atatürk Öğretmen Akademisi’ni kapatma, itibarsızlaştırma girişimleri olmadı değil… Burandan çıkan öğretmenlerin çok büyük bir kısmının KTÖS üyesi olduğu biliniyor.
Bizde de Nigel Farage’a benzer söylemler söyleyenler de yok değildir. Bizde de “o okuldan hep solcu öğretmenler çıkar” denildiğini biliyoruz.
Bizdeki öğretmenlere de “ din dersini tam anlamı ile vermezler, Kıbrıs Tarihi’ni milliyetçi bakış açısı ile aktarmaz” diye eleştiri yapanlar az değildir.
Dünyanın her yerinde aşırı sağın öğretmenlerle her zaman sorunu olmuştur. Şimdi sıra İngiltee’ye geldi. Çok çetin bir kavga olacak eğer Farage başbakan olabilirse…
































