Geçen hafta istatistik kurumumuz KKTC’nin 2024 yılında %8,5 büyüdüğünü, kişi başı hasılanın ise 17.498 Dolar olarak hesaplandığını belirtti. Dünya Bankası sınıflandırmasına göre 14.005 USD üstü yüksek gelir sınıfıdır. Yani biz yüksek gelirli ülkeler kategorisine girdik. Bunun nasıl olduğuna bir bakalım. GSYH ekonomide üretilen mal ve hizmetlerin piyasada değer bulduğu fiyatlarla toplamıdır. Bu değerler reel değerler değildir. Yani enflasyondan arındırılmış değer değildir. Bir yıl içinde toplam fiyatlar o yılın ortalama dolar kuruna bölünür ve dolar cinsinden GSYH bulunur. Yani dolar kuru hiç değişmezse dolar cinsinden GSYH yüksek çıkar. Çünkü fiyatlar enflasyondan arındırılmamıştır. Çıkan dolar cinsinden GSYH nüfusa bölünerek kişi başına gelir buluyor. Bundan kişi başına gelir artmış görünür ama artan sadece enflasyondur, gelir değildir.
KKTC’de toplam GSYH’nin 476.214 kişiye bölündüğünü düşündüğümüzde gerçek gelir ortaya çıkmaz. Bu nüfus doğru değildir. Bu yanıltıcı bir unsur. Çünkü enflasyondan arındırılmamış GSYH rakamlarıdır. Özetle söylemek gerekirse eğer enflasyon yüksek kur ise enflasyondan fazla veya enflasyon düzeyi kadar artmıyorsa gelirler artmış görünür. Böyle bir düzende hesaplanan enflasyondan orta gelir tuzağında ki ülkeler memnun kalır.
İşin bir de elde edilen reel olmayan gelirin dağılımı vardır ki meselenin en önemli yanı bu. KKTC’de 2022 verilerine göre yüzde paylar analizinde beşinci %20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, birinci%20 lik gruba göre 7 kat fazladır. Yani beşinci grup toplam gelirin %40,6 sını alırken, ilk gurup %7,1 ini almaktadır. Nüfusun 95 bini GSYH’nın %50 sini bölüşürken, 381 bin kişisi de diğer yarısını bölüşüyor. (Nüfusun 476214 olduğunu düşünürsek)
Özetle KKTC yüksek enflasyon ve kur düşüklüğünükullanarak kişi başı geliri artırmış görünüyor. Bu sistemde yaratılan en büyük yanlış gelir dağılımında çıkan bozukluktur. Kendimizi kandırmayalım.
































