Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

TÜRKİYE VE KIBRIS

Erdoğan Özbalıkçı

Herkes Kıbrıs konusunda sayfalarca yazı yazıp, değişik görüşler ileri sürebilir.

Bu görüşlerin bazıları dikkate değerdir. Bazıları ise , konuşulmaya bile değmez.

Geçen gün üst düzey 3 kişiyle Kıbrıs konusunda derin bir sohbete daldık.

Bu sohbet sırasında  İKİ Cumhurbaşkan adayının savundukları görüşlerin Türkiye İÇ VE DIŞ POLİTİKALARINA ETKİLERİ   konuşuldu.

Daha açık bir ifade ile, FEDERASYON tezi ile Türkiye’nin ne kazanacağı, Eşit  Egemen iki Devlet tezinin Türkiye’ye  ne vereceği konusu tartışıldı.

Büyük devletlerin dış politikalarında körü körüne politika izlenmez. Döneme göre siyasetler geliştirilir.

Türkiye’nin de Kıbrıs konusunda izlediği siyasetin belirli hedefleri ve beklentileri vardır. Bu istekler ve hedefler tartışılmadan, izlenen politika hakkında net cümleler kurulamaz.

Türkiye, tüm dünya sorunlarında devletlerin ÜNİTER YAPILARINDAN VE TOPRAK BÜTÜNLÜKLERİNDEN  taviz vermeyen bir politika izlemektedir.

İster Ukrayna, İster Libya, ister Irak, isterse Suriye sorunları olsun, Türkiye ülkelerin bölünüp parçalanmasına karşı politikaları esas almaktadır.

Türkiye çok hassas olduğu FİLİSTİN sorununda da, SİLAH ZORUYLA sınırların değişmesine karşıdır.

İçerideki KÜRT sorununun da Üniter devlet yapısı içerisinde çözümlenmesinden yanadır.

Devlet Bahçeli’nin, Kürt sorununda ortaya koyduğu siyasetin anlamı, Türkiye içerisinde bir bölünme yaratıp, Kürt devletini kurmak isteyenlerin isteklerini engellemek ve ÜNİTER TÜRKİYE yapısını korumaktır.

Kıbrıs’ta 100 Bin Kıbrıslı Türk e EŞİT, EGEMEN İKİ DEVLET teziyle ayrı bir devlet kurdurmak, Türkiye’nin hem İÇ, hem de DIŞ POLİTİKASINA fayda sağlamaz.

Zaten Türkiye, ister siyasi, ister ekonomik , isterse spor alanında KIBRIS CUMHURİYETİNİ dikkate alan bir politika izlemektedir.

Tayyip Erdoğan’ın KAZAN KAZAN siyaseti, Kıbrıs’ta ancak federasyon tezi ile  başarıyaulaşabilir.

Bu federasyon tezinde Türklerin kendi bölgelerinde kendilerini idare etmesi, Rumların ise kendi bölgelerinde EGEMEN olmalarını sağlama hedefidir. Bu zaten  iki ayrı eşit devletçik anlamındadır.

Sorun  dışta temsiliyet sorunudur.

Rumlar, belli bir peryot’ta Türklerin de Cumhurbaşkanlığına sahip olmasını kabul  ederlerse, Türkiye böyle bir çözüme destek verebilir.

Türkiye’nin federasyon tezinden sözüm ona uzaklaşma siyaseti, Rumları çözüm masasına getirmeyi  hedeflemektedir.

Gerek Annan Planında gerekse, Montanasürecinde Türk tezi olan Federasyon tezinden Rumların kaçışının ana nedeni, siyasal eşitliği kabul etmemeleridir.

Şimdi Rumlar bu tezi kabul ettiklerini savunmaktadırlar.

Kıbrıs Türk tarafında Federasyon tezinin kazanması durumunda, Rumların önemli bir kısmı Federasyon tezinden uzaklaşmaya çalışacaktır.

Sonuç: Türkiye’nin bölgesel ve Dünya sorunlarında karşı çıktığı Üniter devletin parçalanması tezini Kıbrısta savunma lüksü yoktur.